Şapka düştü, kel göründü

Abone Ol

Fenerbahçe’de huzursuzluk aldı başını gidiyor. 3 Temmuz

sürecinde camiada yaşanan birlik beraberlik Alex de Souza’nın gönderilişiyle

tepetaklak olmuştu. Sadece o süreçte Avrupa’da alınan başarılı sonuçlar

gerilimi biraz olsun ertelemişti. Ligde alınan kötü sonuçlar Aziz Yıldırım ve

Aykut Kocaman’ın tutarsız kararları, pamuk ipliğine bağlı olan taraftarla

yönetimin bağını tamamen kopardı. Bu saatten sonra Fenerbahçe taraftarları ile

yönetimin arasındaki birlik beraberlik eskisi gibi olmaz. Başkan Aziz Yıldırım

arabası ile geçerken protestoculara arabasının camını açarak “boşuna k….

yormayın. Ben ne dersem o olur!” taraftarlar da “Fenerbahçe babanın çiftliği

değil!” diye cevap veriyor. Oysaki bundan 6 ay önce her şey ne kadar güzeldi!

“Aziz Başkan” cezaevindeyken Fenerbahçe taraftarları haksızlıklığa

uğradıklarını düşündüklerinden Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü

olduklarını herkese göstererek başkanlarının arkasında dimdik durdular; adeta

başkanlarının önünde kalkan olarak camianın ayakta durmasını sağladılar. Peki

şimdi ne mi oldu “Şapka düştü, kel göründü.” Kısacası Fenerbahçe’de sevgi

ortamı bitti.

***

Fenerbahçe taraftarını, ne kulüp tarihinin Avrupa’da en

başarılı sonuçlarını yaşatan Zico’nun gönderilişi, ne yapılan yanlış transfer

politikası, ne de alınan kötü sonuçlar üzmüştür. Fenerbahçe taraftarını kulübün

efsanesi olarak gördükleri Alex’in bir hafta önce heykelini dikip bir hafta

sonra sudan bahanelerle gönderilişi üzmüştür. Özellikle Aykut Kocaman’ın Alex’e

karşı tavrı, başkanın ona destek olması ve tercüman Samet’i de alarak basın

açıklaması yapması Fenerbahçe taraftarını rencide etmiştir. Fenerbahçe

taraftarı ve başkanı arasında büyük çatlak oluşmuştur.

Geçmişi şöyle bir düşünüyorum da Aykut Kocaman kulüp

tarihinin en sevilen ve adına şarkılar yapılan taraftarın gönlündeki bir

futbolcuydu. 95 yılında Trabzonspor maçında attığı golden sonra şampiyonlukta

büyük pay sahibi olmuş fakat “Attığım gole sevinemiyorum, çünkü Trabzonspor

taraftarı üzülüyor” diyerek fair play’a yakışır bir açıklama yapmıştı.

Kocaman’ın bu açıklamaları sarı-lacivertli taraftarın tepkisi çekmiş, “O golü

atmasaydın biz üzülecektik” diyerek Kocaman’a sitem etmişlerdi. Şampiyonluk

kupasını kaldırdıktan sonra dönemin başkanı Ali Şen tarafından kulüpten

uzaklaştırılan Oğuz- Aykut ikilisine en büyük desteği yine sarı lacivertli

taraftarlar vermiştir.

***

Oğuz takımda her ne kadar “imparator” olarak bilinse de

Aykut Kocaman, Oğuz’a nazaran taraftarlar tarafından daha çok sevilmiş ve adına

şarkılar yapılmıştı. Yıllar sonra Aykut Kocaman Fenerbahçe’ye önce sportif

direktör, sonra da teknik direktör olarak göreve başladı. Kocaman’ın takıma

oynattığı futbol hep eleştirilse de, kötü sonuçlar alınsa da taraftarlar

desteğini ondan hiç esirgemedi. Andre Santos, Cristian, Stoch, Emre Belözoğlu

ile polemik yaşaması taraftarın gözünde Kocaman’a olan sevgiyi bitirmedi. Ne

zaman Aykut Kocaman, Alex’in gitmesinde büyük pay sahibi oldu, taraftarlar

Kocaman’a o zaman sırtını döndü. Çünkü Aykut Kocaman tıpkı kendisine yapıldığı

gibi kulübün en değerli futbolcusunu haksız yere takımdan uzaklaştırmış, onu

sevenleri üzmüştü. Bu dakikadan sonra alınacak her kötü sonuç Aykut Kocaman’a

yol-su-elektrik olarak geri dönecekti ve dönmeye de başladı.

Fenerbahçe’nin Aykut Kocaman’ın yönetiminde ezeli rakibi

Galatasaray’a karşı Kadıköy’de galibiyeti yok. Özellikle son iki sezonda

Galatasaray’ın bariz üstünlüğü ile geçen karşılaşmalar Fenerbahçe

taraftarlarını fazlası ile huzursuz etti. Çünkü taraftarlar en kötü zamanda

bile Galatasaray’a karşı özellikle Kadıköy’de hem futbol olarak, hem skor

olarak büyük üstünlük sağlamış olduklarını biliyorlar ve bununla sürekli

övünürüyorlardı. Son zamanlarda bunun tersine dönmesi taraftarları

endişelendiriyor. Galatasaray Kadıköy’de kaybetmemenin yanı sıra oyun olarak da

ezici bir üstünlük sağlamaya başladı ve son olarak Saraçoğlu’nda şampiyonluk

sevinci yaşayan Galatasaray karanlıkta da olsa kupayı Kadıköy’de kaldırdı ve

tarihe yeni bir zafer yazdırdı. İşte ne Souness’un bayrağı orta sahaya dikmesi,

ne son dakikada yapılan yanlış anons, Galatasaray’ın Kadıköy’de kaldırdığı kupa

kadar üzmemiştir. Şimdi Aykut Kocaman’ın kırmadığı bir rekoru kaldı! Zaten onu

da kırarsa hiçbir kuvvet Aykut Kocaman’ı Fenerbahçe Kulübü’nde tutamaz. O rekor

ne mi 12 yıldır Kadıköy’de ezeli rakibine yenilmeyen Fenerbahçe 12 yıl sonra

yenilirse ve yine Saraçoğlu’nda sarı kırmızılılar şampiyonluğunu ilan ederse

adına şarkılar yapılan “efsane” Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe’de kredisi tamamen

biter.

***

Yani taraftarlar artık şampiyonluktan vazgeçtiler.

“Yeterki Galatasaray’ı Kadıköy’de yenelim” diyorlar. Tabii ki bunu isterken

Aykut Kocaman’a güvenmiyorlar… Düşünün Zico zamanında ligde kötü sonuçlar

alınsa da Avrupa’da alınan başarılı sonuçlar taraftarı fazlası ile mutlu emiş,

Zico’nun babacanlığı, pozitif enerjisi, gollerden sonra sevinci taraftarın

gönlünde taht kurmasına neden olmuştu. Ayrıca hem Mustafa Denizli zamanında,

hem Zico zamanında Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda maç kaybetmedi.

Aykut Kocaman zamanında ise sarı-lacivertliler bu sezon

Avrupa’da başarılı fakat Süper Lig’de Galatasaray’ın gerisinde. Aykut

Kocaman’ın tutarsız kararları, her futbolcu ile sorun yaşaması, oynanan

futbolun ilerisi için ışık vermemesi, taraftarın şampiyonluğa inancını azalttı.

Taraftarıların Aykut Kocaman’a da inancı kalmadı. Hal böyle oluncada tepkiler

gecikmedi. Bunun en büyük sebebi camiada yaşanan sevgisizlik. Çünkü Zico

zamanında takımda birbirini seven bir aile topluluğu ve kolej havası vardı.

Aykut Kocaman ile bu birlik beraberlik bitti, yerini sevgisizlik, huzursuzluk,

hoşnutsuzluk aldı. Taraftarlar ve başkan arasında ipler tamamen koptu. Durum o

kadar vahim hale geldi ki Fenerbahçe başkanı taraftarlarla sokakta bile polemiğe

girmeye başladı. Camia bu psikolojik travmadan nasıl kurtulur bilinmez ama tek

çaresi sportif başarı olarak gözüküyor. O da çok ama çok zor gibi görünüyor.