Sarıkamış ve ihtiraslı yöneticiler

Abone Ol

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM!

Tarih, ders ve ibret verici nice olaylarla dolu!

Sarıkamış faciası bunlar arasında. Yöneticilerin ihtiras ve tecrübesizliği yüzünden

şehit edilen 90 bin vatan evladının dramatik destanıdır Sarıkamış.

Tarih şuuruna sahip olanlar düşmanlarının tuzağına

düşmezler. Kahramanların gerçeğini de bilmeliyiz, sahtesini de. Kahramanlarını

tanımayan milletler yeni kahramanlar yetiştiremez.

Osmanlı Devleti son döneminde büyük toprak kaybına

uğradı. 1877 - 1878 Osmanlı- Rus Savaşları bunlar arasında. Trablusgarp ve

Balkan Savaşları da öyle! Osmanlı nın yenilgilerinde, düşmanlarına özenen sözde

aydınların ve ihtiraslı yöneticilerin rolü büyük!

Yine Osmanlı nın son zamanlarında yabancıların etkisiyle

orduyu gençleştirme düşünceleri yaygınlaştı. Bu atmosferde aşırı Alman

hayranlığıyla tanınan Enver Paşa nın çok hızlı yükselişini görüyoruz. Enver

Paşa olayları sevk ve idare eden bir pozisyonda görünmesine rağmen, gerçekte

Almanya nın figüranlığını yapmıştır.

Enver Paşa nın hızlı yükselişinde o dönemde etkili olan

İttihat ve Terakki ye katılması ve emperyalistlerle işbirliği içinde olmasının

rolü büyüktür. Alay komutanlığı bile yapmadan yarbaylığa yükselmiştir. Kısa bir

süre içinde general olmuş ve Harbiye Nazırlığı na terfi etmiştir. Almanlarla o

kadar içli dışlıydı ki, Almanya dan gelen askeri malzemeler Enverland -

Enver in ülkesi adresiyle Türkiye ye ulaşırdı.

Enver Paşa ve çevresi, 22 Aralık 1914 te Osmanlı

ordusunun yorgun, silah ve erzakının yetersiz olduğu bir dönemde Ruslara karşı

Sarıkamış Harekâtı nı başlattı. Elden çıkan toprakları geri alarak itibar

kazanma hırsına kapıldı. Kış ortasında, karla kaplı dağlara, yolu olmayan

araziye askerini sürdü. Askerde ancak yazlık elbiseler vardı. Bir hafta süren

harekât büyük faciaya dönüştü.

SERDEN GEÇENLERİN DESTANI

Siyonistler 1897 de Basel de toplanarak 100 senelik hedef

belirlediler. Bunu dikkate almadan o dönem tarihini sağlıklı değerlendiremeyiz.

Sarıkamış Harekâtı na karar veren paşalar Batı nın ideallerini gerçekleştirmek

için kurulmuş İttihat Terakki cemiyetine mensuptu. Bunlardan Enver ve Talât

Paşalar Alman; Cemal Paşa ise Fransız hayranıydı.

Anadolu nun yiğit evlatları Sarıkamış Harekâtı nda yüksek

bir fedakârlık örneği ortaya koydu. Baş başa bağlı anlayışıyla ülkelerini

savundular. Allah ın dini üstün gelsin, toprağıma düşman eli değmesin, diye

ölümü göze aldılar. Allah ve Resulü nün (sav) müjdelediği şehitlik rütbesine

ulaştılar.

Eksi 45 derecede yazlık elbiseleri, yırtılmış

çarıklarıyla mücadele verdiler. Komutanlarına itaat ettiler; düşmana sırt

dönmediler;  Allah yolunda cihadın

hakkını verdiler. Kadim değerlerimize sarıldılar. Aşırı soğukta donup bedenleri

karlar üstüne düşünceye kadar savaştılar. Ümmetin yüz akı oldular. Dünya

onların yaptıklarına hayran oldu.

Bu ibretlik hadise, toplumuna, değerlerine yabancılaşarak

düşmanlarının gözüne girmeye çalışanların ülkelerine sürükledikleri acı akıbeti

ortaya çıkardı.

Enver Paşa Sarıkamış la ilgili haber ve yayınları

yasakladığından facianın büyüklüğü ancak uzun seneler sonra anlaşılabildi.

Olaydan 1 sene sonra Ermeni tehcirini başlatmak zorunluluğu doğdu; 4 sene sonra

da Sultan Abdülhamit tahttan indirilerek Selânik e sürüldü.

DEVLET ADAMI İTİDALLİ OLUR

Sarıkamış hadisesi bize, yöneticilerin ihtiraslı değil,

itidalli olması gerektiğini öğretti. Düşmanlarımızın çıkarlarına alet

olmamaları konusunu hatırlattı.

Kendi milli ve yerli duruşunu bırakarak yabancılara

özenenler hem kendilerine, hem de ülkelerine zarar veriyorlar. İttihat ve

Terakki artığı söz konusu 3 paşa Osmanlı yı 1. Dünya Savaşı na soktu. Ülkemize

Sarıkamış faciasını yaşattı. Bunlardan Enver Paşa Türkistan da bir çatışma

sırasında 40 yaşındayken öldü. Talât Paşa bir Ermeni suikastçısı tarafından 47

yaşında; Cemal Paşa da Rus Gizli Servisi nce 50 yaşında öldürüldü. 3 günlük

ömür, yalancı şöhrete aldanarak makam ve mevki ihtirasına kapılmaya değer

miydi

Sarıkamış faciası nesilden nesle aktarılması gereken

ibretlik derslerle doludur. Bu görevi, her sene Sarıkamış ta gerçekleştirdiği

anma programlarıyla en güzel şekilde yapmaya çalışan Anadolu Gençlik

Derneği nin kıymetli yöneticilerine teşekkür ediyorum.

Bugün de düşmanlarımızla işbirliği içine girenler

kendilerine yazık ediyorlar. Bağımsız bir ülke AB uyum yasası çıkaramaz.

Müslüman bir ülke AB Bakanlığı kuramaz. Ortaokul ve liselerdeki taze beyinlere

AB nin faziletlerini (!) öğreterek vatan evlatlarının kimliksizleştirilmesi

için çalışamaz. Düşmanlarının yanında şeref ve itibar arayamaz. Müslüman bir

ülkenin yeri Müslümanların yanıdır. Tabii olan budur. Yabancılaşma bir ülkeyi

tabii mecrasından saptırır.

Tarih, toplumuna ve değerlerine yabancılaşanların hazin

sonunu apaçık ortaya koymaktadır. Ülkemizi tabii mecrasından uzaklaştırma gafletine

düşenler akıbetlerine hazırlansınlar.