Savaş ve sömürünün öncüleri: Misyonerler

Abone Ol

TÜRKİYE, Suriye, Irak, Mısır gibi ülkelerde ciddi bir

süreç yaşanıyor. Şehirler bombalanıyor, evler yıkılıyor, terör ve şiddet her

yeri kasıp kavuruyor. İnsanlar perişan. Akan kan bir türlü dinmiyor. İnsanlar

dayanılmaz acılar içinde kıvranıyor. Nicesi ev ve yurtlarını terk etmek zorunda

kalıyor. Türkiye de can kaybı yaşanmayan gün yok gibi.

     Bu acıları

fırsat bilip yaşananlardan menfaat devşirmek isteyenler de var. Misyonerler,

başta Suriyeli kardeşlerimiz olmak üzere, çaresizlik içinde kıvranan zavallı

insanların peşine düşmüş durumda. Koyun can derdinde, kasap et derdinde.

     Misyonerliğin

tarihi Hıristiyanlık kadar eski. Misyoner, bir dini başkalarına ikna için özel

görevle yetkilendirilmiş insan. Hıristiyanlık taassubunun ürünü! İlk misyoner

Pavlus. (M. S. 5 - 67)

     Hıristiyanlık

daha çok Batı da yayıldığı için, misyonerler Batı nın sömürgecilik kültürünü de

üstlendiler. Hedefleri bütün dünyayı Hıristiyanlaştırmak! Aslı bozulmuş

İncil den söz edildiği için misyoner deyince Hıristiyanlık anlaşılır. Din

telkininin daha üstünde görevleri var. Batı, ülkelerinin birliğini bu kanaldan

da sağlamaya çalışıyor. Misyonerliği emperyalizmle (sömürgecilik) birlikte

yürütüyor.

     Osmanlı

döneminin çatışma ve isyanlarında misyonerlerin büyük rolü vardır. Hatta Londra

Misyoner Teşkilatı, Osmanlı nın yıkılması çalışmasıyla doğrudan ilgilenmiştir.

    Emperyalistler; casusluk ve misyonerlik yoluyla hedeflerine ulaşmaya

çalışmaktadır. Silah kaçakçılığı ve silahlı faaliyetler yapmakta; İslam

dünyasında fitne ve fesadı körüklemektedirler.

MİSYONERLİK BİR

TEHDİTTİR

MİSYONERLER; hedeflerine ulaşma aracı olarak kolejler,

yabancı dil okulları, kreşler, anaokulları gibi kurumları; film, kitap, broşür

gibi iletişim araçlarını tanıtım için kullanıyorlar.

Misyonerlik faaliyetleri her ülke için ciddi bir

tehdittir. Kenya nın ilk başbakanı Kamau Kenyatta, Afrika ülkelerinde

misyonerlerin sömürüde ulaştıkları boyutu şöyle anlatır: Misyonerler Afrika ya

geldiklerinde bizim elimizde topraklarımız, onların elinde İncil vardı. Bize

gözü kapalı dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda topraklarımız

onların eline geçmiş, bizim elimizde de İncil kalmıştı.

Misyonerler, 1965 ten beri Vatikan projesi olarak,

dinlerarası diyalog ve ılımlı İslam söylemleriyle kapsamlı bir faaliyet ortaya

koydular. Diyalog ve sevgi söylemlerini amaçlarına ulaşmak için bir kılıf ve

olta olarak kullandılar.

Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı zor bir süreçten

geçerken misyonerler, ajanlar ve şüpheli kişilere karşı çok dikkatli olmalıyız.

Kurt dumanlı havayı sever. Bu ortam onların faaliyet atmosferi ve tuzaklarına

elverişlidir. Karışıklık ortamını fırsata dönüştürmek istedikleri açıktır.

Toplumda fitne ve ihtilaf çıkarma, çatışma ve savaşları

teşvik etme, halkın maneviyatını kırma gibi yöntemlerle sömürü zemini

hazırlamak misyonerlerin başlıca faaliyetleri arasındadır.

Her alanda güçlü olmak zorundayız. Osmanlı nın güçlü

olduğu dönemlerde misyonerler bir varlık gösteremedi. Sözde aydınların Batı

özentisine kapılması misyonerlerin işini kolaylaştırdı.

MİSYONERLERE

DİKKAT!

emniyet Genel Müdürlüğü ne konuya gösterdiği duyarlılık

sebebiyle teşekkürlerimi iletiyorum. 8 Ocak 2016 da özel ve gizli

ifadesiyle il emniyet müdürlüklerine gönderdiği yazıda, yoğun misyonerlik

faaliyetiyle karşı karşıya olduğumuz vurgulanıyor; Bu faaliyetlerin daha çok

mülteci durumundaki Suriyelilere hedef aldığı (Milli Gazete, 2. 1. 2016)

anlatılıyordu.

Sadece bu örnek bile olayın vahametini anlatmaya

yetecektir, sanıyorum. Canını kurtarmak için mülteci durumuna düşmüş kardeşlerimizi

Batılıların insafına bırakamayız: Müslüman Müslüman ın kardeşidir; ona

zulmetmez; yardımsız bırakmaz; düşmana teslim etmez. (Buhari).

Rabbimiz kâfirlere uymanın ne kadar büyük bir tehlike

olduğu konusunda uyarıyor: Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin

geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanlardan olursunuz. (Al-i

İmran, 149).

İslam, mensuplarına şeref ve izzet kazandırır. Koskoca

İslam dünyası bencil ve paylaşma duygusundan habersiz olan Batılıların insafına

terk edilemez.

Yöneticilerimiz, terör örgütlerinin büyük bir tehlike

olduğunu bildikleri halde; onlara silah verip güçlendiren Batı ülkelerini dost

ve müttefik görme gafletini hâlâ sürdürüyorlar. Tetiği çekenlere karşı tedbir

alıp silahı vereni dost bilmek ne büyük basiretsizlik!

Müslümanların durduğu yer önemli! Hâlâ sırtımızdan

hançerleyenleri fark etmeyecek miyiz Türkiye nin yeri Müslümanların yanıdır.

Bizim AB ve BOP içinde işimiz ne Onlar inanç ve hedeflerine uygun

kurumsallaşmışlar. Bizim görevimiz kendi kurumlarımızı oluşturmak değil midir

Onlar Hıristiyanlarla birlik oluşturmuşlar. Bizim görevimiz oraya burnumuzu

sokmak değil; Müslüman ülkelerle İslam Birliği ni kurmaktır. Misyonerlerin

tuzaklarını boşa çıkarmak buna bağlıdır. Gaflet uykusundan ne zaman uyanacağız