Bangladeş rejiminin idama mahkum ettiği Mevlana Nizami
uluslararası alanda tanınan bir âlim, mütefekkir ve liderdi. Şimdi onu idama
mahkum edenlere soruyoruz: Şehidin bedenine kıydınız, onun sözünü kestiniz,
hayat hakkını elinden aldınız, peki benliğinde bayraklaşan mesajını ne
yapacaksınız
Eğer gücünüz yetiyorsa silin o mesajları,
Eğer gücünüz yetiyorsa söndürün o meşaleleri Siz ancak
bedenlere zarar verebilirsiniz, hakikatin benliklerde yeşeren filizlerini asla
koparamazsınız .
YOL ARKADAŞLIĞI
Bangladeş te Başbakan Haşim i tarafından kurulan
Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi daha önce de, bölgede söz sahibi önemli 19
kişi hakkında idam kararı almıştı. Bu kararın alınmasındaki birincil etken,
İslami kişilikleri ile öne çıkan Cemaati İslami liderlerinin halk üzerindeki
etkileridir. Cemaati İslami nin hızla büyümesi Batı tarafından desteklenen
laikçi kesimin önünde bir engel olarak görülmüştür.
Hatırlayacağınız üzere, mahkemenin idama mahkûm ettiği
ilk kişi Cemaati İslami partisinden Abdülkelam Azad olmuştu. Azad, 2013 idam
edildi. Partinin genel sekreteri Abdülkadir Molla ise önce ömür boyu hapse
mahkûm edilmiş daha sonra asılarak şehit edilmişti. Laik rejimin 90 yıl hapse
mahkum ettiği Gulam Azzam ise 23 Ekim 2014 de hapishanede vefat etmişti. Laik
diktatör rejimin idama mahkum ettiği Mevlana Nizamı ise halk üzerinde etkisi
olan önemli bir alimdi. Şehadet onun arzuladığı bir şeydi. Şehadet özlemini
dile getirirken, yaşanan zulüm ve kıyımlara kayıtsız kalan İslam toplumlarına
sitem ediyor ve onları uyanışa çağırıyordu.
Mevlana Nizami ve arkadaşları savundukları değerler için
bedel ödemeyi baştan kabul etmiş yol arkadaşları idiler ve hep birlikte
şehadete koştular
Ümmet olgusu Kur an ın toplumsal projesidir. İslam
toplumlarının omurgası ümmet şuuru etrafında şekillenir. Ümmet bilincine vakıf
toplumlar, insanlığı, adalet, merhamet, paylaşım ve kardeşliğe götüren tüm
değerleri kuşanmış örnek bir topluluktur. Vahiy bunu Müslümanlara vaiz ediyor.
Rabbimiz ayetleri ile Müslümanların bu özelliğini öne çıkarıyor ve müminlerin
ahlaki özellikleri ile örneklik teşkil edebileceklerini belirtiyor. Ancak bugün
çevremize baktığımızda Müslümanların, Kuranın bu projesinden ciddi anlamda
uzaklaştıklarını görmekteyiz. Bugün dağılan tespihin tanelerini bir araya
toplayacak öncü bir akla, öncü bir kadroya ciddi anlamda ihtiyaç vardır.
ŞEHİDİN SON SÖZÜ
Şehadete giderken geride yalnız ve buruk gönüller bırakan
Mevlana Nizami son olarak şu tavsiyelerde bulunuyor:
Size son sözlerim şudur:
Her zaman batılın zulmün ve haksızlığın karşısında ilmi
mücadeleye devam edeceksiniz. Bir mümin asla Allah tan ümidini kesmez.
Hayatınızın sonuna kadar Allah yolunda bir gaye ile görevinizi sürdüreceksiniz.
Batılın tüm tuzaklarına ilim yoluyla cevap vereceksiniz. Kadınlarımızın
yetiştirilmesine ve ahlak yoluna önem vereceksiniz. Ben yaşlandım, Rabbim her
an canımı alabilir. Ben şehit olarak Allah ın huzuruna gitmek istiyorum. Benim
şehadetim ile beraber değişim başlayacaktır. Halkım ve dünya Müslümanlarından
dua istiyorum. Eğer dünyada bir daha görüşemezsek Cennette görüşeceğimizi ümit
ediyorum