Türkiye çok parçalı durumda. Bu parçalar içinde İslâmî
duyarlıklı olan partiler ancak iktidar olabilirler. AKP ise son kampanya ile
alanını sınırladı. Çok öfkeli ve sert tutum karşı parçaları keskinleştirdi. Bu
seçimde öncekine göre oy miktarında 2 milyon seçmen kadar önemli bir düşüş var.
Bundan sonra bunun üzerine katabilme şansı çok az.
Kürtlerin partisi ise bir bölgenin partisi. Onların bir
açılım kazanmaları da güç. Seçimi bölgesel bir referanduma dönüştürme çabaları
bunu pekiştirdi. İleri bir adımları yok.
İktidar partisinin elinde büyük güç var. Bu, hem devlet
olanakları hem de sermaye gücü medya ve reklâmı elinde tutmayı sağlıyor. Diğer
partilerin çıkış yapmasını engelliyor.
Cemaat denilen kesimin siyasallaşması bir başka açmaza
dönüştü. Şimdiye kadar alttan alta siyasal bir erk iken 28 Şubat tan sonra
ciddî bir biçimde aktif bir rol üstlendi. İktidar ile bir koalisyon oluşturdu.
Bu koalisyonu sessiz sedasız yürütüyorlarken, iktidardan hem daha çok pasta
edinme hem de iktidarın kimi yan çizmeleri düşüncesi kopuş nedenleri. Bu, uluslararası
politikaya kadar yansıdı.
CHP ile bir hamle denendi bu da tutmadı. Mustafa Sarıgül
öncülüğünde politikalarına ve duruşuna ters düşecek denli yapılmak istenen
harmanlama istenen sonucu vermedi. Ne müftülü ne başörtülü ne de ülkücü adaylı
deneyim istenen karşılığı verebildi. Sadece bölgesel olarak güç kazandırdı,
belli bir yerde durdu. Olacağı bu kadardı, bunun ötesi olamazdı.
Yeni dönemde CHP-MHP birlikteliği üzerinde durulabilir.
Birlikte seçime girme veya güç birliği oluşturma gibi. Hatta buna radikal
ulusalcılar da katıştırılmak isteniyor. Bunun da sonuç alması gene güç.
İktidar ise bütün kurgusunu Milli Görüş tabanını kendine
katıştırma çabasında. Bunu da bir ölçüde başardı. Has Parti hamlesi de bunun
bir sonucu. Saadet Partisi nin varlık hissettirdiği bölgelerde çok yoğun
çalışmalar yaptı. Faaliyetlerini engelleme, elinde bulunan belediyeleri alma
gibi. Buna Rize Kendirli Belediyesi ni örnek verebiliriz. Konya nın birçok ilçe
ve beldesinde de benzer durum gene söz konusu.
Sermaye seçim sonuçlarını oldukça etkiliyor. Bu, birebir
seçmen üzerinde etkili oluyor.
Bu seçimde sürdürülen kampanyada cemaat ve yandaşlarının
yolsuzluk kampanyasına karşılık iktidarı yıkma girişiminde bulunan güçlerin dış
kaynaklı oluşu düşüncesi üzerine oluşturulan kampanya iktidarın oyunu
kemikleştirmesi açısından başarılı oldu. En son Dışişleri Bakanlığı nda dört
kişi arasında geçen bir toplantının deşifresi bu düşünceyi pekiştirdi. Kozmik
odalara kadar sızan bu güç veya güçlerin varlığı ciddî bir etki uyandırdı.
Dolayısıyla iktidar çevresinde toplanmayı sağladı. Saadet Partisi ne gidecek
oyların büyük bir bölümü iktidar partisine yöneldi. Bu durum iktidar partisinin
birçok yerde belediye kazanmasını sağladı. Üsküdar da Saadet Partisi nin bir
önceki seçimde 65 bin olan oyu 12 bin dolayına geriledi. CHP nin oyu 85 bin
civarında, iktidar partisinin ise 115 bin dolayında idi. AKP Üsküdar ı kıl payı
kazandı. Saadet Partisi nin oyları AKP ye gitmese çoktan kaybetmiş olacaktı.
Saadet Partisi nin medyada bir yeri yoktu. Cemaat medyası
biraz yer verdiyse de vurgusu CHP üzerine idi. Cemaat çevresinden Saadet
Partisi ne hemen hemen hiç oy gelmedi. Saadet Partisi nin yolsuzluk vurgusu
diğer partilerle aynı konuma düşürdü. Kaldı ki yolsuzlukları kabullenmeyen
yoktu. Daha da önemlisi bir bakanın Bakara Suresi ndeki kimi ayetleri
çarpıtması, dalga geçmesi, Bakara makara dalgası bile muhafazakâr ve Müslüman
düşünüşlü çevrelerde hiç etki uyandırmadı. Balkon konuşmasında boy göstermesi
bile ne tartışıldı ne de konuşuldu. Ali Bulaç bu konuyu gündeme getirdiğinde
bile ona karşı bir saldırı kampanyası başlatıldı. Daha önce CHP bir başkan
yardımcısına hacca gitme isteğine verdiği alaylı ve hakaret edici tutumuna
muhafazakâr kanat ve hatta Sayın Başbakan çok sert bir tepki vermişti.
Danimarka daki bir karikatüristin Sevgili Efendimiz ile ilgili yaptıklarında
başta Türkiye olmak üzere dünya Müslümanları ayağa kalkmıştı. Bu bakanın
yaptığı onlardan hiç de geri değildi. İktidara böylesine kör bir bağlanışla
buna karşı hemen hemen hiç tınmadı. Böyle bir seçimden nasıl sağlıklı bir sonuç
beklenebilir ki
Saadet Partisi nin genç ve dinamik bir tabanı var.
Yetiştirici özelliklere sahip. Kendisini yeniden elden geçirir ve gücünü olduğu
gibi korur, samimi duruşunu sergilemeye devam ederse Türkiye geleceğinde iktidar
şansı olan ikinci bir parti. Türkiye nin hemen her bölgesinde oy alabilme
şansına sahip. Kendisine karşı bir nefret ve öfke duygusu da yok.