Sarin gazı kullanıldı ama kimin kullandığı belli değil!..

Abone Ol

Suriye de kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını

araştıran Birleşmiş Milletler (BM) heyeti nihayet raporunu Genel Sekretere o da

ilgili ülkelere ulaştırmış. Rapora göre Suriye de kimyasal silah kullanıldığı

kesinmiş, bu yönde ikna edici deliller varmış. Kimyasal silah kullanıldığı

kesinmiş ama raporda bu silahları hangi tarafın kullandığına dair tek bir cümle

bile yokmuş. İyi de Suriye de kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını tespit

etmek için BM heyeti göndermeye gerek yoktu ki Ortada hayatını kaybetmiş bin

300 insan vardı ve bu insanların durumunu, evlatlarını kaybetmiş babaların

cansız bedenlerini kucakladığı çocuklarını televizyon ekranlarından izledik.

Kısacası, BM heyetinin görevi Suriye de kimyasal silah kullanılıp

kullanılmadığının tespiti ile bitmiş olmuyordu. Bunun için günlerce çalışmaya

gerek yoktu. BM heyeti Suriye ye bizim bildiğimiz kadarıyla kimyasal silah

kullanılıp kullanılmadığını tespitin ötesinde bunun sorumlularını belirlemek için

gitti Suriye de işlenmiş cinayetler var. Bunun için araştırmaya gerek yok.

Önemli olan bu cinayetlerin sorumlusunu tespit etmekti. Daha doğrusu bu

cinayetlerin sorumlusu herkes tarafından biliniyor ama bunun delillendirilmesi

gerekiyordu Zaten Esad da yaptığı açıklamalarda kimyasal silah kullanmadım

cümlesini bir kez kullanmadı. Yani, sükut ikrardan gelir misali suçu

kabullendi. Buna rağmen hukuk açısından bunun delillendirilmesi için BM heyeti

araştırma yapmaya gönderildi. Sonuçta ortaya öyle bir durum çıktı ki, bir suç

var ama suçlu yok. Böyle oluca kim cezalandırılacak Hiç kimse Zaten Obama ile

Putin arasında varılan anlaşmada bunu öngörmüyor mu Yani katile Cinayet

aletini teslim et onları imha edelim, seni de bu iyi niyet gösterin (!)

karşılığında cezalandırmayalım denmiş olmuyor mu

Kimyasal silah konusunda suçluyu gizlemeye çalışan BM

konvansiyonel, diğer bir ifadeyle klasik silahlar konusunda suçluyu açıkça ilan

ediyor. BM Uluslararası Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Paulo Sergio

Pinheiro, Suriye nin her yerinde sivillerin her gün ayrım gözetilmeksizin hükumet güçlerince

bombalandığını, pek çok kasaba ve köyün kuşatma altında olduğunu belirterek bu

cinayetlere karşı harekete geçilmesi tartışmaları sürerken 21 Ağustos ta

meydana gelen kimyasal silah saldırısı iddiasının ardından müdahale

tartışmalarının ortaya çıktığını söylüyor. Pinheiro nun kimyasal silah

sildırısını iddia olarak nitelendirmesi de bir başka çarpıklığı sergiliyor.

Görünen o ki, BM nin Suriye konusunda yapacağı fazla bir

şey yok Belki bu yüzden raporda Esad ın cezalandırılmasını engellemek

hususunda bir yandan kimyasal silah kullanıldığı belirtiliyor, öbür yandan

suçlu ortaya konulmuyor. Bir yandan da konvansiyonel silahlarla 100 bin kişinin

hayatını kaybetmiş olması da ABD ve Rusya yı  fazla ilgilendirmiyor. Böyle olunca da BM nin görevi Esad ı kimyasal

silah kullanımından aklamak, buna karşılık konvansiyonel silah kullanımı ile

suçlamakla sınırlı görülüyor.

***

28 Şubat- Postmodern Bir Darbenin Anatomisi

Milli Görüş Davasının emektarlarından Şevket Kazan Ağabey

4 ciltlik Refah Gerçeği kitabının ardından 28 ŞUBAT-Postmodern Bir darbenin

Anatomisi kitabını okuyucuları ile buluşturdu. Hemen okumaya başladım. Ancak

576 sayfalık bu kitabı roman okur gibi okuyup geçmem mümkün olmadığı

için,geçmişi yeniden gözümün önünde canlandırarak okuyacağım.Okuyucularım ile

paylaşmak istediğim hususları köşeme taşıyacağım.Kitap baştan sona belgelerle

tarihe şahitlik ediyor.Bu belgelerden birisi de Erbakan Hocamızın 10 Ekim 1996

Perşembe günü TRT den yayınlana İcraatın İçinden programındaki konuşması.Kısa

bir bölümü sizlerle paylaşmak istedim:

Ulusal onur hislere mağlup olarak, bağırıp çağırarak

korunmaz. Ulusal onur aklımıza ve hislerimize sahip olup yanlı hareket edenleri

doğru yola getirmekle korunur. Ulusal onur, düşmanları ve düşmanlıkları

artırarak değil, doğruları kabul ettirtip hataları düzeltmek ve ulusal davamızı

destekler hale getirmek suretiyle korunur.

Devlet adamı nasıl olunacağının tarifi gibi bir konuşma

değil mi