Madleen… Bir gemi değil sadece. Vicdanın, cesaretin ve insanlığın sembolü… 12 yiğit aktivist, yardım götürme amacıyla Gazze’ye yola çıkan bu gemide buluştu. Siyonist güçler tarafından ele geçirildiler, gözaltına alındılar ve ülkelerine gönderilmek üzere tutuklandılar. Şu an için Uluslararası Kızılhaç ve bağımsız gözlemci kuruluşlardan olayla ilgili net doğrulamaları bekliyoruz ama bu, kamuoyunda “Gazze’ye yönelik yardım akını”na dair tartışmaları alevlendirdi.
Dünyanın dört bir yanından gerçek tepkiler yükseldi. Örneğin:
Londra’da binlerce kişi Trafalgar Meydanı’nda toplandı. “Free Gaza” (Özgür Gazze) pankartlarıyla yürüyüş düzenlendi, Metropolitan Emniyeti tarafından doğrulanan yüz binlerce imza kampanyası başlatıldı.
Madrid’de 3000 civarı kişi, “Gazze için adalet” dedi. İspanya Başbakanı’nın açıklama yapması istendi. Basında yer alan görsellere göre, genç-yaşlı birçok etnik kökenden insan bu eylemlere katıldı.
New York’ta Birleşmiş Milletler önünde de benzer eylemler yapıldı. BBC bu eylemlerde sessiz çığlık şeklinde elinde aktivistlerin ismini taşıyan, gözeten insanlar olduğuna şahit olduk.
Diğer yanda ise Müslüman devletlerin tepkisi hâlâ “diplomatik mesajlar” ve kısmi mitinglerle sınırlı… Yüksek düzeyli açıklamalar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılmakta; ama “felaket durdurulsun” talebi, fiilen sahaya yansımıyor. Hele de Müslüman geçinen Arap ülkelerinden herhangi bir tepki ya da ses seda yok.
Engelli Hakları: Ankara’da Engelli Bakanlığı Çağrısı
14 Haziran Cumartesi günü, saat 16.00’da Ankara’da “Büyük Engelli Buluşması” düzenlenecek. Engelliler Bakanlığı kurulması başta olmak üzere insanlar engelli hakları talebiyle meydanlarda ses yükseltecekler. Bu yürüyüş, sadece bir miting değil; şehir planlamasından eğitim ve istihdama, toplumsal hayatın tüm alanlarında bir erişilebilirlik çağrısı olacak. Tüm siyasi partilerin bu yürüyüşe destek vermesi büyük önem arz etmekte olup, engellilere gerçekçi desteklerini sunmak için büyük bir fırsat olacaktır.
Bu tarz mitinglerin önemini kavramak açısından şu örneğe bakmakta fayda var: 2024’te İngiltere’de yapılan benzer bir eylemde hükümet, “Accessibility Act” (Erişilebilirlik Yasası) kapsamında altyapı yatırımlarını iki yıl öne çekmek zorunda kaldı. Bizde ise 2005 yılında çıkarılan yasanın gereği 20 yıldır henüz yerine getirilemedi. Gündem hızla değişirken, sesimiz duyulmazsa yalnız engelliler değil, hepimiz kaybedeceğiz.
Kurban Bayramı: Et Sofrası, Utanç Yastığı
Kurban Bayramı’nda tablo hüzünlüydü: Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı verilere göre, asgari ücretlilerin %42’si, emeklilerin %38’i bu bayram kurban kesemedi.
Yaz, Engellilere Gelmiyor
“Havalar ısındığında kaç engelli tatil yapabiliyor?” sorusu sadece retorik değil, acı bir gerçek. Engellilerin şu ekonomik şartlar altında deniz görebilmesi, dinlenebilmesi ve tatil yapabilmesi mümkün değil. Hükümetin konuyla alakalı engellilere pozitif ayrımcılık yaparak ekonomik destek de bulunması ya da devlet imkânlarını kullanarak sosyal tesislerini seferber ederek istifadelerine sunması gerekmektedir.
Radar Tuzakları: Trafik Değil, Tuzak
Kurban Bayramı süresince hız sınırı uygulamasındaki karmaşa yüzünden trafik kazaları arttı; aynı dönemde EGM verilerine göre de radar cezaları %34 arttı. “Düzen” denilen çarkta, vatandaş tökezlerken kim gözetliyor bu tuzağı? Kim “halkın bütçesine değil, maliye bütçesine katkı” diyor? Bu kadar denetim baskısı Maliye bütçesine katkı için mi yoksa vatandaşın can güvenliği için mi? Takdir sizlerin…
Sonuç: Bir Vicdan Çağrısı
Madleen, sadece bir gemi değil; bu günlerin vicdan aynası…
Londra, Madrid, New York’taki fiili eylemler, Gazze’ye yönelik suskunluğu kırdı.
Ankara’da 14 Haziran’daki Engelli Yürüyüşü, engelli hakları için somut adım atmayan siyasete karşı test olacak.
Bayram sofralarında eksik kalan et, sadece sembol değil; açlıkla hesaplaşmanın imzasıdır.
Radar cezalarının artması, vatandaşın sırtına binen yükün açık göstergesidir.
Bu yazı bizim dilimizle oranlanmış hakaret değil; “Sesimizi duyan var mı?” çığlığıdır, vesselam…