Şehr-i Ramazan, "kapasite geliştirme" sürecidir

Abone Ol

Kapasite: alabilme sınırıdır, anlama, kavrama

yeteneğidir. Kapasite geliştirme ise; yeteneklere odaklanan bir yaklaşımıdır.

Gerçekleşmesi zaman alan derin bir psikolojik değişime olan isteğin yeniden

tetiklenmesidir. Ramazan ayında insan, yeteneklerini yeniden keşfetme imkânı

bulmaktadır. Yeteneklerine doğru yolculuğa tekrar azmetmektedir. Bu yolda

ilerleyemese de, yolda olmanın kıymetini yeniden iliklerinde hissetmektedir.

Bu hâl, insanın çalıştığı kurumlara da yansımaktadır.

Kurumun gerçek misyonu yeniden öne çıkmaktadır. Yeniden anlamaktadır insan,

problemleri çözmek ve hedeflere ulaşmak için işlevsel hale gelmesi gerektiğini

Kapasitesini geliştirmesi gerektiğini yeniden idrak etmekte ve gayretiyle

hedefinin orantısının önemini keşfetmektedir. Sahip olduğu kavrama yeteneğinin,

başarının büyük  bölümünü oluşturduğunu

da

Ramazan ayı bir huzur iklimi olduğu için, kapasite

geliştirmek de, iklim değişikliğini nasıl yönetileceğiyle,  nasıl işlevsel kılınacağıyla ilgili bir

süreçtir. Bu yüzden bu süreç, kendi kendine olan bir şey değil, sosyalleşmenin

en fazla olduğu bir dönemde tetiklenebilmektedir. Teravihin, fitrenin önemi de

burada yatmaktadır. Diğer zamanlarda bir insanın anlı haftada bir kez secdeye

giderken Ramazan ayında sadece bir günde altmış kez secdeye gitmesi, insanın

kapasitesini ne kadar da az kullandığına işarettir.

İnsani gelişme, kendimizi bir anlamda kontrol etmeye

çalışmanın tek etkili yolu olan kapasite geliştirme yaklaşımıyla hızlanacaktır.

Bu mantığa sahip olanlar, bireylerle konuşarak, değer temelimize bağlı bir

şekilde insanların kapasitesinin geliştirilmesinde ısrar ederek, uzmanlık ve deneyim arasındaki doğru dengeyi bulmaya büyük önem vererek

gelişmeyi sağlamaktadırlar. Bu yolun yolcuları, kendi başarılarını ülkenin

başarısına bağlayarak muazzam bir atılım gösterirler. Çünkü gerçek başarının,

hedeflerinizin, birlikte çalıştığınız yapılar ve kuruluşların hedefleri ile

uyuştuğu zaman gerçekleştiğini bilirler.

Eğer yapmak için bir yol varsa, yapmalısınız. Çaba

göstermeye ve risk almaya inanmayanlar sadece şekille sorunu geçiştirmeye

çalışırlar. Ülkeleri ve kurumları geçiştiren ve zorlu konuları sonraki nesle

bırakan bu anlayış, kurumların tamamen çökmesini hazırlamaktadır. Halbuki,

hayatta kalmak için değil, gelişmek için kapasiteye sahip olmak önemlidir.

Başarılı yapısal değişimlere yol açanlar, ister kısa, ister uzun dönemli olsun,

dikkatlice hazırlanmış çalışmalarla yeteneklerini buluşturanlardır.

İnsan, Şehr-i Ramazan da, ilgisini ve bilgisini ne kadar

artırdığına bir baksın! Baksın ve yeteneklerini görsün, çünkü, ülkelerin gerçek

zenginliği insanlarıdır. Ramazan ayında daha insanca bir hayat yaşandığı için

buna bir kez daha şahit oluyor insanlık. Adeta insan, bu ayda yeteneklerini

yeniden gözden geçiriyor, kapasitesini geliştirmesi gerektiği yeniden anlıyor.

Bu açıdan Ramazan, kadrini bilen insanı yenileyen bir en önemli süreçtir.