Seçmenlik sorumluluğumuz -  2 (Kendimizi değiştirmekle düzeni değiştirebiliriz)

Abone Ol

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, neredeyse hepimiz, her şeyi bildiğimizi sanıyoruz. Herkesin kendi reyini/görüşünü beğendiği ahir zamandayız. Her şeyi bilen Rabbülalemin’dir. “Bilmiyorum” demek de bilmektendir. Bunu kabul edene bilmediğini öğrenme yolu açıktır. Bilmediğini bilmeyene söz anlatılamaz. O, yanlışı doğruymuş gibi sanır ve bağnazca savunur...

En tehlikelisi de yanlışı doğru zannetmek ve savunmak. Bilginin kaynağı vahiydir. Kur’an ve sünnettir. Sağlıklı bilgi edinme son derece zordur. Bilmediği halde bilgiç geçinmek, haddi aşmaktır. Haddini bilenlere saygı duymamız gerekiyor.

Bir kısım cemaat, kanaat önderlerinin dini satarak, hakkı gizleyerek zulmü hakla örterek nasıl dünyevi hayatını ahiret hayatına tercih ettiğini, kutsallarımızı nasıl sömürüp, hatta insanların dinden uzaklaşmalarına vesile olduklarını esefle gözlemliyoruz. Millet, ümmet onların umurlarında mı? İtibarları var. Oh ne güzel!

Konuyla ilgili bildiklerimiz:

Rehberimiz/önderimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), “Ümmetim ahir zamanda 73 fırkaya ayrılacak. Birisi hariç (fırkayı naciye) ötekiler ateştedir. En zararlısı da haramları helal, helalleri de haram sayanlardır” buyurmuş. İslam’da siyasi ihtilaflar itikadidir de, demokrasideki ihtilaflar nedir?!

“Bir millet (topluluk) kendisini değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirmez.” Gelin bu Ramazan vesilesiyle tevbeyle kendimizi değiştirelim. Günah kirlerinden arınalım. İstiğfar edelim ki seçimimiz de sağlıklı ve doğru olabilsin.

“Bir kavim layık olduğu yönetimle yönetilir.”, “Bir toplum, yöneticisinin dini üzerinedir.”, “Kişi dünyadaki lideri ile ahirette haşrolunur.”, “Seven sevdiğiyle beraber olacaktır.”, “Zalimlere meyletmeyiniz.”, “Adalet mülkün temelidir.”, “Yöneticilere iyilikte itaat edilir. Allah’a isyan olan yerde emirlere itaat edilmez.”, “Hayra vesile olan hayrı işleyen gibi ecir alır; şerre vesile olan da ondan payını alır.”, “Emanetleri ehline tevdi ediniz.”, “Emanetler ehline verilmediğinde kıyameti gözleyin.”, “Toplumda iki zümre doğru olursa, toplum düzelir, bozulursa bozulur: Ulema ve ümera...”, “Allah’a ve Resulüne muhalefet eden kavmi Allah zillete düşürür.”, “Kur’an’a tutunan kavmi Allah yüceltir. Bırakanı da zillete düşürür.”, “Başımıza gelen tüm musibetler, günahlarımız nedeniyledir.”, “En büyük cihat, zalim yöneticilere hakkı söylemektir.”, “İman edip, salih ameller işleyen kavme Allah (C.C.) yeryüzünde iktidar ve izzet verir.”, “Zulme rıza zulümdür. Haksızlığa elinizle, dilinizle engel olun.”, “Bir zaman gelir ki, emin olanlar hain, hainler de emin sayılırlar.”, “Zalimlere, mazlumlara da yardım edin. Zulmünü önlemek suretiyle.”, “Allah’a, Resulüne ve sizden olan ululemre itaat ediniz.”

Adaylarımız ehliyetli mi? Güzel ahlak sahibi mi, dünyevi tercihleri mi ağır basıyor? Kendi çıkarlarına mı, yoksa insanların yararına mı çalışacak? Egemen zalimlere boyun eğer mi? Oylarımız/desteğimiz/ savunmamız, karşı olmamız Hak için mi, başka nedenlerle mi? Desteğimiz Allah için mi? Oy verdiğimizle ahirette aynı safta hesaba çekileceğimizi düşünebiliyor muyuz?

Dinlerde nasıl mezhepler, fırkalar, hizipler varsa demokrasi(dininde)de farklı görüşler, farklı partiler, ideolojiler var. İlkinde kaynak vahiy, ikincisinde de akıl... Akıl vahye bakmaz, uymazsa şaşırmaz mı? Hangi vahiy sorusu yok. Ama hangi akıl sorusu çok... Birisinin aklına uymak, kula kulluk değil midir? Allah’ın dini/düzeni/yolu/hükmü mü üstündür, kullarınkiler mi? Sorusu nasıl sorulabilir?

Hasan-ı Basri Hazretleri farklı sorunlarla kendisine başvuranlara aynı tavsiyede bulunur: “Gidin tevbe, istiğfar edin, çünkü tüm sorunlar günahlarımızdan dolayı başımıza gelir” der. İşte biz de Ramazan ayını fırsat bilerek bol bol tevbe, istiğfar edelim ki zulüm, adalete dönüşe, değişe...

Efendimizin (S.A.V.) bir duasıyla sonlandıralım: “Ya Rab! Sen bize hakkı hak olarak görüp ona uymayı, batılı da batıl olarak görüp, ondan uzak durmamızı nasip eyle. Ayaklarımızı da dinin üzerinde sabit kıl...”Âmin. Çözüm, çare, reçete Rabbani’dir, beşeri değil, vesselam.

TEBRİK: Partiler YSK’ya aday listelerini sundular. SP adayları özenle hazırlanmış. Kendilerini tebrik ediyor, başarılar diliyoruz. Şunu da gözlemledik ki, diğer partilerin adayları da “Saadet” gerçeğinin rengine göre belirlenmiş. Bundan da memnunuz. İnşallah hayırlı sonuçlar ortaya çıkar.