Savaş ve Barış

Abone Ol

Barıştan yana olmak, barışı istemek elbette güzel. Ama yeryüzünde barışın değil savaşların hakim olduğu da bir gerçek. Barış, özgürlük, demokrasi ve insan hakları diye diye ülkeler işgal  ediliyor milyonlarca insan bu işgaller  sonrası hayatını kaybediyor. Buna rağmen tüm dillerde barış tüm dillerde barış şarkıları. Bu bir tezat değil mi Bu ikiyüzlülük olmaz mı Bunların da ötesinde uyutma amaçlı bir propaganda anlamına gelmez mi  

Bu noktada yeryüzünü fesada veren, kana ve gözyaşına bulayan güçlerin bizlere hep barıştan söz  etmeleri kendi cinayetlerini örtmeye yönelik bir taktik olamaz mı

Ellerdindeki silah gücüne güvenerek dünyayı kana bulayanlar karşısında mazlum milletlerin barış şarkıları ile uyutulması akan kanı durduracak mı yoksa zalimleri daha da azdıracak mı/azdırmıyor mu

Muhtemel saldırıları önlemek, saldırı niyeti olanları caydırabilmek için silaha ihtiyaç var. Yani silahlanmak gerekiyor... Silahlanma yarışının olduğu bir dünyada barıştan söz etmek gerçeğe uygun olur mu

Yeri geldiğinde savaşı göze alamayan ülkelerin bağımsızlıklarını korumaları nasıl mümkün olacak

Kaldı ki, bugün bir vatana sahipsek bu vatan milyonlarca şehidin bu uğurda canlarını seve seve verebilmelerinin sonucu oluşmadı mı Çanakkaleye gelen düşmanlar karşısında bırakın istedikleri yere gitsinler mi diyecektik Boşuna mı verdik 250 bin şehidi.

Terör olayları karşısında hergün verilen şehitler yüregimizi yakarken aman savaş olmasın diye olayların gelişmesini mi seyredeceğiz Savaşmayacak mıyız

Elbette barıştan yana olacağız. Ama, bu barıştan yana oluşumuz savaştan korkmaya, vatan için ölümden çekinmeye yolaçmamalıdır. Barışın sağlanması için gerektiğinde savaşı göze almak, savaş çığırtkanlığı olamaz Tarih boyunca bu toprakları bizlere vatan olarak bırakabilmek adına kanlarını ve canlarını veren şehit ve gazilerimizin hatırasına  saygının gereğidir.

Savaşı göze almadan, bunun için her türlü hazırlığı yapmadan barıştan söz etmek fazlaca bir anlam ifade etmez.

Millet Meclisinin aldığı sınır ötesi operasyon kararının ardından tüm askeri birliklerimiz harekata hazır vaziyette beklerken  konuşmalarda sürekli barıştan söz edilmesi bir çelişki değil midir

Bir avuç teröriste ve destekçilerine aman savaş olmasın diye karşılık verip hadlerini bildirmeyecek miyiz Akan kanın durdurulması için olayları seyretmek mi gerekiyor

Tekrar ediyorum savaş çığırtkanlığından yana değilim ama milletlerin onurları ile ayakta kalabilmeleri yeri geldiğinde vatanları için savaşabilen ve canlarını verebilen evlatlara sahip olmaları ile mümkündür. Yoksa savaşmaktan korkan bir toplumun düşmanları karşısında ayakta kalması mümkün olmaz. Kaldı ki, hep biz barıştan söz ediyoruz, buna karşılık düşmanlarımız sürekli saldırıyor, canımızı yakıyorlar. Bu bakımdan bugün barıştan söz edilecek gün değildir.

Bir takım sahte sloganlarla 10 binlerce kilometra uzaktan sınırlarımıza kadar gelen emperyalist güçlerin yaptıklarını göre göre bizim hep barışçılık oynamamız dünyanın gerçeği ile bağdaşmıyor. Dünyayı emirleri altına  almayı hedeflemiş olan emperyalist güçler bizleri barış şankıları ile oyalıyor olamazlar mı