Şehitlerimiz ve Çanakkale

Abone Ol

Terör bütün dünyanın gündemini bugünlerde olabildiğince

işgal etmektedir. Öyle ki, her vatandaşın her dakika yaşamının içerisinde,

hatta sportif faaliyetleri engelleyecek boyutta da söz sahibi olmaktadır. Şehit

haberi duymadığımız bir gün bile yok. Bir kısım siyasiler geçmişte bunun

üzerinden birçok prim devşirmişlerdi. Bugünlerde çok şükür bu yok ama hamaset

nutukları devam etmektedir.

İçinde bulunduğumuz hafta Şehitler Haftası olduğundan

aklımıza ilk gelen Çanakkale Şehitleri dir. Üzerinden bir asır geçti. Her

yıldönümünde sanki bugün yaşanmışçasına heyecan veriyor. Ve bizi yeniden

tarihin derinliklerine götürüyor.

Çanakkale dedik ama bütün Anadolu toprağının her

karışında şehit mezarı vardır. Çanakkale örneğinde olduğu gibi Doğu Anadolu da

Sarıkamış ta Allahü Ekber dağlarında da on binlerce şehidimiz yatmaktadır.

Bizim bunları hatırlamamız, hayır ile yad etmemiz öncelikli lazım olan

görevimizdir.

Birçok Şair şiirlerinde şehitleri methetmiştir.

Malumunuzdur ki, Mehmet Akif Ersoy da Çanakkale Şehitlerini Bedrin

Arslanları na benzetmiş ve Çanakkale Şehitleri şiirinin bir bölümünde; Ey! bu

topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı

değer, Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr in arslanları

ancak, bu kadar şanlı idi. diyerek şehitlerimize gereken saygıyı belirtmiş ve

onları övmüştür.

Aynen bunun benzeri bizim yaşadığımız yakın dönemde

kendisi kaderdaşım olan Halk Ozanı Aşık Mevlüt İhsani de Allahü Ekber

Dağları ndaki şehit mezarlarını ziyaret ederken, oradaki duygularını bu defa

şehidin kendi hissiyatından bizlere şöyle anlatmıştır;

ŞEHİT MEZARI

Şehit mezarından geçtiğim yerde,

Gelen bir inilti tan tan diyordu.

Tarihe gömülmüş hangi seferde,

Vatan için kurban kurban diyordu.

Sürmüş düşmanları, yurdundan atmış,

Kanını yoğurmuş, toprağa katmış,

Kahraman ölür mü, uykuya yatmış,

Var mı evladına çatan çatan diyordu.

Kan ile dolmuştu karlı çizmesi,

Önünde bir yığın düşman kellesi,

Ali yarasında kısıkça sesi,

Kulak verdim, vatan vatan diyordu.

Bir arslan heybeti mezar taşında,

Silahı, çantası yanıbaşında,

Kahraman Türklerin her savaşında,

Şehit abidesi yatan yatan diyordu.

Mevlüt der, Türk genci emanetin al,

Şerefli al bayrak, ak yüzlü hilal

Aziz Cumhuriyet, şanlı istiklal,

Emanet bıraktı atan atan diyordu.

 Şehitlik mertebesinin ve makamının ne kadar yüce bir

değer olduğunu şimdiki gençliğe vermemiz hususunda etkili ve yetkili kişi ve

kurumların gerekli hassas çalışmaları yapmaları son derece önem arz etmektedir.

Şehitlerimizi bir kez daha hayırla ve rahmetle yâd ediyoruz.