Durağan ve Dikmen ilçelerimizde gece yarısı başlayan sağanak yağış sonrası sel baskınları meydana gelmişti. Yaşanan felaket sonrasında büyük hasara sebep olmuştu. Sel felaketi 3 Temmuz 2012 tarihinde oldu. Yaklaşık dört ay geçmesine rağmen, Dikmen ilçesinin yaraları sarıldı mı Bunu anlamak ve yerinde görmek için, 30 Ekim 2012 tarihinde Dikmeni ziyaret ettim. Ziyaret esnasında köylü kardeşlerimizle, muhtarlarımızla ve bazı işçi kardeşlerimizle hasbıhal ettik. Gördük ki hâlâ aksaklıklar devam etmektedir. Dikmenin girişinde ve çıkışında acil inşa edilmesi gereken köprüye başlanılmamış bile. Yerinde gördük, inceledik. Nedenini sorduğumuzda, toprağın etüt edildiği ifade edildi. Dört aydır nasıl bir toprağın analizi yapılamadı Köylü kardeşimizin sel felaketiyle alakalı paylaşımını aynen size aktarıyorum! Değerli köylü kardeşim diyor ki: Dere yatağında yetişen ağaçlar kalınlaşmış. Sel geldiğinde bu ağaçları kökünden sökerek köprü ayaklarına baskı yapmasını sağlamış ve yıkılmasına neden olmuş. Orman Bakanlığının kontrolünde olan bu ağaçlara bakanlık neden gerekli hassasiyeti göstermemiştir
1983te de aynı sel felaketi yaşanmış olmasına rağmen Orman İl Müdürlüğü dere yatağında büyüyen ağaçların kesilmesine hassasiyet göstermemiş ve takip etmemiş. Dikmen ve köylerini dolaşırken, birileri kulağıma kar suyu kaçırdı. Özel idarenin kadrolu işçileri ve iş makineleri, özel idarenin dışındaki özel işlere gönderiliyormuş. Kafam karıştı! "Olmaz" dedim! "Yetimin hakkı "var dedim! Köylü bana soruyla cevap verdi: "Bu gönderme yetkisi valinin mi, kaymakamın mı yoksa iktidar partisi ilçe başkanının mı " Büsbütün şaşırmış vaziyette oradan uzaklaştım!
Dikmen ilçesi dört tarafı dağlarla çevrili, köy statüsünden kurtulamamış bir ilçe. Gelen kaymakamlar nedense burada fazla durmak istememişler. Belediye başkanlarının yapmış olduğu hizmetler parmak sayısını geçmez. İlçede şuan bir benzin istasyonu yok. Olan benzin istasyonunu da kaldırmış belediye başkanı. Ziyarete gittiğim Kadiköyüne bağlı Konari Mahallesi tamamen 2B kapsamına giren tek mahalle. Mahalle dediğime bakmayın, onar, yirmişer evlerden meydana gelen köylerin toplandığı bir mahalle. Her ne kadar diğer mahalleler de 2B kapsamına kısmen girmişse de bu mahallede tamamını kapsama almış kadastro memuru. Dikmenin geçim kaynağı, tarım ve hayvancılık. Tarımı, mazot ve gübrenin pahalı olması bitirmiş. Dedelerinin dedelerinin ektiği ve yaşadığı bu toprakları 2B adı altında satın almak durumunda kalan köylünün bu parayı ödemesi mümkün değildir. Bu tarlalar mağdur ve mazlum köylüye bedelsiz olarak tescil edilmelidir.
Konari köyü yirmi haneli bir köy, çok güzel bir okula sahip ama doksan öğrenci dere kenarında yapılan ve sel felaketinin vurduğu okula taşımalı olarak gidiyor. Selin vurduğu bu köy afet bölgesi olarak ilan edilmediğinden hiç para yardımı alamamış. Gerzeden Dikmene bozuk beton bir yoldan ulaştık. Yollar bakımsız, köylü perişan.
Başbakanımızın televizyonlarda anlattığı bir Türkiye görmedim. Belki başka yerler daha kalkınmış olabilir. Gördüğüm, sürekli göç veren, perişan bir ilçe. Temmuz ayından beri yapılan çalışma, sadece dere yatağını derinleştirme çalışmaları. Bir ilçenin kalkınması o ilçenin mülki amiri ve belediye başkanının duyarlılığı sayesinde olur. Duyarsız idareciler her zaman arkalarında enkaz bırakır.