CHP ve MHP ortak aday çıkartması, hem CHP nin hem de MHP nin sonunu hazırlayacak gibi görünüyor. En azından Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan oy oranları onu göstermektedir. Muhalefet nerede yanlış yapıyor sorusunun cevabı aslında çok zor bir cevap değildir.
CHP;
-Halkın değerlerini anlamamakta ısrar etmektedir. Bunun yanı sıra CHP li vekiller ya da yöneticilerinin dine yapmış olduğu hakaretleri millet asla unutmuyor. Dindar bir aday çıkarıyorsunuz ama CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal knıştay a müracaat ediyor. Millet bu çelişkinin farkında değil mi CHP; samimi siyaset yapmamaktadır.
-CHP nin bütün amacı Tayyip Erdoğan ı yenmek üzerine kurulduğundan sürekli hata üzerine hata yapmaktadır. Oysa Erdoğan ı kötülemektense, kendini anlatması oy oranının artmasına vesile olacaktır.
MHP ise;
-CHP nin kuyruğuna yapışması, MHP tabanında rahatsızlık oluşturdu. MHP kendi adayını çıkartmalıydı.
-CHP nin Erdoğan ı kötüleme hatasına MHP de düşmüştür. Kendini anlatmaktan vazgeçip, söylemlerine Erdoğan ı oturtturması kendisine eksi oy olarak yansımıştır. Çok milletvekili olmamasına rağmen, güçlü bir muhalefet yapabilirdi.
Hem CHP hem de MHP vatandaşın lehine gelişecek kanunlara muhalefet yaptıkları sürece millet kendilerine gerekli teveccühü göstermeyecektir. Her iki lider de danışman kadrosunu hızlı bir şekilde değiştirmelidir. CHP özellikle laik kesimi elinde tutacağım diye, dine saldırmaktan vaz geçmelidir.
Bu seçim adil bir yarış olmadı. Meclis te olmayan partilerde aday çıkarmanın bir yolu yasada olmalıydı. Erdoğan ın dışında her iki adayın, organizasyon eksikliği vardı. MHP ve CHP teşkilatlarının organizasyonları çok zayıftı. Yılların siyasi partileri bir profesyonel çalışma yapamadılar. Çatı adayının etkili ve güçlü söylemleri de olmadı. Tayyip in keskin dil kullanması, halkın alışık olduğu bir dil olduğundan, her seçimde kullanıldığı gibi bu seçimde de kullanılmıştır. Keskin ve ayrıştırıcı dil ne hikmetse, halk arasında yer buldu ve benimsendi.
Başbakandan beklenilen farklı cumhurbaşkanlığı algısı oluşturuldu
Özellikle, başbakanın mitinglerde; Farklı Cumhurbaşkanı olacağim, yetkilerimi sonuna kadar kullanacağım söylevi toplumda çok güçlü algılandı ve millette büyük beklentilere neden oldu. Oysa Cumhurbaşkanını ister Meclis seçsin, ister halk, anayasada cumhurbaşkanlığının yetki ve görevleri tanımlanmıştır. Bunun dışına çıkması hukuksuzluk olur, kaos yaşatır. Başbakan Erdoğan bir kaos olmasını asla istemez. Sonuç olarak Abdullah Gül den farklı, bakanlar kuruluna başkanlık yapması olacaktır. Büyük umutlar bekleyenlerin zamanla hayal kırıklığı yaşayacağını düşünüyorum.