Haziran ayındaki seçimlerin takvimi işlemeye başlarken,
gerek siyasi partiler cephesinde, gerekse seçimlerden kendisine menfaat
devşirmeye çalışan medya cephesinde hareketli günler yaşanmaya başlandı. Her
akşam, yeni bir senaryo, her akşam yeni bir aday iddiası ortaya atılıyor.
Siyasi partilerin bünyesinde kendi arzuladıkları dünya görüşü çerçevesinde
sızmalar yapmak isteyen medya zihniyeti, farklı isimler üzerinden
kurguladıkları senaryolarla nabız yoklayıp kendi zihinlerinde oluşturdukları
listeleri millete dayatmanın derdine düşmüş durumdalar. Öncelikle bir konunun
altını çizelim Belki de Turgut Özal devrinden beri ilk defa, Türkiye de medya,
iki kanallı bir profil çerçevesinde yayın politikasını belirliyor. İktidar
yanlısı, iktidara muhalefet. İktidar yanlısı olarak tasnif edilenlerin
tamamına, karşı cephede bulunanlar Yandaş yakıştırmasını yapıyorlar.
Gerçekten de bu yakıştırmanın tabirine uyan gazetelerin
ve televizyonların haberlerinde, deyim yerindeyse Bakanlar Kurulu bülteni
niteliği taşıyanlar dışında orijinal bir şey bulabilmek mümkün olmuyor. Diğer
cephe ise, gerek kaybettikleri mevzilerin kuyruk acıları dolayısıyla, gerekse
ellerinden alınan menfaatlerin çokluğuyla yeniden bir şeyler kazanabilmek,
yeniden cephe kazanıp yola düzülmek için sığ bir muhalefet anlayışıyla hareket
ediyor. Meclis dışındaki siyasi partilerle ilgili düzenli yayın yapan, bu
partilerin ülke sorunlarıyla ilgili çözüm önerilerini kamuoyuna aktarma
misyonunu yakalamış medya organı ise bir elin parmaklarını geçmiyor. İri tirajlı
ve reyting canavarı medya organlarımız içinde bu kaygıyı taşıyan bir tane bile
yayıncı mantalitesi bulabilmek mümkün değil.
Medya, yola çıkış amacıyla, kurgu mantığıyla muhaliftir
Eksiklikleri görür, aksaklıkları tespit eder, işbaşında olanları uyarır
Onların, bulundukları makamda, Makam Körlüğü yaşayabilmelerini dikkate
alarak, doğruyu, güzeli ve hakkaniyeti ortaya koyar. İnformasyon veya
enformatik bilgilendirme dediğimiz şey budur. Maalesef, seçimlerin adım adım
yaklaştığı bugünlerde, iktidarın hem güç sarhoşluğu hem de Makam Körlüğü
dolayısıyla, ülke yönetiminde yaptığı yanlışlıkları dile getirebilecek, seçim
döneminde insanların tercihlerinin belirlenmesi sürecinde hakkıyla yol ve ufuk
gösterebilecek nitelikte bir medya zihniyetimiz yok. Seçim söz konusu olunca,
anket firmalarımız da birbiri ardına ekranlarda sökün etmeye başladılar. Bu
firmalar üç bin-beş bin denekli anketlerini gözümüzün içine sokarak,
kendilerine bu manipülatif verileri sipariş ederek ceplerinin doldurulmasını
sağlayan mihrakları memnun edecek bir bilgi kirliliğiyle zihinlerimizi Anket
Çöplüğü yapmaya çalışıyorlar. Bir yandan arızalı medya zihniyeti, bir yandan
anket firmaları, Haziran seçimlerini manipüle edebilmek, seçmeni yönlendirmek,
ortalığı karıştırmak için tüm gücüyle çalışıyor.
İyice yaklaşacak seçimsürecinde güvenilirliği şaibeli olan türlü türlü anketler, gazetelerde,
internet sitelerinde, internet gazetelerinde, televizyonlarda daha da gözümüzün
içine sokulacak şekilde yayınlanacak. Yandaş medyada, Güce itaat edin
güzellemeleri ardı ardına gelecek. Televizyon veya medya siyaseti, siyasetçi
kimliği üzerinden kişiselleşen, imajı cilalanarak ortaya konulan, basit
mesajlara dayalı olan siyaset prototipi olarak yürütülmeye devam edilecek.
Kısır çekişmeler, kayıkçı kavgaları ve bitmek tükenmek bilmeyen, incir
çekirdeğini doldurmayan hesaplarla, siyasetin rotası belirlenmeye çalışılacak.
Milletin asıl meselesi olan konular arka plana atılacak, açlık yoksulluk
unutulacak, sınır güvenliğimiz, terör konuları bağırıp çağırarak es geçilecek.