İktidar partisi içindeki anlaşmazlık konularına bir türlü “çözüm yolu” bulunamıyor. Ve parti içindeki kan kaybının önüne geçilemiyor.
İktidar partisinde “yönetim tarzını” eleştiren kişilerin “kara listeye” alınmasının çözüme yardımcı olmadığı görülüyor.
Ama bütün bu menfi gelişmelere rağmen iktidar partisi yönetimi kendilerine hatırlatılan hatalarını görmezden gelmeyi sürdürüyor.
İktidar partisi yönetimi sadece kendilerinin haklı olduğunu düşünüyor olmalılar. Oysa yapılan ikazlara şöyle hafiften bir kulak verseler.
“Acaba biz de hata yapmış olabilir miyiz” diye kendilerini bir hesaba çekebilseler. Mesela Şehir Üniversitesi olayında izledikleri politikanın doğru olup olmadığını sorgulasalar!
Parti içi hesaplaşma uğruna “Şehir Üniversitesi'ni” harcamış olduklarını görebilseler!
Olayın tarafı olmadığımız için her iki taraftan yapılan açıklamaları oldukça dikkatli bir biçimde takip ettik. Bu üniversitede çocuklarını okutanlar ile görüşmeye çalıştık. Dahası üniversitenin öğrencileri ile konuştuk. Ne bu üniversitemizde okuyan çocuklarımız ne de onları bu üniversiteye yollayan veliler yaşanan gelişmelerden memnun!
İktidar partisinde yaşanan iç hesaplaşmalardan dolayı oldukça huzursuz ve tedirginler. Parti içi hesaplaşmalara Şehir Üniversitesi'nin alet edilmemesi gerektiği konusunda hemfikirler.
Diğer vakıf üniversiteleri ile kıyaslandığı zaman Şehir Üniversitesi'nin onlardan daha iyi durumda olduğunu savunarak böyle bir eğitim kurumunun harcanmasının doğru olmadığı söyleniyor.
Şehir Üniversitesi yönetimine yöneltilen suçlamalar konusunda da kafalar bir hayli karışık. Söz konusu kişiler iktidar partisinden ayrılmaya karar verinceye kadar attıkları hiçbir adım eleştirilmezken “ayrılma kararı” verildikten sonra “dürüst olmamak ve dolandırıcılıkla” itham edilmeleri hüsn-ü kabul görmüş değil.
Bu tür suçlamalar onlar partiden ayrılmaya kalkışmadan önce yapılmış olsa bir değeri olurdu ama yeni parti kurunca yapılmış olması belden aşağı vurmaktan başka anlam taşımıyor.
Evet, iktidar partisi yönetimi ayrılmak isteyenleri bu yolla köşeye sıkıştırmaya çalışırken aslında bindikleri dalı kesiyorlar.
Ve yakın zamana kadar kendilerini destekleyen insanları adeta karşı tarafı tutmaya yöneltiyorlar.
Şehir Üniversitesi'nin YÖK tarafından Marmara Üniversitesi'ne devri bile kafalarda oluşan soru işaretlerini giderebilmiş değil.
Bu kısır çekişme sonucu Davutoğlu, Şehir Üniversitesi'ni Marmara Üniversitesi'ne kaptırmış olabilir ama bu işten asıl zararı Erdoğan ve ekibinin göreceği açık. Zira bu yüzden taraftar kaybedecek gibiler.