12 Eylül‘de millet iradesine kasteden cunta milleti referandumda da rahat bırakmamış oyları şeffaf zarflarla kullandırtmıştı. Şeffaf zarflar marifetiyle oyun renginin mavi mi yoksa beyaz mı olduğu net bir şekilde görülüyordu.
12 Eylül 1980 askeri darbesi Türkiye siyasetini hallaç pamuğu gibi bir kenara attı. İkinci referandum da ikinci darbeden sonra yapıldı. Danışma Meclisi‘nin hazırlattığı Anayasa 1982‘de referanduma götürüldü. 1980‘de millet iradesine kastedilen darbeciler referandumda da halkın yakasını bırakmadı. Şeffaf zarflarda oy kullanan vatandaşlar biraz da mecburen Kenan Evren Anayasası‘na evet dedi. Söz konusu anayasayı hazırlayan komisyonun başkanı Aldıkaçtı, Anayasa‘nın bireysel hakları kısıtladığını açıkça söylüyordu. Referandumda anayasayla birlikte Kenan Evren‘in Cumhurbaşkanlığı da oylanmıştı
12 Eylül 1980 günü Türkiye tarihinin en kanlı darbesiyle karşı karşıya geldi. Binlerce tutuklama, işkence ve idamlar yaşandı. 12 Eylül askeri darbesinin mimarı dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren söz konusu idamlarda nasıl "adaletli" bir tutum sergilediğini ise şöyle açıklayacaktı: "Bir solcunun idam kararı geldiğinde bir de sağcının idam kararını bekledim. Denge olsun diye bir sağdan bir de soldan astırdım." Darbe amacına ulaşmış, siyasi partiler meclis dışına itilmişti. Sıra içinde darbecileri koruyan maddeleri de barındıran bir anayasa oluşturmaya gelmişti. Danışma Meclisi anayasa taslağı hazırlamak üzere 15 kişilik bir komisyon kurdu. Komisyonun başına ise Anayasa Profesörü Orhan Aldıkaçtı atandı. Anayasa komisyonu 236 gün süren bir çalışma sonrası Anayasa taslağını hazırlayıp Danışma Meclisi‘ne sundu.
En büyük desteği TÜSİAD verdi
Anayasa taslağı hak ve özgürlükleri kısıtlar nitelikteydi. Bu nedenle o dönemde daha "Demokrat" bir nitelikte olduğu görülen Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri taslağa karşı eleştiriler getirmişti. Söz konusu anayasa taslağına tam destek veren kuruluş darbenin ve sonrasında oluşturulacak darbe anayasasının aslında kime yaradığını net bir şekilde gösteriyordu zaten. O kuruluş patronlar kulübü TÜSİAD‘dan başkası değildi.
Hayır diyenlere terörist muamelesi
Anayasa taslağına yapılan eleştirilerin hiç de haksız olmadığı zaten taslağı hazırlayın komisyonun başındaki Profesör Aldıkaçtı‘nın sözlerinden anlaşılıyordu: "Bu anayasayla sosyalist devlet tehlikesi bertaraf edildi. Fert hak ve hürriyetlerine çok sert kısıtlamalar getirdik." Darbenin başındaki isim Kenan Evren ise çok geçmeden Anayasa‘ya kefil olduğunu açıklamıştı. Zira referandumda Anayasa ile birlikte Kenan Evren‘in Cumhurbaşkanlığı da oylanacaktı. Yurt gezilerine başlayan Kenan Evren hayır diyenleri "Terör örgütü ASALA ile birlikte hareket etmekle" suçluyor ve "Bunlar komünist radyolarından talimat alıyor" diyordu.
Seçmen rahat bırakılmıyor: Şeffaf zarf
Türkiye‘nin ikinci referandumu ilk referandumdan 21 yıl, ikinci askeri darbeden ise 2 yıl sonra, 7 Kasım 1982‘de yapıldı. Referandumda Mavi oy "hayır", Beyaz oy ise "evet"ti. 1961 Anayasası‘nda da olduğu gibi büyük bir hayır kampanyası yapılmamış daha doğrusu yapılamamıştı. 19 milyon seçmen referanduma katılmıştı. Bu sayı seçime katılım oranının yüksek yani yüzde 91 olduğunu ortaya koyuyordu. 12 Eylül‘de millet iradesine kasteden cunta milleti referandumda da rahat bırakmamış oyları şeffaf zarflarla kullandırtmıştı. Şeffaf zarflar marifetiyle oyun renginin mavi mi yoksa beyaz mı olduğu net bir şekilde görülüyordu.
Sandıktan yüzde 91 oranında evet çıkması ise başta şeffaf zarf olmak üzere evet lehine yapılan tüm zorba kampanyalara dayandırılıyor. Öte yandan başta Bingöl olmak üzere Diyarbakır, Mardin, Muş, Tunceli, Elazığ ve Siirt sandıklarında de yüzde 95‘lere varan oranlarla "hayır" çıkmıştı.