BİR kurumda temizlik elemanı olarak çalışan hanımefendi,
elindeki paspası hızla çekiyor ve Ruslar bizimle savaşacakmış, ben buna güler
geçerim. Gelsinler de Türkün gücünü görsünler bakalım. Bizim ne kadar güçlü ve
cesur olduğumuzu bilmiyorlar herhalde. Biz onlara öyle bir ders veririz ki, bir
daha toparlanamazlar Kadın kırk yaşın üstündeydi. Türkçesi güzeldi ve
eskilerin deyimiyle görmüş geçirmiş birine benziyordu. Fakat o kadar öfkeliydi,
her seferinde elindeki paspası hızla yere çalıyor ve öfkesini atmaya
çalışıyordu. Bir süre izledim ve sonra şöyle bir soru sordum:
Savaş olsa biz yoksullar nereye gidebiliriz, nasıl
koruruz çocuklarımızı Çünkü savaş çok yıkıcı bir şeydir, Allah bizi ve bütün
İslam alemini böyle bir afetten korusun. Ekranlarda boy gösterip gerekirse
savaşırız diyen siyasiler, iş adamları ve toplumun üst kesiminde yer alan hemen
herkes savaş olursa hiç vakit kaybetmeyip, soluğu yurt dışında alacaklardır.
Biliyor musun, savaşın yükünü yine biz yoksullar taşıyacağız. Onların çocukları
yurt dışında istedikleri hayata yaşarken, toplumu kurtarmak bizim yoksul
çocuklarımızın görevi olacak. Savaş bize acı, ölüm ve yoksulluk dışında hiçbir
şey getirmeyecek dedim. Kadın zeki birine benziyordu elindeki paspası bıraktı
ve keskin bir ifade ile Haklısın be bacım, olan yine bize olacak. Suriye den
geldiler ve bizim ülkemizi sığındılar peki öyle bir şey olsa biz nereye
gideceğiz dedi. Kadın toplumun müşterek ezberlerinden biri olan ifadeleri
tekrar ederken aniden irkilivermişti. O aslında söylediği şeyin asılsız
olduğunu kendisi de biliyordu fakat yukarıdan bir şey söyleniyorsa tekrar
edilmeydi, onlar her şeyi bizden daha iyi bilirlerdi. Sokaktaki vatandaşımızın
durumu da bundan pek farklı değil. Savaşırız kazanırız, ezer geçeriz demekten
kendilerini alıkoyamıyorlar. Oysa savaş bir yıkımdır ve sonu ölüm, işkence
yoksulluğa çıkar.
Savaş insanların yakınlarını kaybetmesi, kalben ve
bedenen yara alması demektir. Acı ve şiddeti içerir. Hüznün her türlüsüne rastlarsınız
savaşlarda. Savaşın bıraktığı tahribat sadece bugünümüzü değil yarınları da
içine alır.