SAYmak Hapishanede gün SAYmak Sövüp SAYmak Kendisini
kurufasulya gibi nimetten SAYmak Türkan SAYlan SAYım suyum yok
SAY köküyle yapılmış epeyce kelime ve deyim vardır
dilimizde.
SOY köküyle yapılmış kelime ve deyimler de az değildir.
Elma SOYmak Devletin ve belediyelerin bütçelerini SOYmak Türk, Kürt, Ermeni
SOYkırımı yapmak SOYsuz SOYgun
Bu lisanî girizgâhtan sonra konumuza girelim:
SAYgısız bir çalgıcı çoğunluğun dini inançlarına
SAYgısızlık yapmış, medeni ve akıllı bir vatandaşa yakışmayacak şekilde sövüp
SAYmış. Müslüman vatandaşlar yargıya müracaat edip şikayette bulunmuşlar,
savcılık şikayetlerin haklı olduğunu kabul etmiş ve kamu davası açmış. Mahkeme
soruşturmuş, araştırmış, incelemiş ve SAYgısızın İslam a sövüp SAYmalarını
kanunlara aykırı bulmuş, bir sene küsur ay hapis cezası vermiş.
SAYgısız ve onun destekleyen zümre bunun üzerine ayağa
kalkmış, feryat ediyor.
* Olur mu böyle şey Düşünce hürriyetine aykırıdır!.. Sen
İslam a saldır, hakaret et, milyonlarca vatandaşın temel haklarını çiğne ve
sonra bu düşünce hürriyeti olsun.
* M. Kemal Paşa yı biri biraz şiddetli şekilde tenkit
etse bu tenkitleri doğru olsa bile onun için düşünce hürriyeti yoktur.
Atatürk ü Koruma Kanunu gereğince hapse mahkûm edilirse oh olsun derler.
* SAYgılı, terbiyeli, medeni, insan haklarına bağlı bir
ateist hiçbir zaman ülkenin dominant dinine ve o dine bağlı on milyonlarca
vatandaşa saldırmaz. Saldırırsa medeni bir ateist olmaktan çıkar, bedevi ve
vahşi bir ateist olur. Maalesef bizdeki birtakım aydın müsveddeleri İslam a ve
Müslümanlara saldırmayı ilericilik ve uygarlık sanıyorlar.
Hem küfür edecek, hem de mahkûm olduğu zaman düşünce
hürriyetinden bahsedecek. Mantık fukaraları.
Bendeniz Tevhid inancına bağlı bir Müslüman olarak
Hindistan da Mecusilerin kutsal şehri Benares e gitsem, orada Hinduların tahkir
eden konuşmalar yapmam, yazılar yazmam. Onlar ineği kutsal tanırlar, ineklerine
de tekme atmam, aksine yanlarından geçerken okşarım.
Tel Aviv de Ortodoks sofu Yahudilerin mahallesinde
otursam onları üzmem.
Sina Yarımadası ndaki Kıbtî manastırında misafir kalsam
Teslise inanan rahip ve keşişleri tahkir etmem, üzmem.
Hayatım boyunca iki tür ateistle karşılaşmışımdır:
1. Medeni ateistler: Bunlar, Müslümanları tahkir
etmezler. Dini konularda tartışmazlar, iç barışı bozmazlar. Medenice hareket
ederler.
2. Agresif, radikal, SAYgısız, kırıcı, düşman,
terbiyesiz, edepsiz, ahlaksız, beyinsiz, âdi, bayağı, hırçın, kaba, hırgür
çıkartıcı ateistler. Maalesef böyleleri medyamızda da vardır. Ateist oldukları
için kendilerini üstün görürler, mecazî manada bir tür ırkçılık yaparlar.
Türkiye deki fitne ve fesatta bunların hayli tuzu biberi bulunmaktadır.
Osmanlı İslam Devleti bir Milletler birliği idi.
Osmanlıca da millet din, ümmet, cemaat manasına gelir. İslam milleti, Rum
Ortodoks milleti, Gregoryen Ermeni milleti, Latin Katolik milleti, Yahudi
milleti gibi. Müslümanlar cenazelerini kabre koyarken Resulullah ın
milletinden olarak derler. İslam da din ve millet birdir Osmanlılar, başka
dinlere mensup ehl-i zimmete büyük tolerans göstermişler; onların kimliklerini,
kültürlerini, lisanlarını örf ve adetlerini korumalarına izin vermişlerdir.
Kemalist rejim Müslümanlara bu hürriyeti vermedi.
1923 te kurulan Cumhuriyet bir İslam cumhuriyetiydi.
Anayasa nın ikinci maddesinde Devletin dini, Din-i İslamdır yazılıydı.
Dolmabahçe Sarayı nda, Hilafet tahtına Ankara Büyük Millet Meclisi tarafından
oturtulmuş bir Halife-i Müslimîn bulunuyordu. Mahkemelerde İslam kanunu olan
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye ile hüküm veriliyordu, hafta tatili cuma idi. Bütün
İslam kadınları tesettürlü idi, İslam medreselerinde icazetli hoca
yetiştiriliyordu, tekkeler açıktı zikrullah yapılıyordu
1924 te Halife Abdülmecid bin Abdülaziz Han Hazretleri
sürüldü ve Müslümanlar için kara günler başladı. Birtakım Derin Güçler İslam
Cumhuriyeti ni bir Selanikîler Cumhuriyeti haline dönüştürme faaliyetine
başladı İşte zamanımızdaki birtakım SAYgısızlar o günlerin nostaljisi
içindeler.
Türkiye deki bir buçuk milyon kripto Yahudi, bir buçuk
milyon kripto Haçlı bu ülkede azınlık olduklarını bilmeli ve çoğunluğu
oluşturan Sünni Müslümanların temel insan haklarını çiğnemeye kalkmamalıdır.
Türkiye deki egemen azınlık oligarşik vesayet rejimi
temellerinden çatırdamaktadır. Güçlü ve egemen azınlıkların realist olmaları,
insan haklarına saygı göstermeleri ülkenin huzuru ve azınlıkların bekası için
son derece önemli bir konudur.
Egemen azınlıklar İslam a ve ümmete saldırmayı
bıraksınlar
Müslüman çoğunluktan özür dilesinler
Yaptıkları zulümleri telafi etsinler
Allah Müslüman mı .. gibi geri zekâlıca söylemleri
bıraksınlar.
Allah Müslüman mı sorusu ne kadar aptalca bir sorudur.
Allah Hazret-i Muhammed i (Salât ve selam olsun ona)
insanlığa bir Haberci ve Elçi olarak göndermiştir. İnsanlığa kitab ve anayasa
olarak Kur an-ı Kerim i göndermiştir. Onun katında hak, doğru, gerçek din
İslamdır Allah Kur anda Dinde cebir ve ikrah yoktur buyurarak Yahudilere,
Hıristiyanlara, ötekilere din hürriyeti vermiştir.
Egemen azınlıkların bazı düşünürleri, düşünmezleri, yazarları,
sözde aydınları eski alışkanlıklarından bir türlü kurtulamıyor. Onlarda
vaktiyle Güney Afrika Cumhuriyeti nde apartheid ırkçı felsefesi hâkimdir. Bu
adamlar ve kadınlar Beyaz dır, çoğunluğu oluşturan Müslümanlar zencidir. Bu
kafanın Türkiye yi nasıl böldüğünü, toplumsal barış ve mutabakatı nasıl berhava
ettiğini görüyoruz.
Türkiye nin Müslüman çoğunluğu Selaniklilerin ve
müttefiklerinin şeytanî divide et imperia=böl parçala ve hükmet prensibi
uyarınca bin parçaya, hizbe, fırkaya, cemaate, İslamcılığa ayrılmış
bulunmaktadır. Bu parçalanmışlık elbette ilelebed sürmeyecek, gelecekte
Türkiye nin bütün Sünni Müslümanları bir İmam-ı Kebir e biat ve itaat ederek
tek bir ümmet haline gelecektir.
Birtakım SAYgısızların, Müslümanların ileride
birleşeceklerini ve çok güçlü olacaklarını düşünerek ayaklarını denk almaları
gerekir.
Eski kötülük ve zulümlerinden pişman olup İslam a ve
Müslümanlara SAYgılı oldukları takdirde bu ülkede soysal barış içinde
yaşayabiliriz.
Güney Afrika da zenci çoğunlukla barışan beyazları
düşünsünler.
SAYgısız saldırganlar en büyük zararı kendilerine
yaptıklarının bilincinde olmalıdır.
İkinci yazı
Olmak veya Ölmek
MERHUM üstad Necip Fazıl ya olmak, ya ölmek derdi.
Türkiyenin Sünnîleri de ya olacaklar, ya ölecekler.
Olmak ne demektir Şerhi yapılsa kocaman bir kitap olur.
Ya bütün mü minler bir İmam-ı Kebire biat ve itaat ederek
tek bir Ümmet olacaklar, yahut esaret ve zillete düşerek mânen öleceklerdir.
Müslümanlar ya alim ve fazıl olacaklar, yahut
öleceklerdir.
Ya ahlaklı ve faziletli olacaklar, yahut ölecekler.
Seher vakitlerinde mutlaka uyanık olacaklardır O vakitte uyku ölümdür.
Doğru ve dürüst Müslüman olacaklardır. Eğrilik, yamukluk,
sahtekarlık ölümdür.
Şimdiye kadar haram rantları kafirler yedi, bundan sonra
Müslümanlar yesin Ya öyle mi Haram
öldürür bilmiyor musun
Tefrika ölümdür
Cahillik ölümdür
Riba ve zina ölümdür
Emr-i mâruf ve nehy-i münker farzını terk etmek ölümdür.
Paraya, mala, zenginliğe tapmak ölümdür.
Cihad fi sebilillahı terk etmek ölümdür.
İsraf ölümdür. Müslümanlar ya kanaatli olacaklar, yahut
israf çukuruna düşüp öleceklerdir. En zeki, en kabiliyetli, en istidatlı, en
vasıflı, en güçlü çocuklarımızı subay, öğretmen, din hizmetlisi yetiştirmezsek
ölümlerden ölüm beğenelim.
Futbol kulübü tutar gibi cemaatçilik, hizipçilik,
fırkacılık, baronculuk yapmak dirilik değil, ölümdür.
Rüşvet almak ölümdür.
Tevhidî eğitim yapacak gerçek İslam Mektepleri açmamak
bir intihardır.
Bazen yiyecek bulamayıp da kuşağının altına yassı bir taş
koyan Nebiye (Salat ve selam olsun ona) iman ettiklerini söyleyenler, nedir bu
tıkınma, israf, marka çılgınlıklarınız
Bir delikten çıkan zararlı mahluk tarafından ikinci kere değil, bin kere sokulan Müslümanlar!..
Siz de hiç firaset ve basiret yok mudur
Ya camilerin mihraplarına gerçek imamlar koyacağız, yahut
öleceğiz.
Günde beş kez, mâbetleri cuma namazlarında olduğu gibi
dolduran cemaatler oluşturamazsak bize hür ve haysiyetli bir hayat yoktur.
Tek bir Ümmet içinde olmayan, musalli olmayan, sahih
itikada sahip bulunmayan, Muhammedî ahlakla mütehalli olmayan, alim ve arif
olmayan, firasetli olmayan, medenî olmayan Müslümanlar zaten bir tür ölümle
ölmüşlerdir.
Tercih bize aittir. Ya olmak, ya ölmek
26.04.2013