SATİRİK KARİKATÜRLE İSLAM KARŞITLIĞI

Abone Ol

Viktoryan ve Edwardian dönemleri İngiliz toplumunu

hicvetmeyi amaçlayan Tomas Gibson Bowles yönetimindeki haftalık karikatür

dergisi Vanity Fair litografik baskı tekniğiyle hazırladığı vinyetlerle

adından sıkça söz ettiriyordu. Sir Leslie Ward ın kırk yıl boyunca Spy

imzasıyla çizdiği 1325 karikatür sayesinde Vanity Fair dergisinin geniş

kitleler tarafından tanınmasına vesile olmuştu. James Tissot un 30 Ekim 1869 da

çizdiği satirik Sultan Abdülaziz karikatürü Osmanlı sultanını aşağılayıcı

nitelikte idi. Bu karikatür, diplomatik krize neden olan bu karikatür

Avrupalıların Osmanlı Devleti ne bakış açısını ortaya koyan önemli görsel delil

niteliğinde idi.

Vanity Fair ile başlayan ve Müslümanları küçük

düşürmeye yönelik karikatürler, büyük bir hızla Avrupa nın değişik ülkelerinde

de yayınlanmaya başlandı. Özellikle cennet mekân Abdülhamit Han, Avrupalıların

en çok karikatürünü çizme gereği duydukları önemli şahsiyetlerin başında yer

alıyordu. Punch dergisi başta olmak üzere, birçok Avrupa dergisi, hemen hemen

her neşriyatta Sultan Abdülhamit in karikatürlerine yer vererek kendisine karşı

duyulan kin ve nefretin canlı tutulmasına azami gayreti göstermeye çalışıyorlardı.

Geçmiş dönemde Avrupalıların Müslümanlara karşı nasıl bir

bakış açısına sahip oldukları büyük ölçüde dönemin karikatürleriyle kolayca

anlaşılmaktadır. Bugün, Batı da hızla yaygınlaşan İslamofobia ile birlikte

hiciv nitelikli Müslümanları ve değerlerini aşağılayıcı karikatürleri geçmişle

kıyasladığımızda asıl bakış açısında hiçbir değişikliğin olmadığı gayet açık

şekilde ortaya çıkmaktadır.

30 Eylül 2005 te Danimarka gazetesi  Jyllands-Posten in editoryal vasıtasıyla

yayınladığı dokuz karikatürün büyük çoğunluğunda Hz. Muhammed in (S.A.V.)

resmedilmesi tamamen provakatif amaçlı bir yayın idi. Nitekim bu yayın bütün

İslam dünyasında büyük infiallere neden olmuştu.

Fransız hiciv dergisi Charlie Hebdo nun 2011 yılında

yayınladığı Şeriat Hebdo kapağı ve bir yıl sonra Fransa da Müslümanları küçük

düşürücü  Innocence of

Muslims (Müslümanların masumiyeti) büyük infiale sebep olmuştu. 7 Ocak 2015 te

vuku bulan şiddet olayından sonra, Charlie Habdo nun bu sefer de Laurent

Sourisseau imzasıyla Aylan Kürdi nin kıyıya vuran cansız bedeni üzerinden

Tripoteur (Tacizci) yeni bir nefret ve ötekileştirme tartışması başlatan

hiciv nitelikli karikatür, Batı nın Müslümanlara yönelik yaklaşımının kötü

tezahürünü bir kez daha ortaya koymuştur.

Hatırlanacağı üzere, Hz. Muhammed i (S.A.V.) konu alan

karikatürleri yayınlayan Jyllands-Posten in Müslümanlardan özür dilemesi için

Danimarka daki 11 Müslüman ülke büyükelçisi ve İslam Konferansı Teşkilatı

başkanının başbakan Andres Fogh Rasmussen e sundukları mektuplara rağmen özür

dilenmediği gibi, bunu ifade özgürlüğü içerisinde değerlendirerek olayı örtbas

etmeye çalışmışlardı.

Oysaki the Guardian a göre, aynı derginin editörü, Hz.

Muhammed (S.A.V.) karikatürünün yayınlanmasından iki yıl önce karikatürist

Christoffer Zieler e yazdığı mektupta çizmeyi düşündüğü Hz. İsa karikatürünün

okuyucular üzerinde hoşnutsuzluk ve infial oluşturacağını ifade ederek

yayınlanmamasını sağlamıştır.

Keza, İslam karşıtı politikalarla ön plana çıkan Hollanda

Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders, Charlie Hebdo tarafından yayınlanan

Müslümanlara yönelik satirik karikatürleri zaman zaman televizyon kanallarında

izleyicilerle paylaşması Batı da yaşamakta olan Müslümanlara karşı dışlayıcı

politikaların birer parçası niteliğinde olsa gerek.

Anlaşılan o ki, İslam a yönelik hakarete varan en sert

ifadelerle İslam a atıfta bulunan ve nefret suçu işleyen Geert Wilders gibi

politikacı, yazar-çizer ve fikir adamlarının söylemleri, fikir özgürlüğü

bağlamında aklanmaya çalışılırken, asıl Aylan Kurdi gibi bir masum çocuğun

bedeni üzerinden nefret yaymaya çalışmak suç değilse nedir