"Rektörler türbanlı kızlara selam duracak!" Erbakan Hoca nın üniversitelerle, üniversitelerdeki yasaklarla ilgili söylediklerinden bir tek bu cümle vardır hafızalarında ve malzeme torbalarında. Kapasitelerinin yetersizliği midir, bir kimseyle takılıp kalmaları Yoksa karalama kampanyasında işler böyledir kanka mı
Sağdan, soldan, ortadan, kartelden tüm besleme köşeciler rektörlerin avukatları mıdır ki hep Erbakan Hoca yadır saldırıları Anladık, rektörler selam durmaz, rektörler yasaları tanımaz, rektörler milleti umursamaz, rektörler kızları insan saymaz, rektörler hesap vermez! Peki ama neden
Rektörler orgeneral, kızlar er...
Yıllar böyle mi anladılar, Hoca nın içinde selam" geçen cümlesini ve hâlâ niçin sorgulamıyorlar yanlış anlama meziyetlerini Yok, yok beylere saldırı malzemesi, vazgeçerler mi Bu ülkenin kızlarının haklarının ne olduğunu bilen bir insaf sahibi, bir izan sahibi hiç itiraz edebilir mi Hoca nın bu yüceltici cümlesine Selam durulacak kızların bu ülkenin selamsız rektörlerini dahi doğuran anneleri, kadınları olduklarını bir yana bırakın ve gözünüzün önüne getirin Avrupa üniversitelerindeki diploma törenlerini. Bu ülkede okumaları engellenen kızlarımız, gittikleri Avrupa üniversitelerinde çok başarılı olmuyorlar mı Diplomalarını törenlerle veriyorken o ülkelerin rektörleri, kızlarımızı alkışlamıyorlar mı Yani öğrencilerinin başarılarına selam durmuyorlar mı
Gerçekten bilim adamı olan hangi rektör gurur duymaz kendilerini geçecek öğrencilerinin başarılarıyla
Kendilerini orgeneral, kızları er saymayan rektörleri, millî şef baskıcılığını rehbet edinmeyen rektörleri olsaydı bu ülkenin, besleme kalemşörler canlarının her istediğinde veya bir yerlerden düğmelerine basıldığında Erbakan a saldırı kamuflajıyla bu ülkenin kızlarını aşağılamaya cesaret edebilirler mi idiler
Öğrenim hakları gasp edilen türbanlı kızlarımızın çok başarılı öğrenciler olduğunu/olacağını vurgulayan bir siyasiye muhalefet adına, kartelin tetikçisi gibi davranmanın son ulaşacağı nokta, beni transfer ediniz yalvarmasıdır. Yüzlerinin kızarma kabiliyeti kazanacağı günlere kadar sabredeceğiz.
"İsviçre den getirme" meselesi ise bir başka güne kalırken, Metin Hasırcı ağabey e selam olsun!