Bismillâhirrahmânirrahîm!
TARİHİMİZ; İngiliz işgaliyle başlayıp İsrail işgaliyle devam eden 107 yıllık süreç içinde; Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa için şehit olan nice komutanların şehadetine şahitlik etti. İngiliz işgali döneminde, bir Osmanlı askeri olan İzzeddin Kassam işgale karşı ilk fiilî direnişin kapısını araladı. İngilizlerin planlarını altüst etti. İngiltere, Filistin’in işgalini İsrail’e bıraktı.
İsrail’in Filistin’i işgali döneminde, İzzeddin Kassam’ın yolunu izleyerek, fiilî olarak ilk organize güç oluşturan Şeyh Ahmed Yasin oldu. Filistin cihadının askerî kanadı olan Kassam Tugayları’nı kurdu. Siyonistlere korku saldı. Zaten felçli olan Şeyh Ahmed Yasin, bir sabah namazı çıkışı, tekerlekli sandalyesindeyken başına atılan bombayla şehadete ulaştı. Yasin, “2027’de İsrail diye bir varlığın kalmayacağı” öngörüsüne sahipti.
Cihat öncülerinden biri olan Abdülaziz Rantisi de, HAMAS’ı kuran 7 kişinin içindeydi. O da, Şeyh Ahmed gibi 2004’te şehit oldu.
Aksa Tufanı’nın başladığı 7 Ekim 2023’ten beri 4 komutan daha şehitler kervanına katıldı: Salih el-Aruri, HAMAS lideri İsmail Heniyye, Lübnan Cephesi’nden Hasan Nasrallah ve HAMAS lideri Yahya Sinvar! Allah hepsinin derecesini âlî eylesin!
Yahya Sinvar, 1962’de Gazze Şeridi’nin Han Yunus Mülteci Kampı’nda doğdu. Gazze İslâm Üniversitesi’nin Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü okudu. Çok kere tutuklandı. Hapse atıldı. Hayatının 19 senesi hapislerde geçti. 2011’deki esir takasında hapisten çıktı. HAMAS’ın Kassam Tugayları’nı harekete geçirdi.
DİRENİŞE GÜÇ KATTI
HAMAS lideri Yahya Sinvar, hayatını Filistin’i işgalden kurtarıp özgürleşmesine adadı. Yiğitlik ve cesaretiyle tanındı. Ömrünce davası uğruna cihat etti. Hep liderlik özelliği ön plandaydı. Ölümü hiçe saydı. Cansiparane şekilde destanlık bir mücadele verdi. Bir konuşmasında şöyle demişti: “Ölümden korkmuyorum. Yaşlı develer gibi yatağımda, koronadan, kalp krizinden, trafik kazasından ölmekten korkuyorum. Allah yolunda, dinim, yurdum için ölmekten korkmuyorum.”
Efsane lider Yahya Sinvar, iki aylık HAMAS lideri ve bir komutandı. Cephede işgalcilerle bir er gibi savaştı. En tehlikeli alanlara girmekten korkmadı. Ölümü aklına getirmedi. Hep cihat ve direnişin bir adım ileri gitmesi derdindeydi. Şehadeti günü, Refah kentinin Tel Sultan mevkiinde terörist İsrail’in saldırılarına karşı koyarken ruhunu teslim etti. Son anlarını kaydeden video, HAMAS liderinin azmini, gayretini, şehadet özlemini anlatmaya yetiyordu. Son nefesine kadar zalimlere karşı direndi.
Onlar maddeleşmiş dünyaya, cihadın her zaman taze ve canlı kalacağını gösterdiler. “Ya zafer, ya şehadet!” sözünün örneği oldular. Kahramanlık ve kararlılığın ne anlama geldiğini öğrettiler. Şehit edileceklerini; fakat esir olmayacaklarını ortaya koydular. Kâlû Belâ’da Allah’a verdikleri sözü tuttular.
Sinvar’ın şehadeti günlerinde, birisi sormuştu: “Niçin Netanyahu ölmüyor da, hep bizim komutanlarımız ölüyor?” Netanyahu, savaşı kurmaylarıyla birlikte karargâhtan yönetiyor. Cepheye gitmiyor. Mazlumlara karşı kara, deniz ve havadan bombalar yağdırmakla yetiniyor. Ama bizim komutanlarımız hep cephededir.
ŞEHİT BEREKETİ
ŞEHİTLİK, peygamberlikten sonraki en büyük manevi makamdır. Kıyamet günü, sevdiklerinden 70 kişiye şefaat etme izni vardır. Şehit Allah’ın sevgili kuludur. Kanı berekettir. Onlar bir ölür, bin dirilirler. Şehit kazanmayı bilen toplumlar yenilmezler. Onlar ölümsüzlüğü tadan nasipli insanlardır. Ölümü göze alan bir toplumu yenecek beşeri güç yoktur.
Filistin mücadelesi de 107 yıldır yüz binlerce şehit kazandı. Cihatta ısrar ettikçe, o şehitlerin bereketi ile, Filistin davamız “mutlaka” zafere ulaşacak; Kudüs’ümüz, Mescid-i Aksa’mız, kutsal Filistin toprakları özgürlüğüne kavuşacaktır. Toplumlar şehit kazanınca değil; davayı bırakınca yenilirler.
Yahya Sinvar da, Filistin mücadelesinin unutulmaz şehitleri kervanına katıldı. Sembol bir isim oldu. Direnişi canlı tutacak, ümmete örnek olacak noktaya ulaştı. O, benlikten geçti; davası uğruna yaşadı. Cesaret ve kararlılığını son nefesine kadar sürdürmesine imrendik. Ömrü boyunca hiç ümitsizliğe düşmedi. Zorluklar, bombalar onu yıldıramadı. Filistin davası, onun örnek kişiliği ile daha da güçlendi.
Komutanlar şehit oldu; ama ümitler tazelendi. Direniş daha da bilendi ve güçlendi. Zafer, masum ve mazlumları bombalarla öldürenlerin değil; haklı olanların olacaktır. İnsan olanın zulüm, katliam ve soykırımı kabul etmeyeceği açıkça görüldü. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Yahya Sinvar’ın mücadelesinin herkese miras kalacağını ve Müslümanların birliğine vesile olacağını açıkladı. Zafer, şehadete susamış toplumlara âşıktır.