Seçim

Abone Ol

Kimin peşinden gittiğinize dikkat ediniz. Peşinden yürüdüğünüzün sözü nedir, yönü ne tarafadır, ikisi arasında uyum var mıdır buna da önem verin.

Peşinden gideceğiniz, ülkenin güvenlik,  huzur, sağlık,  eğitim sorunlarını kendisine havale edeceğiniz hükümetin başını seçerken dikkat ediniz.

Bu dünyada canınızı, malınızı, namusunuzu,  dininizi, vatanınızı korumak üzere önder seçtiğiniz insan,  ahirette de önderiniz olacak.

Mahşerde kiminle haşrolmak istiyorsak onunla bu dünyada beraber olalım.

"Camiye imam seçmiyoruz milletvekili seçiyoruz" sözü yıllardır söylenir. Bu sözün sevindiren tarafı var, üzen tarafı da var.

Sevindiren tarafı bütün halkımız tarafından imamların dürüstlüğü kabul edilmiş. Bu sevindirici tarafı. Ama milletvekillerimiz hakkındaki kanaat ise üzücü.

Halbuki milletvekillerimiz, imamlarımız kadar dürüst, imamlarımız da milletvekillerimiz kadar atılgan olmalı.

Seçilen başkan, Hz. Ebu Bekir gibi doğru,  Hz. Ömer gibi adaletli, Hz. Osman gibi cömert,  Hz.  Ali gibi bilgili ve cesaretli olmalı. Kendine örnek olarak Allah Rasülünü seçmeli. Çünkü o peygamberin 23 yıllık peygamberlik hayatında hiçbir haksızlık olmadığı gibi şaibenin kokusu bile yoktur.

Hz. Ömer devlet başkanı olduktan sonra bir gün Medine mescidinin önünden besili develeri geçerken görür ve sahibini sorar. "Oğlunuz Abdullah a ait" derler.  Hz. Ömer,  oğlu Abdullah ı çağırır ve sorar. Abdullah bunları satın aldığını söyler. "Niçin Abdullah ın develeri daha besili " deyince sahabeden bazıları  "Efendimiz bizim bahçelerde otlatmasına izin veriyoruz" demişler.

Hz. Ömer: "Develer hazinenin olacak,  sana satın aldığın para verilecek. Senin baban devlet başkanı olmasaydı bu insanlar senin develerinin onların bahçesinde otlamasına izin vermezlerdi. Sen babanın makamından yararlandın" der ve develere el koyar.

Çağımız dünyasında yetkili yerlere gelip de sülalesi zengin olmayan çok az insan var.

Haram yemeyen, insanlığı seven, halkına kol kanat geren, kanatlarıyla halkın önünü kapatmayan, halkının güvenliğini sağlamak için ilim adamlarına, sanatçılarına, düşünürlerine en güvenli yer olarak hapishaneyi görmeyen bir başkan.

Önce Hakkın rızasını, sonra halkın saadetini düşünen bir başkan.

Hz. Ömer gibi  "Benim nüfusumda bir aile şehirde kaç lirayla geçinebiliyorsa başkanlık maaşım o kadar olsun ve asgarii ücretin sınırı benim maaşımla belirlensin" diyecek bir başkan.

Sokaktaki bütün kedileri Ebu Hüreyre nin kedisi bilecek, bütün köpekleri Ashab-ı kehfin köpeği kabul edecek, bütün hayvanları Salih peygamberin devesi gibi görecek bir başkan.

Bütün evler elektrikle aydınlanırken gönüllerin Kur anla aydınlanmasına çalışan, evlerin çeşmelerinden şırıl şırıl suların akmasını sağlarken gürül gürül Kur an okunmasını sağlayan bir Başbakan seçilmesini istemek vatandaş olarak hakkımız ve görevimizdir.

Çünkü Rabbimiz buyurur: "O (mahşer) günü bütün insanları önderleriyle çağırırız." (İsra 71)