Seçime dair önemli notlar…

Abone Ol

* 24 Haziran 2018 seçimi, bir “baskın” seçim mi, “acil” seçim mi, “derhal” seçim mi? Herhalde tümü…

* Muhalefet hazırlıksız yakalandı… Muhalefet partileri başından bu yana “erken seçim, erken seçim” demelerine rağmen 24 Haziran 2018 tarihini duyunca şöyle bir durdular! En azından gözüken o. Bu seçime ve her seçime her an hazırlıklı olan siyasi parti ise hiç kuşku yok ki Saadet Partisi. Saadet Partisi teşkilatları, uzun süredir tüm birimleri ile “seçime hazırız” mesajı veriyorlardı, zaten!

* Genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, yerel seçimden öne alınması. Bu zaten hep gündemde olan bir konu idi. Örnek olarak da 1989 mahalli seçimleri gösteriliyordu. Denilen şu; Nasıl ki Anavatan Partisi 1989 mahalli seçimlerinde büyük yenilgiye uğramış, bu mağlubiyet 1991 genel seçimlerine sirayet ettiyse, benzer bir tablo da şimdi yaşanabilir! “Şayet, mahalli seçimler önce yapılırsa buradan çıkış zor!” kanaati yaygınlaştı… 

* AKP’li vekiller bile erken seçime şaşırdı… Parlamentoda iktidar kulisinde kararın açıklanmasını TV’den takip eden AK Partili milletvekilleri, “en erken seçim” yorumu yaptılar…

* 100 bin imza olayı ne olacak? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne göre, TBMM’de grubu bulunmayan siyasi partiler 100 bin imza toplayarak cumhurbaşkanı adayı gösterebilecek. Ama şu ana kadar bu imza hangi yöntemle toplanacak belli değil. Noter kanalı ile mi, yoksa Yüksek Seçim Kurulu (YSK) marifetiyle mi? Noterden olursa, 100 bin imza karşılığında –eski para ile- 10 trilyon TL masraf olacak. Yazık değil mi bu milletin parasına… 

* Uyum yasaları ne zaman çıkarılacak? Şu an çalışmalar devam ediyor ama iki ayağın bir pabuca sığdırılması gibi bir şey olacak, bu…

* Erken seçim OHAL ortamında yapılacak… Bu da başlı başında bir eleştiri noktası…

* Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 2 aylık “seçim takvimi” belirleyecek. Bakalım nasıl bir takvim ortaya çıkacak?

* İyi Parti, 24 Haziran 2018 seçimlerine girebilecek mi, giremeyecek mi? İyi Parti yetkilileri “sorun yok” açıklaması yapsa da farklı yönlerden farklı haberler gelmeye devam ediyor.

* Tarih çakıştığı için, üniversite giriş sınavı tehir edildi, 30 Haziran ve 1 Temmuz’da yapılacak.

* AK Parti büyük kongreyi ne zaman toplayacak?

* Binali Yıldırım’ın Başbakanlığı sona eriyor… Normalde Binali Bey, 3 Kasım 2019 tarihine kadar başbakanlık koltuğunda oturacaktı. Ama öyle görünüyor ki başbakanlık makamına erken veda edecek. Zira, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde başbakanlık koltuğu olmayacak… Peki, Binali Bey’in durumu ne olacak? Soru işareti…

* En hoş olanı da sosyal medyada dönen, “Biz seçimleri geçen hafta yaptık bile!” geyiği oldu… Güler misin, ağlar mısın!

DEVLET BAHÇELİ HAKKINDA SATIRBAŞI BİLGİLER…

24 Haziran 2018 tarihinde yapılması planlanan “derhal erken seçim”i gündeme taşıyan isim oldu; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli…

Birkaç cümle ile Devlet Bahçeli’yi anlatmak gerekirse;

* Merhum Alparslan Türkeş’in vefatının ardından yapılan MHP Kongresi… Bahçeli’nin, Tuğrul Türkeş karşısında olaylı kongreyi kazanması çok konuşuldu… Kongrede Azmi Karamahmutoğlu’nun çıkışı unutulmazdı…

* Bahçeli, ülkücü gençleri başından bu yana illegaliteden ve mafyavari görüntülerden uzaklaştırma çabasında oldu. Bunda başarılı olduğu söylenebilir…

* Devlet Bahçeli, tam bir “garabet” örneği olan “367 krizi” ile tıkanan 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “düğüm”ü çözen isim olmuştu, hatırlayınız lütfen! Bu, devlet adamlığına yakışan bir duruştu…

* Devlet Bahçeli’nin temsil ettiği siyasi misyon, Refah Partisi (RP) ile “seçim ittifakı” yaptı. MHP Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş, Refah Partisi listesinden milletvekili seçildi. Türkeş ile Erbakan Hoca’nın miting meydanlarındaki kucaklaşmaları şu an gözlerimin önünde…

* Bahçeli’nin temsil ettiği siyasi çizgi, geçmişte Millî Görüş’le kader ortaklığında bulundu, koalisyon yaptı…

* Devlet Bahçeli, en kritik zamanlarda “devlet”ten, “meşru”luktan, “legalite”den yana tavır aldı…

* 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası… MHP’nin koalisyonda yer almayacağını, muhalefette kalacağını duyurdu ve MHP’siz koalisyon önerileri getirdikten sonra “Bunların hiçbirisinden sonuç alınamıyorsa, en erken seçim ne zaman olacaksa o zaman da seçim olur” dedi. 2015’te de erken seçim startını veren isim oldu Bahçeli, esasen.

* Bahçeli’nin 2002’deki “erken seçim” çağrısı da en az bugünkü kadar yankı yaptı. Medya ve siyaset unsurlarının MHP’yi dizayn etme çabaları iddiasını gündeme getiren Devlet Bey, seçimlere epey bir süre kalmasına karşılık “erken seçim” dedi ve bu yönde de karar alındı.

* 16 Nisan referandumu ile “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ni gündeme getiren ve destek veren isim oldu, Bahçeli.

* Devlet Bahçeli, HDP’li Ahmet Türk’ün tutuksuz yargılanması gerektiğini gündeme getirdi, bir süre sonra da Ahmet Türk tahliye edildi.

* Tüm bunların ardından şunu söylemem lazım; Devlet Bey’in neden şimdi erken seçim istediği tam anlamıyla açıklığa kavuşmuş değil… En azından fotoğraf böyle…

BARAJA TAKTIRAN İMZA!

Pek kimse hatırlamayabilir; 2002’li yılları hatırlayınız lütfen! Bir Genç Parti çıktı, siyaset sahnesine. Davullu zurnalı, yemekli, dönerli, kumanyalı, bol soslu ve birbirinden ilginç propaganda yöntemi ile –ki o propagandaları ünlü reklamcı Ali Taran yönetti- Cem Uzan çıktı sahneye. Ve o seçimlerde yüzde 8’e yakın oy aldı. Az daha barajı aşacaktı. İşte bu noktaya dikkat; tam da o konjonktürde, Cem Uzan’ı “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkartan Bakanlar Kurulu kararnamesi” imza eksikliğinden dolayı yürürlüğe konamadı. O kararnameyi imzalamayan isim ise Devlet Bahçeli’den başkası değildi. Şu yorum çok yapıldı; “Devlet Bey, o dönem kendi bindiği dalı kesmişti, adeta…”