SAYIN CUMHURBAŞKANIM SİZİ YİNE ALDATIYORLAR

Abone Ol

Sayın Cumhurbaşkanım; “temsilde asla israf olmaz” diyorsunuz. “Söz konusu itibarsa, asla tasarruf edilmez” diyorsunuz. Sarayınızda konuk ettiğiniz yabancıların o ihtişamı gördüklerinde,  “demek burası büyük devletmiş” dediğini söylüyorsunuz.

Ama… Fakat… Lakin…

Sayın Cumhurbaşkanım; inanın bana o yabancılar sizi aldatıyorlar. İnanın bana o yabancılar size yalan söylüyorlar. İnanın bana o yabancılar doğruyu konuşmuyorlar.

Çünkü o yabancılar, borç harç geçinen ülkemizin kaynaklarının, milyarlık saraylar gibi, süper lüks uçaklar gibi, son model makam araçları gibi hiçbir karşılığı olmayan anlamsız şeylere harcanmasına emin olun seviniyorlar.

Çünkü o yabancılar, memurunun maaşını ödeyebilmek için bile her ay borç ihaleleri açmak zorunda kalan devletimizin, böyle gereksiz masraflar yaptığını görünce, inanın bana çok mutlu oluyorlar.

Çünkü o yabancılar, asgari ücretlilerden kesilen vergilerle oluşturulan devlet bütçemizden, böyle hiçbir getirisi olmayan şeylere büyük paralar aktarıldığını görünce, inanın bana memnun oluyorlar.

Çünkü o yabancılar, milyonlarca vatan evladı açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verirken, “temsil” ya da “itibar” gibi kavramların ardına saklanarak, taş duvarlara gömülen paralarla büyük devlet olunamayacağını çok iyi biliyorlar.

Çünkü o yabancılar, milyarlık sarayların, uçakların ya da makam araçlarının, ancak üçüncü dünya ülkelerindeki halktan kopuk yönetimler için bir anlam ifade ettiğini gayet iyi hatırlıyorlar.

Çünkü o yabancılar, on üç yıllık yönetiminiz boyunca başta Aydın Doğan gibiler olmak üzere, ülkemizin kaymağını süpüren faiz lobilerinin kat kat büyümesini istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, kaynaklarımızın yerli yerinde kullanılmasını, kamu ve özel sektörümüzün tam bir güç birliği halinde üretim ve istihdama yönelmesini asla istemiyorlar.

Çünkü o yabancılar, en çok vergi veren kurumların bankalar olduğu ve borç ekonomisiyle ayakta durmaya çalışan ülkemizin, gerçek anlamda kalkınmasını asla arzulamıyorlar.

ZENGİN DAHA ZENGİN FAKİR DAHA FAKİR OLSUN İSTİYORLAR

 Sayın Cumhurbaşkanım;

Çünkü o yabancılar, hazır tüketim ürünleriyle ülkemizin ithal cennetine çevrilmesini, dişimizden tırnağımızdan arttırdığımız birikimlerimizin, çok uluslu şirketler yoluyla yurt dışına transfer edilmesini istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, ekonomimizin büyük oranda finans ekonomisine dönmesini, faiz ve borsa yoluyla içeriye giren sıcak para sayesinde kılcal damarlarımıza kadar nüfuz edebilmeyi ve akıllarına esen her konuda bizi rehin alabilmeyi istiyorlar.          

Çünkü o yabancılar, zenginin daha da zenginleştiği, fakirin ise daha da fakirleştiği ülkemizdeki bu ekonomik düzenin, kendileri için hiçbir zaman tehdit oluşturmamasını istiyorlar. 

Çünkü o yabancılar, milletimizin güçlenmesini, devletimizin sözde değil, özde güçlü devlet olmasını ilelebet engellemek istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, kaynaklarını yerli yerinde kullanan güçlü bir Türkiye’nin, başta İslam coğrafyası olmak üzere tüm mazlum coğrafyalarda dengeleri alt üst edeceğini gayet iyi biliyorlar.

Çünkü o yabancılar, denizin ortasında uluslar arası sularda yardım gemimiz vurulduğunda ve on evlâdımız şehit edildiğinde bile, ülkemizi yöneten liderlerin birkaç beylik slogandan öteye gidememesini istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, Akdeniz’de seyrüsefer garantisi verilmesine rağmen, Gazze ablukasını delmek isteyen Mavi Marmara gibi yardım gemisinin, ikinci kutlu seferinin teknik arızalarla (!) iptal edilmesini istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, İsrail adlı varlığı bile tartışmalı olan Siyonist yönetimin başbakanının, bütün o vahşiliğine rağmen, resmi kayıtlara bile geçmeyen kuru bir özrüne tav olmamızı istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, bırakın Mavi Marmara gemisini, bizatihi sizin bile defalarca gideceğinizi açıklamanıza rağmen, özgür iradenizle istediğiniz zaman Gazze’ye gidememenizi istiyorlar.

TÜRK SAVAŞ GEMİLERİNİN NATO’YA BEKÇİ OLMASINI İSTİYORLAR

Sayın Cumhurbaşkanım;

Çünkü o yabancılar, Bağdat ya da Basra gibi kadim şehirlerimizi bombalayarak çocuklarımızın beynini patlatmayı arzuladıklarında, üstüne üstlük topraklarımızı kullanarak bütün o vahşet ve katliamlara bizlerin de ortak olmasını istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, sınırlarımızın ötesinden gelen sırtlan sürüleri karakolumuzu bastığında, Amerikan başkanıyla on beş gün sonra gerçekleşecek olan görüşme yapılmadan elimiz kolumuz bağlı oturmamızı, o anlamsız görüşmeden çıkan “anlık istihbarat” yalanlarına inanmamızı istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, uluslar arası alanda her dara düştüğümüzde ve başımız her sıkıştığında, ülkemizi yöneten liderlerin Birleşmiş Milletler Genel sekreterini ya da Amerikan Başkanını telefonla aramak dışında elinden başka hiçbir şey gelmemesini istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, siz dahi evvela, “NATO’nun ne işi var Libya’da” demişken, ardından Libya’yı parçalara bölecek olan NATO’nun iç savaş operasyonlarına, Türk savaş gemileriyle bir de bekçilik edilmesini istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, merhum Erbakan hocamız tarafından kurulan ve İslam Birliğinin nüvesini oluşturan D-8’i çalışır hale getirmenizi değil, aziz vatanımızı varlık sebebi insanlığı ifsat ve bozgunculuk olan NATO toprağı ilan etmenizi istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, başta Suriye, Irak, Libya ve Yemen olmak üzere, İslam dünyasındaki çatışmaların asla sona ermemesini, akan kanın asla durmamasını, İslam dünyasının mezhep kavgalarıyla birbirine girmesini ve İsrail’in de tarihinin en rahat günlerini yaşamasını istiyorlar.

SİZİN DE SÖYLEDİĞİNİZ GİBİ BATILILAR BİZİM EN ÇOK ÖLÜMÜZÜ SEVİYORLAR

 Sayın Cumhurbaşkanım;

Çünkü o yabancılar, kendi aralarında her türlü birliği kurup, bizi de içine çekip yok etmeyi arzularken, yeryüzüne adalet ve merhamet dağıtacak olan İslam Birliğinin asla kurulmamasını istiyorlar.

Çünkü o yabancılar, inanın bana bu aziz milletin ve bu bîçare ümmetin iyiliğini değil, sadece ve sadece kötülüğünü istiyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanım; eğer o yabancılardan kastınız batılılarsa, sizin de defalarca söylediğiniz gibi onlar zaten bizim en çok ölümüzü seviyorlar.

Yok eğer yabancılardan kastınız batılılar değil de, körfez ülkelerinin petrol milyarderi krallarıysa, onlar da zaten sizin sarayınızdan çok daha lüks saraylarda yaşıyorlar. Ve aslında bütün o zenginliklerine rağmen batılıların nezdinde zerre kadar tehlike arz etmediklerini, o sözde güç ve ihtişamlarının yeryüzündeki zulümleri durdurmak adına hiçbir anlam ifade etmediğini, yine en iyi kendileri biliyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanım; inanın bana bu satırları yazmaktaki amacım sizi huzursuz ya da rahatsız etmek değildir. Tam tersine, tıpkı on bir yıl boyunca “ne istedilerse verdiğiniz”, bugünlerde ise “paralel yapı” ilan ettiğiniz söz konusu grup gibi, o yabancıların da bu süslü sözlerle sizi aldatmasına gönlüm razı gelmiyor o kadar. Ülkesinin kalkınmasını isteyen, aziz milletinin güçlenmesini isteyen, İslam âlemindeki acıların ve sıkıntıların dinmesini isteyen ve nihayetinde de Türkiye’nin öncülüğünde Yeni Bir Dünya’nın kurulmasını isteyen sıradan bir vatan evlâdı olarak sizi uyarmak istedim hepsi bu. Lütfen o aldatıcı yabancılara değil, hepimizin iyiliğini isteyen bana inanın.

Saygılarımla efendim.

myusufkandemir@yahoo.com