Ortaokul ve liselerde Kur an-ı Kerim, Siyer ve Temel Dini
Bilgiler derslerinin seçmeli ders olarak okutulması önemli bir gelişme.
İyi bir öğretmenin elinde bu dersler okulun çehresini
değiştirip öğrencilerin yüzünü güldürür.
Şayet bu dersler üslupsuz, pedagojik formasyonu yetersiz,
kendini yenileyememiş bir öğretmenin insafına terk edilirse bu sefer tam aksi
gerçekleşir ve gençler nezdinde dinin alternatif sahih bakış olma niteliği
sıfırlanmış olur.
Kur an, Siyer gibi seçmeli din derslerinin okullarda yer
alması özgür seçimin tesir gücünü de ortaya koymuştur.
Aynı şey okullarda faaliyete geçen mescitler için de
geçerlidir.
Şimdi Kur an dersi seçme serbestîsi var, ama muhafazakâr
aileler ve çocuklarının bu konuda o kadar istekli olduğu söylenemez.
Mescitlerin müdavimlerinde de durum değişmiyor.
Dün kuytu köşelerde gizli saklı namaz kılanların oranı
bugünün havadar yerlerde açılan mescitlere devam edenlerden daha fazla.
Çocuklarımız okullarda Allah ın kelamını öğrenmekten
mahrumlar diye her fırsatta iç çekip şikâyette bulunan ebeveynler şimdilerde
çocuklarını parlak imajlı artistik alanlara yönlendirmekte hiçbir beis
görmemekteler.
Bugün özellikle Kur an-ı Kerim dersi ortaokul ve
liselerde çok büyük bir direnme olmadığı takdirde seçmeli ders çizelgesinde yer
almamaktadır.
Bundan maksat Kur an sesinin okul koridorlarını aşıp
öğretmenler odasına kadar ulaşıp birilerini rahatsız etme endişesidir.
Diğer taraftan kimi öğretmenlerin hayatında ilk kez
Kur an la muhatap olan öğrencilere klasik medrese usullerini çağrıştıracak
nitelikte Kur an dersi vermeye kalkması, nota haddinden fazla önem vermeleri ve
tecvidi abartmaları ne yazık ki din içerikli seçmeli dersleri tercih edilemez
hale getirmiştir.
Her şeyin nota indirgendiği bir dünyada çocuklarımız bazı
şeyleri öğrenmenin notun çok fevkinde olduğu bilincine ulaştırılmalıdır.
Kur an ın anlaşılabilir bir kitap olduğu, onun mezar başı
kitabı olmadığı gençlere özellikle anlatılıp kavratılmalıdır.
Seçmeli Kur an dersinde bu dersi seçen öğrenci Kur an ı
Arap harfleriyle öğrenemese bile kendi dilinden Kur an ın ilahi mesajını
derinlemesine okuyup anlaması bile yeterlidir.
En büyük terbiyeci olan yüce Allah, Kur an ı biz
insanların anlayıp kavrayabileceği bir ilahi pedagoji içerisinde sunmuştur.
Allah tarafından kolaylaştırılarak insan idrakine uyarlı
hale getirilen yüce kitabı bizler de yeni nesillere aynı kolaylık ve
anlaşılabilirlik içerisinde öğretmeliyiz.
Şu da hiç unutulmamalıdır ki Kur an ı ancak öğrenen
öğretebilir, anlayan anlatabilir.