Secdede 3 dakika ve Nuri Pakdil

Abone Ol

4 Nisan 1997’de Alparslan Türkeş hayatını kaybetti.

Aynı gün öğleden sonra (Cuma) merhum Rıfkı Kaymaz’la birlikte Nuri Pakdil’i ziyarete gittik.

“Müslümanlar secdede 3 dakika kalabilseler, tesbihatı tane tane yapsalar her şey hallolacak” cümlesi ürpertti beni.

“Emeklilik” kavramına çok kızdı, her şeyin “müstear” olduğunu söyledi.

Odası, şimdi tamamen buharlaştırılan Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) 14. katında idi, masasında 10 kadar kitaptan başka hiçbir şey yoktu.

“Size çay ısmarlayamayacağım, çünkü buranın çayını da içmiyorum, yemeğini de yemiyorum” dedi.

Masasında telefonu da yok gibiydi; ama ben telefonla konuşarak, randevulaşarak gitmiştim…

Son kitabı üzerine de konuştuk...

Nuri Pakdil, 4 ay Fransa’da burslu olarak kalmış...

Bıyıksız ve oldukça sade giyimli…

Odasından kesif bir koku yayılıyor ama rahatsız edici değil. Kolonya kokusu mu acaba

Edebiyat Dergisi’ni yeniden çıkarmak için hazırlık yapabileceğini söyledi, bize.

Merhum Rıfkı (Kaymaz) beye, “Nuri Pakdil’i ziyarete gidelim” dediğimde, “Gitmeyelim, bizi kabul etmez, azarlar” demişti, ama hiç de öyle olmadı.

Kapıya kadar uğurladı, öpüştük, (benim omzumdan ayrıca öpmesi dikkatimi çekti), ayrıldık.

***

Star Grubu tarafından bu yıl ilki verilen üstad Necip Fazıl Ödülü’nü alan -kabul ettiği ilk ve de son ödülü herhalde- Nuri Pakdil’i -biraz da yaşlanmış olarak- sahnede görünce bu anımı bir kez daha hatırlatayım dedim.

BİLMEM FARKINDA MISINIZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler Belediyesi’nin toplu açılış töreninin ardından kapalı bir mekânda sigara içen gençleri gördü.

Erdoğan bunun üzerine, sigara içenlere dönerek, “Ceza-i müeyyidesi var” dedi.

Erdoğan’ın hemen yanında çiçeği burnunda İstanbul Valisi Vasıp Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu da vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu isimlere dönerek, “Nerede zabıta Kapalı yerde sigara içiliyor” diye sordu. Erdoğan, “Cezası var, biliyorsunuz ama yani nerede zabıta Göstere göstere terbiyesizce içiyor...” cümlelerini de sarf etti.

Daha sonra mekân sahibine ceza yazıldı.

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu çıkışı çok tartışıldı.

Kimi, “Tayyip Bey artık Cumhurbaşkanı oldu. Keşke bu işlere artık karışmasa…” dedi.

Kimi, “Ne yani, Cumhurbaşkanı seçildi diye yasak olan bir hususu yetkililere hatırlatmayacak mı ” şeklinde konuştu.

Kimi de, “Bu Erdoğan’ın tabiatında var. Hangi makamda bulunursa bulunsun böyle bir manzara ile karşılaştığında benzer tepkileri verir…” görüşünü serdetti.

***

Ama bakar mısınız

*  Bilmem farkında mısınız; son zamanlarda belediye ve halk otobüslerinde fosur fosur sigara içiliyor. Minibüsler zaten hak getire. Minibüs şoförü, arabesk müziği sonuna kadar açıyor, sigarasını da yakıyor ve bu manzaraya itiraz eden müşterileri de bir güzel paylıyorlar. Bu manzarayı hangi birim denetliyor, merak ediyorum.

*  Bilmem farkında mısınız; son zamanlarda kapalı mekânlarda artık eskisi gibi sigara yasağı uygulanmıyor. Öyle aralarda, ıssız köşelerde kalan mekânlardan bahsetmiyorum. Bayağı bayağı cadde üzerinde yer alan mekânlarda da sigara içiliyor artık…

*  Bilmem farkında mısınız; kapalı mekânlarda sigara yasağı başladıktan sonra yürüme alanları artık “yürürlük”ten kalktı. Siz hiç son zamanlarda örneğin, Mecidiyeköy’den Harbiye’ye kadar hiç yürüdünüz mü O koca bulvarda adım atacak yer yok! İnsanlar yürürken birbirini eziyor, adeta. Sadece o bölge değil. İstanbul’un neredeyse kalabalık her caddesinde aynı fotoğrafı gözlemlemek mümkün. Peki, olay nedir; esnaf ve belediye biraz daha fazla kazansın! Bu mudur, yani

*  Bilmem farkında mısınız; son zamanlarda sokakta sigara içen kadınların sayısında müthiş bir artma oldu. Kapalı mekânlarda sigara içilmemesini savunan biri olarak bu yasağın en istenmeyen sonucu bu olsa gerek! Ne diyeceğimi bilemiyorum…

Mehmet Şevket Eygi neden hâlâ iade-i itibar/onur ödülüne layık görülmüyor

Sayın Cumhurbaşkanım!

Hamdolsun bu ülkede artık eskiden hor görülen ve itibar edilmeyen nice değerli şahsiyet iade-i itibar gördü, görmekte. Necip Fazıl, Sezai Karakoç, 7 Güzel Adam, vd...

Bir tek istisna kaldı; Mehmed Şevket Eygi.

Nedense ki, maalesef yıllar yılı ona hiç bir onore ödülü verilmedi.

Bu aslında Kadir Mısıroğlu Bey için de geçerli. Kadir bey televizyonlarda bu itibarı görmüş sayılabilir. Ama Sayın Eygi bunu da yaşamadı. Yine de bir onur ödülünü ikisi de hak etmektedir.

Zira ikisi de bu davanın son 50 yılında bilfiil vardırlar. Ve üzerlerimizde emekleri de hakları da bulunmaktadır.

Tamam, belki Mehmed Şevket Eygi Bey’in biraz kendine has tarzı ve üslubu vardır. Ama bu durum onun en zor zamanlardaki gazeteciliğine, yayıncılığına, sabah namazları organizasyonlarına, dava şuuruna ve Ehli Sünnet müdafiiliğine ve dahi münevver kişiliğine iade-i itibar / onur ödülüne layık görülmeyeceği anlamına asla gelmez, gelmemelidir kanaatimce...

Nice insanlar takdir ve tekrim edildiler. Galatasaray Lisesi’nin olduğu kadar İslami camianın da başarılı bir “imalat hatası” olan, hepimizin idrakinde ve ufkunda yeri olan, 80 yaşına merdiven dayamış gazeteci, yazar, yayımcı, Ehli Sünnet müdafii, münevver, münekkit, müverrih şahsiyet adamı Mehmed Şevket Eygi Beyefendi de bu anlamda kesinlikle unutulmamalıdır. Hak ettiği itibar ile takdir edilmelidir. Bir onur ödülü ile ömrü hayatında taltif edilmelidir.

(Kadir Mısıroğlu, Sadık Albayrak, Ertuğrul Düzdağ, Enver Baytan, Emin Saraç, Ali Nar, Tufan Karabay, Cafer Sadık Özlevent ve nice diğer değerler de ömrü hayatlarında hatırlanmalı, takdir ve teşekkür görmeli, ödüllendirilmelidir...)

Bu hususu şu günlerde yâd edip hatırlatmak, yüksek huzurlarınıza takdim etmek istedim.

Saygılarımla arz olunur.  (NERMİN KİRAZDERE)

NOT:  Bugün 5 Kasım 2014, Çarşamba… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!