Semih, Cavcav ve Sağlık Palavrası

Abone Ol

Günün konularını bir bir sizlere yorumluyorum. Önce Semih

Şentürk ten başlayalım. Hakan Tufanoğlu isimli okurum bu konuda bir mail atmış

bana... Semih in gönderilişine çok üzülmüş ve büyük bir vefasızlık örneği

sergilendiğini dile getirmiş. Hatta hatta Semih in futbolunun nice uç adamdan

daha ileri gördüğünü yazmış. Yani bu açıdan da Semih le yolların ayrılmasını

eleştirmiş. Hakan kardeş; ben belki de Milli Gazete de bu satırlara ara

verdiğim süreçte bu sütunlarda yazmadım ama, gerek ekranlardan, gerekse o

zamanlar yazdığım gazeteden hatanın aslında Semih te olduğunu çok vurguladım.

Neden mi Sen maçların son onbeş dakikalarında oyuna girdiğin sezon gol kralı

olacaksın, bundan önce veya sonra ne zaman oyuna girsen takımını kurtaracaksın

ve de hep yedek kalacak, hatta zaman zaman kadroya bile alınmayacaksın. Bütün

bu zulümlere karşı hâlâ aynı takımda duracaksın. Olur mu Bir isyan et kardeşim

yahu... Hep bunu söyledim ve yazdım. Hatta Semih le ortak dostum aracılığıyla

mesajımı kendisine de ilettim. Ama Semih, idman sahasına yakınlığı ve Kadıköy ü

sevdiği için o müthiş kariyerini ve futbol bilgisini rahata tercih etti. Ve

sonunda da olan oldu. İşte böyle Hakan kardeş!

***

Gelelim büyük tiyatroya... Gençlerbirliği Kulübü nün

temelli başkanı İlhan Cavcav, federasyonun yabancılarla ilgili aldığı son

karardan sonra öfke kusmuş ve gerekirse federasyonu getirdikleri gibi

götüreceklerini ifade etmiş. Ne komik! Aynı Bey, 3 Temmuz sürecinden dört gün

sonra federasyondan çıkarken kapıda, Aman Üç Büyükler e bir şey olmasın, onlar

küme düşmesin de ne olursa olsun demişti. Eeee şimdiki federasyon da sizi

dinledi sanki ve kimseyi düşürmedi. Bu ne şimdi İşte Türk futbolu kimlerin

elinde görün. İlhan Bey, siz bu federasyonu Üç Büyükler küme düşmesin diye

getirmediniz mi

***

Bir de, şu kafama çok takılır. Özellikle yabancı

oyuncuları, geldiklerinde, sağlık kontrolünden geçiriyoruz. Tam sağlam deyip,

milyonlarca avroya sözleşmeler yapıyoruz. Sonra bir de bakıyoruz ki, adam ilk

maça girdiğinden tam bir dakika sonra sakatlandım diye maçtan çıkıyor. Bakınız;

Josico... Benzeri hikâyeler çok. Çünkü biz sağlık kontrolünü sadece yürüyüş

bandında kalp-damar düzeyinde yapıyoruz. Belki de bir de kan ve idrar analizi

ile... Ama neden adamlara topla hafif bir çalışma, sağa sola ani depar, geriye

koşu gibi mini denemelere tabi tutmuyoruz Avrupalı yapıyor mu derseniz,

yapmıyor. Çünkü onlar adamı yattığı yatağa, alışveriş yaptığı markete, günde

kaç defa tuvalete gittiğine kadar araştırıp, izleyip alıyorlar da ondan.