Seni çok arıyoruz Necdet Ağabey

Abone Ol

Nerede bizim karikatüristlerimiz ’ diye sormuştum.

“Bizim mahallede de keşke mizaha gereken önem verilse…” diye

de eklemiştim.

Beklediğimden fazla tepki aldım.

Örneğin, Yalova’dan arayan Nazmiye Gülbaş hanımefendi, bu

dalda ellerinden tutulması gereken yetenekler’den söz etti..

Bakırköy’den arayan Salim bey, yıllarca Milli Gazete ve

muhafazakâr medyayı takip ettiğini, ancak mizaha daha fazla yer verilmesi

gerektiğinden dem vurdu.

Bir başkası, “Eğer bu konuda elinde imkân olup da yapmayanların

günahı çok” mesajını yolladı.

Ali Yıldız da, “ Rahmetli Necdet Konak ağabeyden sonra Millî

Görüş’ün düşüncelerini yansıtan bir karikatürist gelmedi” satırlarını düştü.

Muammer Bulut ise, “Abi bu mailimi, köşenizdeki bizim

karikatüristlerimiz nerede yazınız sebebi ile yazıyorum” diyerek kendi

çalışmalarını hatırlattı.

En ilginç tepki ise Şanlıurfa’nın büyük camilerinden birinin

imamından geldi: “Milli Gazete son dönemlerde çok etkili yayınlar yapmaya

başladı. Zevkle okuyor, takip ediyoruz Milli Gazete’yi. Ama sizin de yazdığınız

gibi, nevri dönen dünyayı daha iyi anlamak için neden karikatürlere gereken

önemi vermiyoruz ”

Evet, neden vermiyoruz, sahi

Oysa daha birkaç yıl öncesine kadar Anadolu Gençlik Dergisi

ve Milli Gazete’de karikatürleriyle adeta bir devrim etkisi yapan, çizgileri

ile vahşi dünyaya ve vahşi kapitalizme meydan okuyan bir karikatüristi ne çabuk

unuttuk

Necdet Konak ağabey…

Kim mi Necdet Konak

23 Aralık 1957 tarihinde Amasya’nın Taşova ilçesinde doğan

Necdet Konak, küçük yaşlarda karikatür çizmeye başladı.

İlk ve ortaöğreniminin ardından Ankara Ticaret ve Turizm

Yüksekokulu’ndan mezun oldu.

Sırasıyla Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü, Milli Eğitim

Bakanlığı ve Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu’nda görev aldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlık Müşaviri

olarak görev yaptı.

Bosna Savaşı sırasında organizatör kişiliği ile öne çıktı.

Bosna Hersek’in lideri Aliya İzzetbegoviç’in hayatını anlatan Aliya

belgeselinin metin yazarlığını yaptı. Aliya İzzetbegoviç ve Cahar Dudayev çizgi

romanlarını çizdi.

1990 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Karikatüristi

Ödülü, Milliyet Gazetesi Yılın Karikatürü Ödülü ve 1989’da Polatlı Onur

Belgesi’ni aldı.

Zaman, Dinazor, Yörünge, Genç İstikbal, Mavikuş ve Filit’te

karikatürleri yayınlandı.

Necdet ağabeyin son durağı ise Anadolu Gençlik Dergisi ve

Milli Gazete oldu.

19 Temmuz 2004 tarihinde o amansız hastalıktan kurtulamadı

ve Ankara’da Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Necdet Konak’la son olarak Ankara Eryaman’da Halit Çelik’in

evinde bir çiğ köfte partisinde bir araya gelmiştik, bir gurup dostla birlikte.

Çizdiği yüzlerce, binlerce karikatürün tanıklığı, Necdet

ağabeyin bu alanda neler yaptığını, ne yapmak istediğini, bundan sonra da hangi

adımların atılması gerektiğini yeteri kadar anlatmıyor mu

Hayal kırıklığına uğradıklarım…

*İktidar partisi AKP’ye transferi için kurulan heyetin ne

taklalar attığını yakından biliyorum. Hiç unutmam; o heyette yer alan bir isim,

“Oh be sonunda transfer etmeyi başardık…” demişti. Bakanlık yapan, Genel Başkanlık

koltuğunda oturan, kendisinden çok şey beklenen ama bir bilek hareketi ile

kendini siyasetin dışında bulan Erkan Mumcu bir hayal kırıklığıdır...

*’28 Şubat’tan davacı olmayacağım.’ diyerek şaşkınlık

yaratan Tansu Çiller’den sonra DYP’nin başına gelen özellikle Mehmet Ağar ve

Süleyman Soylu bir hayal kırıklığıdır. Her iki isim de tüm Anadolu’yu karış

karış gezdiler ama maya tutmadı…

*SHP’den sonra CHP’nin de tüm iktidar seçeneklerinin önüne

taş koyduğu için Nurettin Sözen ve İSKİ Skandalı bir büyük hayal

kırıklığıdır... Şimdi nerededir, hangi işlerle meşguldür bilmiyorum ama sandık

başına giden hemen her seçmenin bilinçaltında bir Sözen fobisi yatar…

*1991’de kurulan DYP-SHP Hükümeti ve 2002’de kurulan AKP

iktidarının ilk yaptıkları iş TBMM’de Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu kurmak

oldu. Oysa her iki dönemde de bu komisyonlardan hiçbir sonuç alınamadığı gibi

bu komisyonlar kelle yedi. Her iki teşebbüs de hayal kırıklığıdır...

*Ne hayallerle yola çıkmıştı; şair ruhu da yönlendiriyor,

‘yap’ diyordu… Ecevit’in ‘Köykent Projesi’ somut bir adım atılmadan bitti, Bu

da bir hayal kırıklığıdır...

*Herkes çok güvenmişti, hatta Başbakan bile... Koç’un hâlâ

yerli araba üretimi için somut adım atamaması bir hayal kırıklığıdır…

*CHP’li bile değil ama kendisini şimdiden CHP Genel Başkanı

görenler çoğunlukta. Parti kurma teşebbüsü başarısız oldu. O şimdilerde

hükümetten yediği golün acısıyla kıvranıyor. Mustafa Sarıgül de bir hayal

kırıklığıdır...

‘Emret komutanım’ kitabını kim yazdırdı

‘Emret Komutanım’ adlı kitabın yazarı M. Ali Birand,

malumunuz…

Kitap çıktığında çok ses getirmişti…

Meğer kitabı eski komutanlardan Atilla Kıyat ile Kemal

Kayacan yazdırmışlar…

Bunu söyleyen de Birand’ın eşi Cemre Birand…

Cemre Birand, bu açıklamayı, İzzet Çapa’nın Sky Türk’teki programında

yaptı…

İlginç…

NOT: Bugün 28 Kasım 2012 Çarşamba... Uyan da balığa

gidelim... İktidarın ‘2012 yılında yeni Anayasa vaadi’ni sıcak tutmak adına...

2012’den 10 ay 28 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı,

ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde ‘tık’ yok... Başbakan Recep Tayyip

Erdoğan, “Umutlar tükenmek üzere...” demeye başladı. Siviller, bu kez

başarabilecek mi Takipçisiyiz...