Sayın Başbakanımıza duyurulur

Abone Ol

Hafta başında bir grup gazeteci arkadaşla birlikte Konya Şeker’in yaptığı yatırımları yerinde görme fırsatımız oldu. Sırasıyla Panplast, Beta Ziraat, Çumra Şeker Fabrikası, dünyanın en büyük et-süt entegre tesisi olan Panagro ve çikolata, bisküvi, gofret, kek üretim tesislerini gezdik.

Öncelikle bu yatırımlar, Anadolu insanının istenildiğinde neleri başarabileceğinin güzel bir örneğini teşkil ediyor.

Kısaca bu yatırımlardan bahsetmek gerekirse, Panplast ile damlama sulama borularında çiftçi yabancı firmaların elinden kurtarılmış durumda. Panplast’ın devreye girmesiyle birlikte damlama ve yağmurlama sulama borularının fiyatları neredeyse yarı yarıya düşmüş. Böyle olunca çiftçi bu ürünlere daha rahat ulaşırken, sulu tarımda da önemli bir bilinci beraberinde getirdi.

Tohum malumunuz tarımın en hassas konusunu oluşturuyor. Bu konuda da Konya Şeker, ciddi bir yatırımı Beta Ziraat ile harekete geçirmiş durumda. Özellikle tamamen dışa bağımlı olduğumuz şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği tohumlarında yerli çeşitlerin geliştirilmesi için kafa yormaya başlanmış.

Ülke adına sevindirici bir durum…

Çünkü Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği tohum konusunda pembe tablolar ortaya koysalar da hibrit tohum çeşitlerinde ülkemizin milli bir politikası bulunmuyor. İhracat rakamları da incelendiğinde aslında Türkiye’nin hibrit tohum çeşitlerinde taşeronluktan başka bir şey yapmadığı rahatlıkla görülebiliyor.

Şöyle ki; Türkiye 2012 yılında 120,8 milyon dolar tutarında tohum ihracatı yaptı. Bu ihracatın 96,7 milyon dolarlık kısmını ise ayçiçeği, mısır ve pamuk tohumları oluşturuyor. Ancak ülkemizde ekilen ayçiçeği, mısır ve pamuk tohumlarının ağırlıklı bir bölümü bize ait değil. Bu üç üründe pazar tamamen PIONEER, LİMAGRAIN, SYNGENTA, MONSANTO, KWS ve BAYER gibi küresel tohum firmalarının kontrolünde. Dolayısıyla Tarım Bakanlığı ve TSÜAB’ın çok övündüğü ihracat kaleminin yüzde 80’ini de bu şirketlere ait.

Bundan dolayı Konya Şeker’in yerli çeşit konusunda Beta Ziraat ile yapacağı çalışmalar ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşıyor. Diğer yatırımlar da önemli ancak tohumculuk sektörüne yapılan bu yatırımlar, yerli otomobil üretmekle eşdeğer bir anlam taşıyor. Bu başarılabilirse Recep Konuk önderliğindeki Konya Şeker, asıl o zaman ülke tarımının yarınlarına imzasını atacaktır.

Diğen yandan Panagro markası ile üretimine başlayan dünyanın en büyük et-süt entegre tesisi ise hayvancılık sektörüne yeni bir açılım getirecek gibi görünüyor. Bu tesis şimdiden bölgede hayvancılığa ilgiyi artarken, çiğ süt fiyatlarındaki aşırı oynaklığın da önüne geçerek üreticinin sigortası olacak inşallah.

Bu yatırımların hepsinin ortak bir özelliği var; o da üreticiyi üretmeye teşvik ederken, üreticinin ürününü de pazar ile buluşturuyor. Konya bölgesinde bu yatırımlar, çiftçinin girdi maliyetlerini aşağıya çekerken ürününü de gerçek değerinden satma imkânı veriyor.

Bundan dolayı da Konya’da tarımsal üretim kalemleri son 10 yılda çeşitlenerek arttı. Daha öncesinde tahıl ambarı olarak bilinen Konya, artık bundan böyle mısır, ayçiçeği, patates ve hayvancılıkta da önemli bir üretim üstü olacak. Rakamlar da bunu teyit ediyor.

-Yakın bir zamana kadar Konya’da 50 bin ton ayçiçeği üretilirken bu rakam 380 bin tona çıktı.

-400 bin ton mısır üretiliyor. Bu rakam 6 yıl önce Türkiye’nin toplam üretimine tekabül ediyor.

-100 bin tonun üzerinde patates üretiliyor. Nişasta fabrikasının da devreye girmesiyle birlikte bu rakamın 200 bin tona çıkması hedefleniyor.

-2 yıl önce 400 bin olan büyükbaş hayvan sayısı ise et-süt entegre tesisi ile birlikte 550 bine çıkmış durumda.

Bütün bunları neden anlattık

Malumunuz kooperatifçiliğin Türkiye’de iyi bir geçmişi bulunmuyor. Hep olumsuz örneklerle hatırlanır. Ancak Konya Şeker artık bu algıları değiştirmeye başladı.

Bu güzel örnek, Konya’yı ihya ederken özelleştirme kapsamında bulunan 25 şeker fabrikası için de bir umut olmaya başladı.

Konya’daki bu modelin 25 şeker fabrikasında hayata geçirildiğini düşünsenize…

Türkiye’nin önünde kim durabilir…

Sayın Başbakanımıza duyurulur…