Kur’an’da ses kirliliği var mıdır
Varsa ölçü o zamanlar nasıldır diye soru sorarlar.
İnsanın bütün hayatını yaratan Rabbimiz, onun bu dünyada tabii bir hayat yaşaması, dünyasının ve ahiretinin güzel olması için her insana akıl verdiği gibi aklın insanı sapıttığı dönemlerde peygamberler göndermiş ve doğru olanı bildirmiş.
Ses kirliği de insanı rahatsız ettiğine göre onu da düzenlemiştir.
Lokman Suresi’nde Rabbimiz: “Yürüyüşünde mutedil ol. Sesini de kıs. Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir” buyurmuş (Lokman Suresi, ayet: 19).
Lokman, oğluna nasihat ederken yürüyüşüne ve ses tonuna dikkat etmesini söylüyor ve Rabbimiz de bizi uyarıyor. Kibirli yürüyüşten, ses çıkaran yürüyüşten ve insanları rahatsız eden ses tonundan uzak duracağız. “Kulağımın dibinde bağırma” denir.
Bağırma da insanlara göre değişir.
Sağıra göre değişir, az duyana göre değişir.
Yüksek sesle konuşanlar semtinde normal olan ses, bir başka semtte anormal kabul edilebilir.
Onun için Rabbimiz, ses ölçüm aletlerinin olmadığı, desibelinin ölçülemediği zamanlarda ses ölçüsü olarak Peygamberimizin ses tonunu örnek olarak vermiş.
Ahzab Suresi’nde Rabbimiz, Peygamber Efendimizi en güzel örnek olarak gösteriyor bize.
Hucurat Suresi’nde Rabbimiz: “Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Farkında olmadan amellerinizin boşa gitmemesi için, birbirinizle bağırarak konuştuğunuz gibi peygambere de bağırarak konuşmayın” (Hucurat Suresi, ayet: 2) buyuruyor.
Her konuda örnek olan Sevgili Peygamberimiz ses ayarında da bizim örneğimizdi. Ashab o edeple yetiştiler ve o edebi ecdadımız örf olarak bize kadar getirdiler.
Nesai’nin 3394 nolu hadisinde naklettiğine göre Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun) diyor ki, “Allah Resulü aksırdığı zaman sesini kısardı ve yüzü kızarırdı.”
Aksırık sesiyle etrafındakileri rahatsız etmemeye dikkat ederdi.
Bir yolculuk esnasında yokuş çıkarlarken tekbir getirmelerini söylediğinde ashab-ı kiram yüksek sesle tekbir getirmeye başlayınca Peygamberimiz salllahü aleyhi ve sellem: “Kendinize acıyın, siz, sağır veya gaip birine dua etmiyorsunuz. O, sizinle beraberdir” buyurmuş. (Buhari, Sahih, Kitabül Cihad, bab rafussavt).
Ezan ve hacdaki telbiyeyi yüksek sesle söylememizi isterken o konuda da ölçümüz O idi.
Yüksek sesin gücünün nerelere varabileceğini Rabbimiz, geçmiş zalim toplumlarından birilerinin ses şiddetiyle topluca helak edildiğini haber verir:
Salih peygambere iman etmeyen, “Bu deveyi kesmeyin” dediği halde işkence ederek öldüren o topluluğun topluca helakinin sesle olduğunu haber verir: “Zalimleri korkunç bir çığlık yakalayıverdi de onlar, yurtlarında çöküp kaldılar” (Hud Suresi, ayet: 67).
Yasin Suresi’nde üç defa yüksek sesle helakin olabileceğini hatırlatır ve bizi uyarır Rabbimiz.