Serbest bölgelerde ticari faaliyetleri dışlamayan, ancak imalat sanayiinin ağırlıklı olarak yer aldığı bir yapısal dönüşüm planlanıyor.
Her serbest bölgenin kendi hinterlandıyla uyumlu olacak şekilde imalatçı sektörlerin bir araya getirilmesine yönelik bir dizayn oluşturulacak.
Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar, serbest bölgelerde ticari faaliyetleri asla dışlamayan, ancak, imalat sanayinin ağırlıklı olarak yer aldığı bir yapısal dönüşümü planladıklarını bildirdi. Kayalar, serbest bölgelere yönelik soruları yanıtlarken, serbest bölgelerin model olarak ilk benimsendiğinde karma bir yapı tercih edildiğini ve ticaret ile birlikte üretimin de yapıldığı alanlar olarak hayata geçirildiğini hatırlattı. Zaman içinde serbest bölgelerde üretim faaliyetlerinden ziyade ticari faaliyetlerin büyük ağırlık kazandığını kaydeden Kayalar, uluslararası ticareti geliştirmek gibi bir misyonu bulunan serbest bölgelerde ticari faaliyetleri asla dışlamayan, ancak, ar-ge faaliyetleri ile beraber ileri teknoloji ürünlerinin üretildiği, ülkemizin istihdam probleminin çözümüne büyük katkılarda bulunacak imalat sanayinin ağırlıklı olarak yer aldığı bir yapısal dönüşümü planladıklarını belirtti. Kayalar, her serbest bölgenin, kuruluş aşaması başta olmak üzere sahip olduğu hinterlandı bir avantaj olarak kullanabilmesi gerektiğine işaret ederek, bu hinterlandın serbest bölgenin gelişimine önemli katkılar sağladığını söyledi. Müsteşar Kayalar, ‘‘Serbest bölgenin çevresini saran sınai ve ticari yapı, serbest bölgeye o yönde ivme kazandırmakta, yöre ekonomisindeki öncü sektörler de serbest bölge avantajını kullanarak ihracata dönük faaliyetlere yönelmekte‘‘ dedi.
Serbest bölgelerin de bulundukları hinterlandı etkileme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Kayalar, serbest bölgelerin kendi şartları içerisinde gelişen sektörlerin, bu kez hinterlantlarındaki o sektörlerle ilgili gelişmeyi başlatıp besleyebildiğini kaydetti ve şöyle devam etti: ‘‘Her serbest bölgenin sürekli olarak kendi hinterlandıyla etkileşim içerisinde olduğunu dikkate alarak, kendi potansiyeline ve çevresinde yer alan ekonomiyle uyumlu olacak şekilde imalatçı sektörlerin bir araya getirilmesine ve ölçek ekonomilerinin yaratılmasına yönelik bir dizayn oluşturmaya çalışıyoruz. Serbest bölgelerde gelişme potansiyeli gördüğümüz imalatçı sektörlerin optimum ölçekte ve faktör tedarikini de göz önünde tutacak şekilde yoğunlaşmaları bu çalışmamızın esasını teşkil ediyor.‘‘
Serbest Bölgeler Kanunu‘ndaki değişiklikler neler getirecek?
Tuncer Kayalar, 25 Kasım 2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5810 sayılı Kanun ile serbest bölgelerdeki mevcut enstrümanların daha da kuvvetlendirildiğini söyledi. Müsteşar Kayalar, Kanun ile ilk etapta faaliyet ruhsatı süreleri ve irtifak hakkına ilişkin düzenlemeler getirildiğini belirterek, serbest bölgelerde faaliyet ruhsatı almış olan kullanıcılara kiralanan arazi, arsa ve binalardan Hazine‘nin mülkiyetinde bulunanların ruhsat ve kira süresinin Dış Ticaret Müsteşarlığı‘nca 49 yıla kadar uzatılabileceği hükmünün getirildiğini hatırlattı. Böylelikle, gerek serbest bölgelerde faaliyet gösteren kullanıcılara, gerekse potansiyel yatırımcılara 49 yıllık bir yatırım planı yapabilme imkanının sağlandığını vurgulayan Kayalar, faaliyet ruhsatı süresinin 49 yıla çıkarılması ile eş anlı olarak kamu arazisi üzerinde kurulu bulunan serbest bölgelerde 49 yıllığına irtifak hakkı tesis edilebilmesi imkanının da getirildiğini ve bu düzenlemenin serbest bölge firmalarının kredi temin imkanlarını genişleteceğini söyledi. Kayalar, ‘‘Küresel boyutta yaşanmakta olan ekonomik kriz şartları dikkate alındığında, bu tedbirlerin serbest bölgelerde krizin etkilerini ortadan kaldırmanın ötesinde, yatırımların hızlandırılmasını hedeflediği çok açık‘‘ dedi.