Savaşların komutanı, Terken Hatun

Abone Ol

Âmin Maalouf, “Semerkant” isimli eserinde, “Selçuklu

İmparatorluğu, dünyanın en güçlü devleti olduğu dönemde, bir kadın iktidarı

eline alma cüretini gösterebilmişti. Perde arkasına oturmuş, Asya’nın bir

ucundan diğerine orduları sevk ediyor, beyleri, vezirleri, kadıları, valileri

atıyor, halifeye yazılacak mektupları yazdırıyor ve Alamut’un reisine elçiler

gönderiyordu. Birliklere emirler yağdırdığını görüp de söylenen komutanlara:

“bizde savaşan erkeklerdir, ama kime karşı savaşacaklarını kadınlar söyler”

diyordu”.

Terken Hatun, Melikşah’ın en kıdemli eşi idi.

Evlendiklerinde Melikşah 9, Terken Hatun ise 11 yaşında idi.

Asıl ismi bilinmemektedir, Celaliye Hatun diye de anılır.

“Terken”, hükümdarlık yetki ve hukukuna sahip hatun anlamına

gelen bir unvandır.

Terken Hatun’un yaşadığı çağ, her biri birbirinden güçlü ve

renkli aktörleri ile adeta altın çağdır.

Vezir Nizamülmülk, İmam-ı Gazzali, Ömer Hayyam, Hasan

Sabbah’ın sahne aldığı çağ; olabildiğince zengin ama o ölçüle kanlı ve entrikalarla

kaplı idi.

Bu altın çağda neredeyse hükümdarla eşit yetkilere sahip

Terken Hatun, siyasetin hep kalbinde idi.

Karahanlı Hükümdarının kızı olduğu için, hükümranlık genini

doğmadan karakterinde taşıyordu.

Alparslan’ın oğlu Melikşah ile evlilik tarihini İbnü’l –Esir

1064 olarak verir.

Terken Hatun’un Melikşah’tan üç erkek bir kız çocuğu olur.

Kaynaklarda kızı Mah-Melek Hatun’a talip olan Halife’nin,

vezirini istemek için gönderdiğinde.

Melikşah veziri, Terken Hatun’a gönderir.

Yüklü bir mihr isteyen Terken, Halifenin başka eşi ve

cariyesi olmaması koşuluyla kızını verebileceğini bildirir. Böylece bin sene

evvel, tek eşliliği hayata geçirmiştir.

Hayatı, ünlü devlet adamı Nizamülmülk ile mücadele içinde

geçmiş.

Terken için kendi oğlu veliahtlığı hak etmektedir oysa

Nizamülmülk Melikşah’ın başka eşinden doğma Berkyaruk taraftarıdır.

Melikşah’ı etkilemeye çalışan Terken Hatun, Nizamülmülk ile

aralarını açmaya uğraşır, sonunda emeline ulaşır, Nizamülmülk gözden düşer,

çevresinde kimseler kalmaz. Dahası Hasan Sabbah’ın fedaisi tarafından

öldürülür.

Terken, kızının oğlu için de iktidar planlarından asla

vazgeçmez.

Hatta halife hayatta iken bile torunu Cafer’i halife

protokolü ile selamlar.

Melikşah’ın ani ölümünde bile devrin kaynakları eşi Terken

Hatun’u itham ederler. Çünkü her iki oğlunu veliaht yapma girişimlerini

başarmış ama çocukların ömrü yetmeyip erken vefat ettiklerinde bağrına taş

basmamıştır. Dört buçuk yaşındaki son oğlu Mahmut’un veliahtlığı için gözünü

bürüyen taht hırsı herkesin malumudur.

Eşi Melikşah’ın ölümünü bile gizleyen Terken, bir hafta

içinde cesedin kokması ile tarihçilerin dediğine göre onu bir yol kenarına

gömdürür. Halifeden oğlu adına hutbe okumasını isteyen Terken, Gazzali’nin ve

halifenin muhalefeti ile karşılaşır. Fetva açıktır, “küçük bir çocuğun sultan

olma ehliyeti yoktur”.Ne ki kafasına koyduğunu başaran Terken, bu hutbeyi de

söke söke kopartır.

Üvey oğlu Berkyaruk ile savaşmaktan kaçınmayan Terken,

üzerine bir ordu gönderir ama mağlup olur. Berkyaruk Isfahan’ı kuşattığında

onunla anlaşma yapar,500 bin dinar verir, Isfahan ile çevre illeri dışındaki

Berkyaruk saltanatını tanır.

Yenilgiyi hazmedemeyen Terken, kimi sultanlara mektuplar

yazarak kendilerinden yardım ister, evlenebileceği ve saltanatı ortak

yürüteceği önerisi sunar. Bunlardan biri de Azerbaycan sultanı aynı zamanda

Berkyaruk’un dayısı olan Yakuti’dir. Yakuti yeğeni ile olan savaşta yenilir.

Terken onu Isfahan da kahraman gibi karşılar. Oğlu ile birlikte adına hutbe

okutturup para bastırır. Evlilik arifesinde iken kumandanlar bu evliliği

onaylamadıkları için gerçekleşmez.

Fakat başka ordular göndermekten vazgeçmez. Savaşan

erkeklere emri veren bu hırslı kadın her yenilgiden sonra adeta daha da

acımasızlaşır. Taht üzerinde hesapları olan kayınbiraderi Tacüddevle Tutuş ile ordularını

birleştirmek üzere yola çıkar. Ne ki beklenmedik bir hastalıkla geri döner çok

sevdiği Isfahan’da ölür. Şaibeli bir ölüm müdür, Nizamülmülk’ün bağlılarının

parmağı mı vardır. Isfahan, Semerkant, Maveraünnehir uzun zaman Terken’i

konuşur.

Onun için yapılan görkemli eserler bugün hala ayaktadır.

Bağdat’ta Terken Hatun Medresesi, Isfahan Mescidi Cuması kompleksindeki sanat

harikası bölüm, bu efsane kadın için 1088 de özenle inşa edilir.

Kim bilir bizlerde doğan kızlarımıza onun hatırasını

yaşatmak için belki de aynı anlama gelen “Türkan” adını vermekteyiz.