Gündem

Sel, kabus oldu

Sel, kabus oldu

Abone Ol

Pakistan‘ı bir yıl aradan sonra bir kere daha vuran sel felaketinin boyutları ortaya çıkıyor. Bu kez de ülkenin güneyindeki Sind eyaletini yutan sellerden 5 milyondan fazla insan etkilendi, 700 binden fazla ev sellerden hasar gördü, 1,5 milyon hektar tarım arazisi sular altında aldı, 688 bin hektarlık ekili alan tahrip oldu.

Pakistan‘ı geçen yıl vuran ve ülke tarihinin en büyük doğal felaketi olarak kayıtlara geçen sellerin yaraları sarılmadan ülke, bu yıl da Muson yağmurlarının yol açtığı ikinci sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Eylül ve Ekim aylarındaki yağışlar sonucu Pakistan‘ın güneyindeki Sind eyaletini yutan sellerde 240 kişi hayatını kaybederken, 5 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. 700 bin evin sellerden hasar gördüğü bölgede, ülke ekonomisinin can damarı tarım ve hayvancılık ağır darbe aldı. 1,5 milyon hektar tarım arazisi sular altında kaldı, 688 bin hektar ekili alan tahrip oldu, yüz binlerce büyük ve küçükbaş hayvan da telef oldu.

Yağmur sezonunun sona ermesiyle başlayan hasar tespit çalışmaları, felaketin boyutlarını ortaya çıkarıyor. BM tarafından yayımlanan raporda, Sind ve Beluçistan eyaletlerinde 5,4 milyon kişinin acil yardıma muhtaç olduğu belirtilerek, ilk etapta 376 milyon dolara ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. BM bu raporla uluslararası toplumu bir kez daha Pakistan için yardıma çağırdı.

Yüz binler çaresizlik içinde yardım bekliyor

Sellerden en fazla etkilenen bölgelerden Navabşah, Mirpurhas ve Dadu güzergâhındaki ana ve ara yolların kenarlarında naylon örtüler, brandalar ve çadırlar altında yüz binlerce kişi kendilerine yardım ulaşmasını bekliyor. Suların istila ettiği bölgelerden Haydarabad ile Tatta arasındaki 100 kilometrelik yol boyunca yerle bir olmuş toprak ve kamıştan evler, ev ve iş yerlerini onarmaya çalışan insanlar, onlarca metre uzayıp giden kuyruklar, hasar görmüş yol ve köprüler ile hasat edilmeden sular altında kalmış pamuk ve sebze tarlaları göze çarpıyor. Sivrisinekle mücadele ayrı bir sorun sel mağdurları için. Sivrisinek ısırması sonucu bulaşan, yüksek ateş ve şiddetli kas ağrılarıyla kendini gösteren dang humması hastalığı onlarca kişinin ölümüne neden oldu. Bölgede faaliyet gösteren sağlık örgütleri, dang humması virüsü taşıyan binlerce kişinin olduğunu ifade ediyor.

Felaket bölgelerinde çalışma yürüten yardım kuruluşlarının ortak sorunu, bürokratik engeller ve kırsalda çok güçlü pozisyonda olan toprak ağaların olumsuz tutumları. Yerel yönetimlerde muhatap bulamayan bazı yardım kuruluşları, kırsalda çalışma yapmak için aşiret liderlerinden izin almak zorunda. Bazı yerel yönetimler ise güvenlik gerekçesiyle yardım kuruluşlarının felaket bölgelerine gitmelerini tavsiye etmiyor. Büyük mağduriyet yaşayan felaketzedeler yardımların kendilerine tam olarak yansıtılmadığından şikâyetçi. Bazı mağdurlar, yetkililerin yardımları dağıtırken siyasi ayrımcılık yaptığını ileri sürüyor. Pakistan medyası ve sivil toplum örgütleri de geçen yılki felakete rağmen hükümeti yeterli önlem almamak ve riskli bölgelerini önceden boşaltmamakla suçluyor.

Türk yardımları sürüyor

Türk yardım kuruluşları, Pakistan hükümetinin uluslararası kamuoyuna yaptığı çağrıdan kısa süre sonra sel bölgelerine gelmeye başladı. İlk olarak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Hava Yolları (THY) kargo uçağıyla 12 ton ağırlığında ilaç ve tıbbi sarf malzemesi ile 250 çadırdan oluşan insani yardım malzemesi gönderdi. AFAD‘ın 54 ton ağırlığındaki ikinci yardımı Türk Kızılayı tarafından Pakistanlı selzedelere ulaştırıldı. Kızılay ayrıca bin aileye kuru gıda dağıtımı yaptı. Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) 1200 çadırı sellerin ilk gününde bölgesel yönetime teslim etti. TİKA‘nın yardımlarının tutarı 110 bin doları (203 bin TL) aştı.

İnsani Yardım Vakfı (İHH) felaket bölgesine ilk ulaşan yardım kuruluşları arasında. Vakıf, selin ilk günlerinde 750 aileye gıda yardımı ve giyecek dağıttı. Daha sonra 11 kamyondan oluşan temel yardım malzemesini bölgeye sevk eden İHH, iki aydır 8000 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Vakıf yetkilileri, 17.600 sel mağduru aileye ulaştıklarını ifade ediyor.

Kimse Yok Mu Derneği de sel bölgelerinde faaliyet gösteren yardım kuruluşlarından. Derneğin Pakistan Temsilcisi Özcan İnan, Navabşah, Mirpurhas ve Dadu kasabalarında 70 büyük çadır kurduklarını, 1000 aileye gıda yardımı yaptıklarını ve 800 aileye de et dağıttıklarını söyledi.

Barınak en büyük sorun

Sind eyaleti hükümet yetkilisi Munis İnayetullah, evinden olan 1,8 milyon kişinin büyük kısmının hala açıkta yaşadığına işaret ederek, selzedeler için önceliğin, kış mevsimi gelmeden barınak sağlanması olduğunu söyledi. Tarımsal kaybın büyüklüğüne değinen hükümet yetkilisi, bölge ekonomisinin en önemli kalemi olan pamuğun tarlalarda kaldığını, yüz binlerce tarım çalışanının ve çiftçinin gelir kaybı nedeniyle zor durumda kalacağını ifade etti.

Mevsimsel yağmurların sona ermesiyle yardım çalışmalarının hız kazanacağını, hükümetle sivil yardım örgütlerinin daha etkili ve verimli çalışmak için uğraştıklarını belirten İnayetullah, ‘‘Sind eyaletinde suların tamamen yuttuğu yüzlerce köy, çamur içinde binlerce kamu binası, okul ve cami bulunuyor‘‘ dedi. Köyleri ve arazileri sular altında kalan ve bakmak zorunda olduğu dokuz kişilik ailesiyle bir çadırda yaşayan Tandu kasabasından İcaz Hammad şunları kaydetti:

‘‘Geçen sene de köyümüz sellerden etkilendi. Hükümetin ve uluslararası yardım kuruluşlarının yardımıyla zorlu bir yılı atlatmışken ikinci bir felaketle karşı karşıya kaldık. Bu yılki sellerde köyümüzde can kaybı olmadı, ancak köy halkı sahip olduğu bütün varlıklarını kaybetti.‘‘