Şehit ana-baba ve yakınları, şehidiniz için ağlamak yerine sevinmelisiniz.
Dünyanın tamamını verseniz cennetin bir gülünü satın almazsınız ama yavrunuz şehit olursa Müslüman yakınlarından yetmiş kişiye şefaat için Allah’ın izin vereceği haber veriliyor: “Allah katında şehit için altı özel ikram vardır: Önce afvolnur, cennetteki makamı gösterilir, kabir azabından kurtulur, kıyametin dehşetinden emin olur, başına yakuttan taç takılır ki dünya ve dünyadakilerden daha iyidir, hurilerden yetmiş tanesiyle evlendirilir ve akrabalarından yetmiş kişiye şefaat eder” (Tirmizî, Sünen, Fezail’ül Cihat, bab 25, hadis no: 1663; İbn Mâce, Sünen, Cihad, bab 16, hadis no: 2799).
Dünyada iken Allah’la kulların arasını bulmak için çalışan ve arabozanlarla mücadele ederken canını veren er kişilerin ailesi şehidi kaybetmiyorlar, şehit o imanlı ailesinden yetmiş tanesinin cennete kavuşmasına Allah’ın izni ile vesile oluyor.
Bir gün Sevgili Peygamberimiz sorar: “Siz, şehidi nasıl sayıyorsunuz ”
Cevap: “Allah yolunda öldürülen şehittir ya Resulûllah.”
Peygamberimiz (S.A.V.): “O zaman şehit sayısı az olur: Allah yolunda ölen şehittir, taun hastalığından ölen şehittir, karın hastalığından ölen şehittir, suda boğulan şehittir, yıkık altında kalan şehittir” buyurmuş (Bak, Buhari, Sahih, K. Cihad, Babüşşehadetisebun, Ebudavud, Sünen K. Cenaiz, Nesai, Sünen K. Cenaiz, Malik, Muvatta, K. Cenaiz).
Malını, üzerinde özgürce dinini yaşadığı vatanını, evini, namusunu korurken ölenin de şehit olacağını haber verir.
Sevgili Peygamberimiz buyurmuş: “Malını korurken ölen (Müslüman) şehittir” (Buhari, Sahih, K. Mezalim, Müslim, Sahih, K. İman).
Hanefi fakihlerinden İmam Serahsi, “Yol kesenlere malını vermemek için mücadele ederken ölen Müslüman’ın da cesedi yıkanmaz. Şehit muamelesi görür ve namazı kılınıp defnedilir” dedikten sonra bu hadisi delil olarak verir (Serahsi, K. Salat, babüşehid).
Bunlara hükmi şehit denir ve kefenlenir, cenaze namazı kılınarak defnedilir.
Müslüman’ın hayatı, İslam’a göre olursa her meşru hareketi onun için sevap kazandırır.
Yolda giderken insanlara eziyet eden engelleri kaldırıvermek sevaptır, selam vermek sevaptır, karşıdan gelen kardeşine gülümsemesi sevaptır, helal rızk kazanmak için attığı her adım sevaptır.
Yeter ki niyeti halis olsun, ameli/eylemi Kur’an’a ve sünnete uygun olsun.