"Şehrin aslan delikanlıları"

Abone Ol

Şehirler, medeniyetin beşiğidir. Bu kendiliğinden oluveren bir şey değildir. Şehri şehir, yani medeniyet beşiği yapan hususların başında, orada nefes alıp veren insanların olumlu fiilleri gelir. Tarihle de sabittir ki,  bireyleri haysiyetli fiillere imza atmış şehirler güzide beldeler olarak nam salmıştır. Bilim, kültür, sanat, edebiyat, siyaset, ekonomi, hukuk ve her türlü insanî oluşum ile bu şehirler, insanlığın gözbebeği olmuşlardır.

Bursa bu şehirlerden birisiydi. Fakat, merkezi hükümetlerin ve yerel yönetimlerin on yıllardır uyguladığı yanlış politikalar, onun tahtını yıkmış, gönüllere hapsetmiştir. Şehrin, dünyayı kıskandıran isimlerinden birisi olan  "Yeşil Bursa" tamlaması çoktan kaybolmuştur. Bu isim, artık bir ihtimal,  şehre sonradan gelen birkaç kişinin soyadında yaşamaktadır! Kim bilir

Şöyle de denilebilir: Bursa, bugün adına şiirler yazılan demlerin vaktinden çok uzaklardadır. Yakılan ve yıkılan tarihî değerleri, işgal edilen ovaları, üstüne beton dökülen dereleri, "bat-çık"larla labirentleştirilen yollarıyla bu şehir, eski güzel günlerine ağıtlar mı yakmaktadır Yahut, kendisine kötü muamele eden yöneticilerine ve bu yöneticilere tavır almayan "sakin"lerine  hiddet mi göstermektedir

Demek ki söz dönüp dolaşıyor, şehir sakinlerinin fiillerinde odaklanıyor. Orada yaşayanların yapıp ettiklerinde düğümleniyor işlerin güzelliği, çirkinliği

Şimdi, yukarıdan beri yazıp geldiğimiz olumsuzlukları bir tarafa bırakıp, Bursa da filiz veren güzel birkaç oluşuma değinmek istiyorum.

Bunlardan ilki, iktidarın muktedir olabildiği en önemli hamlelerinden birisidir: Toplu konut hamlesi. Zira, birkaç bölgede birkaç yıl önce atılan temeller, gecikmelerle de olsa, Bursa ya yeni bir "vizyon" kazandırmaya başlamak üzeredir. Bunlar arasında, Nilüfer bölgesindeki "Toki Hasanağa" konutları, şehrin buhran verici hale gelen havasından ayrı, apayrı bir çehre ve cazibe ile karşımıza çıkmaktadır. Gezdim, gördüm, Bursa nın batısında, şehir merkezine 25 km mesafede kurulan bu yeni yerleşim birimi, yukarıda yakındığımız olumsuzlukları gidermek için de bir "hamle" noktası olacak gibidir. Bunu  iki sebepten söylüyorum: İlki, Toki Hasanağa nın iyi "inşa" edilmiş görülmesi ve "şiirsel" bir çevre atmosferine sahip olmasıdır. İkincisi ise, bu yeni şehri yurt edinenlerin yapıp edegeldikleri

İkincisiyle devam etmek istiyorum, Hasanağa yı yeni hayat alanı olarak seçenlerin  fiilleriyle Doğrusu, sözü baştan beri buraya getirmekti derdim. Nedir o

Efendim, benim gibi, pek çok basın mensubunun bilgisayarına da geldiğini zannettiğim bir e-mail bilgisinden ve sonrası gözlemlerimden bahsedeceğim.

Fazla ayrıntıya gerek yok, işin özü şu: Toki nin konutlarında oturmaya hak kazanmış insanlar, yaşayacakları ortamı bir an önce "medenî" kılmak istiyorlar. Plânlama ve inşa bakımından oluşturulan maddî güzellikleri, başka maddî ve manevî unsurlarla donatmak amacı taşıyorlar. Nedir bunlar

Talepleri var ve çoğu, sözleşmelerinde yer alan eksikliklerden kaynaklanıyor: Doğalgaz, su, elektrik temini. Bunlara okul, alışveriş merkezi, sağlık ocağı, ulaşım imkanlarının artırılması, inşa edilen camiye memur (imam) gibi olmazsa olmazları da ekliyorlar. Ve tahminen benzeri başka şeyleri: Kütüphane, banka, vb. Bütün bu isteklerini de gayet masumane bir eda ile kamuoyuna bildiriyorlar. Kurdukları internet sitesi ve elektronik posta grubu yoluyla. Bu yolla hükümete, yerel ve genel kamu kurumlarına, basın ve yayın dünyasına, devlet dairelerine ve halktan kişilere mesaj gönderiyorlar, faks çekiyorlar, telefon ediyorlar.

Bana gelen mesajlarından birkaç cümleyi aktararak, "Toki Hasanağa" mensuplarının haklı mücadelelerine küçük bir katkı sağlamak düşüncesindeyim:

"Bazı devlet kurumlarının yöneticilerinin görevlerini eksik yaptığına inanıyoruz."

 "Binlerce insan için bürokrasiyi hızlandırmak adına bir şeyler yapın."

Görüldüğü gibi, amaçları bir an önce "medenî" bir ortamda hayat sürmek. Bunun için de, iktidarın bir türlü ortadan kaldıramadığı "bürokrat" ağırlığını bertaraf etmek, dönüştürmek, hızlandırmak. Siyasî iktidarın yerel örgüt ve bürokratlarını (belediye, milli eğitim, sağlık, vb) "adam gibi" çalışır kılmak. Takdir edilmesi gereken fiiller

Yazımı bitirirken, bu fiil sahipleri için, "Asyalı Ozan" Metin Önal Mengüşoğlu nun "Şehrin Aslan Delikanlıları" şiirinden bir bölümü buraya kaydetmek istiyorum:

"her sokakta üçyüz arşın öteden

gelişleriyle bilinen

şehrin aslan delikanlıları

( .)

bağrı yanan

ama erkekçe

bir düşmanı ezer gibi su atlayan

alınlarına kasketlerinden ötürü gün vurmayan

ve terlerini gelincik esanslarıyla kurulayan delikanlılar,

kudurmuş insan selini koltuklayarak

hışım gibi bir sokaktan geçiyorlar

."