Sekülerizm dinlerden kaynaklanan şiddeti de geride
bırakarak dünyayı topyekûn bir savaşın içine soktu
Bu sözler Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet
Görmez e ait.
Görmez ABD Başkanı Obama nın Özel Temsilcisi Şerik Zafer
ve beraberindeki heyeti kabulünde bu açıklamayı yapıyor.
Bizim malum basın durur mu hiç; başlıyor hemen öküzün
altında buzağı aramaya.
Diyanet İşleri Başkanı nın sözlerini anlamazlıktan
gelerek meseleyi laikliğe laf atmaya kadar getiriyorlar.
Pes doğrusu! Sekülerizm dünyeviliği merkez alma
anlayışının genel adıdır.
Laiklik ise din işleri ile devlet işlerinin birbirinden
ayrılmasıdır ki bunu artık anaokulu çocukları dahi biliyor.
Aşkın ve dini olandan bağımsız ve bağlantısız hareket
ediyorsanız dünyacı bir yaklaşım içerisindesiniz demektir.
Fransız İhtilalı ile birlikte dinlerden bağımsız bir
dünya kurmak ideali taşıyanlar dinlerin birbirleriyle savaştığını, din
savaşlarının insanlığı büyük felaketlere taşıdığını öne sürerek dünyevileşmenin
kapısını açtılar.
Bu dünyevileşme (sekülerizm) dalgası fırtınayı dindirmeye
yetmediği gibi, tam tersine daha bir artırdı.
Vahşi kapitalizm ve sinsi işgalci zihniyet, yani
emperyalizm insan insanın kurdudur kanaatini kendilerine serlevha yaptılar.
Savaşlar dünyayı paylaşamayan egemen güçler arasında çıkıyor
artık.
Ülkeler sudan bahanelerle işgal edilip kaynaklarına el
konuluyor.
Irak, Libya, Suriye gibi ülkelerde estirilmeye çalışılan
sözde Arap baharı bu ülkelerin yazını kışa çevirmiştir.
Dünyevileşme dünyanın başına bela olacak bir ideolojiye
dönüşmüştür.
Dünya ile uyumlu yaşamaktan bahsetmiyoruz, dünyayı kendi
zimmetine geçirmek için vicdan, insaf ve merhamet başta olmak üzere en asli
değerlerimizi nasıl gözden çıkardığımıza dikkat çekmek istiyoruz.
Sayın Mehmet Görmez in de vurgulamak istediği hakikat bu.
Sekülerizm çağdaş dünyanın sınır tanımayan dinidir.
Dünyaya değil dünyeviliğe dünyaperestliğe- karşı tavır
alıp laf söyleyen bir Diyanet Reisi olunca hemen kavram niyet okuyucuların
heveslerine uygun bir şekilde yontuluveriyor.
Özellikle son yüzyılda dökülen kanların ne kadarı din ne
kadarı menfaatinden başka hiçbir ilke tanımayan seküler mantalitenin sonucudur
Ortadoğu da ve Afrika da kafa kesen güdümlü örgütlerin
kisvesine bakarak: Kafa kesenler laik mi, seküler mi diye çıkışanlara ise Allah
tefrik kabiliyeti nasip etsin demek lazım.
Söz konusu örgütlerin vahşet görüntülerine sahip çıkan,
destekleyen aklı başında tek bir Müslüman göremeyeceğimize göre din maskesi
altında örtülü bir sekülarizm olduğunu rahatça söyleyebiliriz elbette.
İslam sonuç almak için zulme rıza göstermez.
Bile bile zulmeden, dünyanın temelleri ve dengesi ile
oynamış sayılır.
Dolayısı ile Müslümanları mahkûm ve mahcup etmek için
dünyaya servis edilen kanlı örgüt fotoğraflarını doğru okumak icap eder.
Bu fotoğraflar -benim baktığım yerden bakınca- dünyanın
egemen güçlerinin emellerini gerçekleştirmede kullanılan taşeronları işaret
etmektedir.
Bakışlarınızla bu görüntülerin altını kazıdığınızda vahşi
kapitalizmle ılımlı emperyalizmin ortak bir düzeneği ortaya çıkacaktır.
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez bu yorumuyla
gündeme son derece entelektüel bir bakış fırlatmıştır.
Krala çıplak olduğunu söylemek böyle bir şey olsa
gerektir.