Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Uluslararası Basın Derneği‘nin Mado‘da organize ettiği ‘Lider Söyleşileri‘ konulu kahvaltıda başkentli gazetecilerle bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen toplantıda gazetecilerin gündeme ilişkin bütün sorularına cevap veren Kamalak, GİK Üyesi Mehmet Karaman‘ın da iştirak ettiği toplantıda, özellikle seçim sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Hocamızı rüyamda gördüm
Konuşmasına gördüğü rüyaya ilişin gelen soruyla başlayan Kamalak, " Evet Hocamızı vefatından sonra iki defa rüyamda gördüm. Teşkilatlara soruyordu falan yere gittiniz mi, filan yere gittiniz mi diye" diye konuştu. Rüyada bazı teşkilat görevlilerinin zor durumda kaldığını anlatan Kamalak, "Arkadaşlarımızın bir kısmı, hallerinden oralara gitmedikleri anlaşılıyordu. ‘Hocamız ‘gittiniz mi?‘ diye soruyordu, bazıları zor durumda kaldı. Belli ki onlar görev yerlerine gitmeyenlerdi. Hocamız tek tek herkese soruyordu. Yaşarken de böyle yapıyordu. Mekanı cennet olsun. Erbakan Hocamızın yerini doldurmak kolay değil" dedi. Kamalak, "Rüyanın mahiyeti çözülmüş değildir. İnsan uykudayken cihanı dolaşabiliyor. Geçmişlerinizin, rüyanıza girdiği oluyordur. Ahrettekilerle konuşabiliyorsunuz‘‘ ifadesini kullandı.
Teşkilatımız çok dinamik
Erbakan Hoca‘nın yerini doldurmak için teşkilata büyük görev düştüğünü kaydeden Kamalak, "Şu an 81 ilde tam kadro ile seçime giriyoruz. En dinamik, en organize teşkilata sahibiz. Hocamızın, önümüze koyduğu iki hedefe ulaşmak için canla başla çalışıyoruz" dedi. Bu seçimin ‘Türkiye‘nin gideceği yön ve istikamet‘ açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Kamalak, "Seçime 15 parti giriyor. Diğer partilerle bizim aramızda dört fark var: İstikamet, program, amaç ve usul. Seçimin sürprizini, inşallah Saadet Partisi yapacak" dedi.
2023 projesine eleştiri
AKP‘nin 2023 vizyonlu vaatlerini de eleştiren Kamalak, "Bugün için topluma verecek mesajı kalmamış arkadaşların, ileriye dönük olarak toplumu oyalama taktiğidir" diye değerlendirmede bulundu. Bu ülkenin çılgın projelere değil aklı başında, ayağı yere basan, toplumun sıkıntılarını gidermeye çalışan projelere ihtiyaç bulunduğunun altını çizen Kamalak, " Terörü nasıl önleyeceksin? Gelir dağılımındaki haksızlığı nasıl gidereceksin? Cari açığı nasıl önleyeceksin? Kamu borçlarını nasıl eriteceksin? Toplumdaki manevi tahribatın nasıl önüne geçeceksin? Sanıyorum bu soruların cevabı, 2023 projesinden çok daha önemlidir" dedi. 2023 projesini açıklayan Başbakan‘ın bu seçimden sonra milletvekili olmayacağını açıkladığına dikkat çeken Kamalak, "Tayyip Bey‘in milletvekilliği ne zaman bitecek? 23‘te kendisi nerede olacak? Sözüne sadıksa. Elbette sadık kabul etmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı verdiği sözden cayar diye düşünmemiz doğru olmaz. Efendim 2015 yılında en azından başbakanlıktan ayrılacak olan bir kişinin 2023‘teki bir projeyi taahhüt etmesinin bir geçerliliği olur mu?" dedi.
Fethullah Hoca cevabı
Son günlerde medyaya yansıyan kaset olaylarına ilişkin görüşlerini de açıklayan Kamalak, "Kaset vs. bizim üslubumuza girmez. Ahlak anlayışımıza da din anlayışımıza da girmez. Elhamdülillah, hepimiz müslümanız. Bir Allah‘a iman ediyoruz. O Allah‘ın sıfatlarından birisi de, Settar‘dır. Hataları ve ayıpların örten. Biz bir yerde hata, ayıp gördüğümüz zaman onu mümkün mertebe deşifre etmeye değil, örtemeye çalışırız" dedi.
MHP‘nin Fethullah Hocaefendi‘ye yönelik suçlamalarının hatırlatılması üzerine konuşan Kamalak, "Ben Fethullah Hoca‘nın bu olaylara bulaşacağını asla tahmin etmiyorum. Çünkü Cenabı Allah‘ın isimlerinden birisi de, Settar‘dır. Hatayı, ayıbı örten anlamına gelir. Fethullah Hoca, bu Settar isminin ne manaya geldiğini şüphesiz ki, bizden çok daha iyi bilir. Dolayısıyla, o olaylarda Fethullah Hoca‘nın bir dahlinin olacağını sanmıyorum" dedi.
Bir çığlığa değmez
AKP‘nin iktidarda kalma pahasına birçok yanlış icraat yaptığını kaydeden Kamalak, "Irak‘ta 2 milyonu aşkın müslüman katledildi. Televizyonlarda gösterdi. Çırılçıplak istif edilmiş, Hasanlar, Hüseyinler, Ahmetler, Mehmetleri. Üzerilerine köpek salınan kişileri. Oradan yükselen Aminelerin, Ayşelerin feryatlarını duydunuz. Bence 9 yıllık iktidar oradaki bir çığlığa değmez" dedi. AKP‘nin sorumluluğuna Bakan Gönül‘ün açıklamasından örnek veren Kamalak, "AKP‘nin ne suçu var diyeceksiniz? Milli Savunma Bakanı, evet Meclis o tezkereyi reddetti ama biz İncirlikten 5 bin küsur sortiye izin verdik, telafi ettik demedi mi?" diye konuştu.
Yeni anayasa
Seçim sonrası Anayasa vaatlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kamalak, "Bizim destek vermediğimiz bir Anayasa, noksandır, nakıstır" dedi. Mevcut Anayasanın mutlaka değişmesi gerektiğini söyleyen Kamalak, "Bu Anayasa‘nın değişmesi lazım. Ancak nasıl bir Anayasa olmalı? Bu ülkenin insanlarını köleleştiren bir Anayasa mı yoksa onları özgürleştiren mi? Onların haklarını ön plana çıkaran, insan merkezli bir Anayasa mı? Önemli olan budur" dedi. Anayasa‘daki değiştirilemez maddelerin de kaldırılmasına ilişkin tartışmalara değinen Kamalak, " Bu ülkenin birliğe, dirliğe, huzura ihtiyacı vardır. O münasebetle, cumhuriyet kavramı hariç diğerleriyle ilgili değiştirilemez hükmü Anayasa‘dan çıkarılmalıdır" dedi.
ÖSYM eleştirisi
ÖSYM tartışmalarına da değinen Kamalak, ÖSYM‘nin hatalarını ve başkanın davranışlarını eleştirerek, "İyi olmuştur, doğru olmuştur diyecek bir halimiz yok. Kim diyebilir, böyle bir yanlışa. Daha doğrusu yanlışlar zincirine. Yanlış olmasa bile bu yanlışlığa meydan vermiş olmak bile bizahiti yanlış. Kopya yoktu, şifre yoktu diyelim. Böyle bir tartışmaya zemin hazırlayıcı davranışlar bizatihi yanlış. Toplumu huzursuz etmeye kimsenin hakkı yoktur. Burada kanaatimce, emanetin ehline verilmemiş olmasının bir sonucu tezahür ediyor" dedi.
ÖSYM başkanını ehliyetsiz şoföre benzeten Kamalak, "Siz ailece toplandınız, pikniğe gidiyorsunuz. Ehliyeti bulunmayan birisini getirip, direksiyona oturttunuz. Sonuç belli değil mi? Araba kaza yaptı. Ne yapacaktı araba?" diye konuştu.