BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
SAADET Partisi 27 Ocak günü İstanbul’da gazete ve TV’lerin yönetici ve yazarlarıyla bir araya geldi. Farklı çevrelerden ehliyet ve liyakat sahibi basın mensuplarının katıldığı toplantı tam anlamıyla bir fikir alış verişi şeklinde geçti. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu bilge, babacan ve sempatik tavırlarıyla ilgi odağıydı.
Genel Başkan, özet olarak görüşlerini açıklıyor; “Anayasa değişikliği metnini birlikte müzakere edelim, yanlışlarımız varsa düzeltin” diyordu. Özellikle ülke insanını birlikte sorumluluk yüklenmeye davet etmesi diğer siyasilere örnek olacak bir farklılıktı.
Karamollaoğlu, “Biz anayasa değişikliğini bu şekliyle destek vermek istemiyoruz” diyerek “evet - hayır” kamplaşmasının içinde yer almaktan kaçındı. Gerekçelerini ortaya koydu. Gazeteciler samimi bir atmosferde diledikleri soruları rahatça sorabildi. İçlerinde ortaya konulan görüşlere katkı yapanlar oldu.
Efendilerinin talimatları doğrultusunda tek tip düşünmeye alışmış bazı troller bu güzel ortamdan rahatsız oldular. Sosyal medya üzerinden toplantıya katılan basın mensuplarına sözlü tacizde bulundular. Tacize uğrayan bir gazeteci şöyle diyordu: “Kendi koyu cehaletlerine bütün bir memleket üzerine boca etmek istiyorlar. İstiyorlar ki, susalım, konuşmayalım, sormayalım. Başaramayacaklar.”
Referanduma giderken; düşünerek, medenice tartışarak, müzakere ederek, kamplaşmaya fırsat vermeden doğru karar vermeye çalışmak daha güzel değil mi?
Olay, beni “sempatik siyasetçi” ile “medyatik politikacı” üzerinde düşünmeye itti. “Sempatik” kelimesi, “sıcakkanlı, samimi, hoşa giden” anlamında! Diğeriyse, “medyada görünmeyi merkeze alan” politikacı.
KALBE HİTAP; GÖZE HİTAP
DİLERSENİZ, bu iki tip yöneticinin özellikleri üzerinde birlikte düşünelim:
Sempatik siyasetçi tabiidir, samimidir, içinden geçenleri konuşmalarına yansıtır, olduğu gibi görünür, göründüğü gibi olur; medyatik politikacı yapmacıktır, hesabidir, içinden geçeni değil, halkın hoşuna gidecek olanı konuşur, tribünlere oynar.
Sempatik siyasetçi bütün insanların huzur ve barışını önceler, “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” prensibine bağlı kalır, dava kardeşleri için yaşar, onların hukukunu korur; medyatik politikacı bencildir, menfaati her şeyin önündedir, menfaati uğruna çevresindekileri harcamaktan çekinmez.
Sempatik siyasetçi sabırlıdır, şefkatlidir, merhametlidir, nezaketlidir, konuşmalarında hikmet, tavırlarında asalet vardır; medyatik politikacı acelecidir, hırslıdır, kibirlidir, konuşmaları kaba saba, hatta yer yer müstehcendir.
Sempatik siyasetçinin ölçüleri vardır, hangi noktada ne yapacağı bellidir, insanlara güven verir, prensiplerine sıkı sıkıya bağlıdır; medyatik politikacının ölçüleri değişken, tavırları tutarsızdır, insanlar ona endişeyle yaklaşır, çevresini şaşırtırlar.
Sempatik siyasetçi kalpten konuşur, kalbin evrensel doğrularını terennüm eder. Konuşması insana mutluluk verir; medyatik politikacı dilden konuşur, göze hitap eder, düşünceleri yüzeyseldir, konuşması insanı memnun ediyor görünse bile huzur vermez.
Sempatik siyasetçi davasına sadık, dostlarına karşı vefakâr, davasının tavizsiz temsilcisidir; medyatik politikacı zamanın adamıdır, dostluğuna güvenilmez, yol arkadaşlarını yarıda bırakır, davası yoktur, menfaati uğruna her türlü tavizi vermekten çekinmez.
SADAKAT BÜYÜK MEZİYET
SEMPATİK siyasetçi, “Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Yoksa çay sohbetlerinde, edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır” ölçüsüne bağlıdır; medyatik politikacı lâf ebesidir, yüzeysel düşünür, hamaset yapmaktan hoşlanır, her şeyi sözle düzeltebileceğini sanır.
Sempatik siyasetçi ihtiyaç kadar konuşur, sözü hikmetli ve derinliklidir, ileri görüşlüdür, uzun zaman geçse de sözleri insanlara örnek olmaya devam eder, zaman onu doğrular; medyatik politikacı çok konuşur, konuşmasa unutulacağından korkar, konuştuğu sözlerin zamanında bir karşılığı varmış gibi görünse de, uzun vadede bir değer ifade etmez.
Sempatik siyasetçi sevgi doludur, kimseye düşmanlık etmez, düşmanlarının bile iyiliğini ister, yanlışlıkları eğiterek düzeltmeye çalışır, insanların gönüllerine girer, onları aydınlatmaya çalışır; medyatik politikacı menfaatlerine, hırslarına, iktidarına engel gördüklerine karşı acımasızdır, hiç affetmez, iktidarının devamı ve hırslarının tatmini için yapamayacağı yoktur.
Sempatik siyasetçi şikâyet etmez, bahane bulmaz, işine bakar, yoluna devam eder; medyatik politikacı menfaati uğruna yanlışlarına bahaneler üretir, dert yanar, karşısındakileri suçlar, insanlarla cedelleşmeyi sever.
Sempatik siyasetçi ilim, irfan, hikmet, feraset ve basiret sahibidir, tehlikeyi önceden sezer; medyatik politikacı görünüşe aldanır, çevresi dalkavuklarla doludur, tehlikeyi geldikten sonra öğrenir.
Bu değerlendirmelerde, “sempatik” ve “medyatik” kişilerin genel ve ayırt edici özellikleri dikkate alınmıştır. Sempatik bir siyasetçinin, medyanın da sevgisini kazanarak ideal bir uyum örneği ortaya koyabilmesi de mümkündür.