Sentetik değerler!

Abone Ol

Son yıllarda medyamızda, farklı bir akımın, farklı bir boyutta insanlığı müthiş biçimde esir aldığını ve tahrip ettiğini üzüntüyle izliyoruz

Bu çılgınlık, "Çirkin insan yoktur, bakımsız insan vardır" felsefesinden hareketle, insanları tek tipleştiren, robotlaştıran, tek bir kalıba sokmaya çalışan anlayış Gazetelerin magazin sayfalarını açıyorsunuz, son sayfalarına bakıyorsunuz Aynı kalıptan çıkmış insan figürleri Albenili makyajlar, üfül üfül saçlar Televizyonlarda reklamları izliyorsunuz "Farklı olmak için şu şampuanı kullanın", "Fark edilmek istiyorsanız şu şampuanı kullanın", "Pırıl pırıl görünmek için şöyle yapın"

Reklamlarda kullanılan kadın unsuruyla ilgili defalarca yazı yazdık Vurgulamak istediğimiz şey, eli yüzü düzgün bu mankenler, oyuncular veya tipler aracılığıyla izleyenlerin kafasına sokulmak istenen mesaj: "Böyle olun, böyle görünün mesajı"

Bu çılgınlığı besleyen sektörlerin bütçelerini ise hesaplayabilmek mümkün değil Kozmetik sektörü, şampuan sektörü, güzellik bakım ürünleri sektörü Bizler, birilerine benzemeye çalıştıkça, bu sektörlerin kasalarına oluk gibi para akıtıyoruz

Bizim derdimiz, "Bakımsız olun, bu ürünleri kullanmayın, suratınıza bile bakılmasın, saçlarınız kirli olsun" gibi bir söylem geliştirmek değil. Bizim derdimiz, gözümüzün içine sokulan her görüntüyle, her satır arasında, her sloganda insanların farklılıklarına müdahale eden, zorlamacı ve ellerini ceplerimizden çıkarmak bilmeyen anlayış

Mesela, medyanın tepe tepe kullandığı, her konserini, her adımını, aldığı nefesi bile haber yaparak başımıza bela ettiği Ajda Pekkan figürü böyle bir anlayışın ürünüdür. Ajda Pekkan, konser vermiştir Ertesi gün gazetelerde bu konserle ilgili yeralan başlıklar, resim altları, düzülen övgü dolu haberlerin metinleri üç aşağı beş yukarı bellidir Ajda, fiziğiyle, gençlere taş çıkarttı Ajda, giydiği elbiseyle fark oluşturdu Fotoğrafa bakıyorsunuz, gülümsemesi bile anlamsızlaşmış bir insan yüzü

Bahsettiğimiz kadın, artık ununu elemiş, eleğini asmış, aslında torun torba sevmesi çağı aşıp geçmiş bir kadındır Geçirdiği yüzlerce estetik operasyondan sonra hala ısrarla kamuoyu önünde "bedeninden" söz ettirmesi, gerçekten haya duyulması gereken bir durumdur. Gazetelerin de ısrarla, "Ajda gençlere taş çıkardı" şeklinde, "estetikçileri ve kozmetikçileri" arkalayan haberleri ise kelimenin tam anlamıyla düzenbazlıktır, madrabazlıktır

Ne diyor Üstad, "Gençlik gelip geçti birkaç günlük süstü/Nefsim doyamamaktan dünyaya küstü" Allah (c.c.), her insanı farklı farklı yaratmıştır

Çirkinlik, güzellik, yakışıklılık gibi kavramlar, izafi değerlendirmelerdir, sonradan üretilmiş, ölçü birimi olmayan kavramlardır.

Kalıcı ve sahici olan değerler, vahşi kapitalizmin sentetik değerlerine kurban ediliyor...

Robotlaştırılan, aynı kalıba dökülen, beğenileri şartlandırılmış tipler kurgulanıyor

Yazımızı Koca Veysel in çağlar üstü dizesiyle bitirelim: "Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa"