Sap ile samanı birbirine karıştıranlar

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta, İsveç te Noel programını Müslüman bir

sunucu sunmuş. Sunucu tepki alınca televizyon yöneticileri, sunucunun Müslüman

olmasına rağmen hem Noel i hem Ramazan bayramını kutladığını o yüzden gelen

tepkilere bir anlam veremediklerini açıklamış. Aslına bakılırsa bu olay, İslam

toplumlarının içine düştüğü kimlik sorununun da bir göstergesi. Nitekim

Müslüman olduğunu iddia eden halkımızın ekserisi Noel hazırlıklarına bir ay

öncesinden başlıyorlar. Noel bir Hıristiyanda uyandırdığı heyecanı bu

insanlarda da uyandırıyor. Yapılacak yemekler, gidilecek ziyaretler, alınacak

hediyeler çok önceden belirleniyor. Noel Müslüman evlerinde de ne yazık ki,

büyük bir heyecanla kutlanıyor.

Geçmiş dönemlerde bir papaz, Hristiyan kızlara boynunuza

haç takın çünkü Müslüman kızlar da artık sizin gibi giyiniyor demişti. Bu

ifade anne babaların hoşuna gitmeyebilir fakat ne yazık ki, bizler İslami

bilince sahip, şahsiyetli çocuklar yetiştiremedik. O yüzden bizim çocuklarımız

Müslüman gibi düşünüp Hristiyan gibi yaşıyorlar.

İnsanlarımız sadece Noel kutlamalarında değil, yaşamın

tüm alanlarında çelişkiye düşüyorlar. Müslüman olduklarını iddia ediyorlar

fakat giyim kuşamları, yiyip içmeleri, hayat felsefeleri ile bir batılıyı

andırıyorlar. Ramazanda oruçlarını tutuyor, dini bayramlarda görevlerini yerine

getiriyorlar, sorulduğunda Elhamdülillah Müslümanız diyorlar. Fakat Müslüman

olmanın gerektirdiği vecibeleri hakkıyla yerine getiremiyorlar. İddia ettikleri

şeyin aksine bir Hristiyan gibi yaşıyor ve bundan rahatsızlık duymuyorlar.

Tutum ve davranışlarımızı İslami değerlere göre

şekillendirmezsek maske takmaya mahkûm oluruz. Maskeli kişilerin en büyük

sorunları kendileri olamamalarıdır. Onlar kendi kültürlerine, kendi değerlerine

yabancıdırlar. Zayıf ve edilgendirler, rüzgârın önünde savrulan bir yaprak

gibidirler.

Şunu unutmayalım, çocuklarımıza sadece temel değerleri

vermek yeterli değil, bu değerlere bağlı kalmayı da öğretmek zorundayız. Bu

doğrultuda yaşayabilen bir çocuk, düşünce ve davranışlarını kontrol eder ve

istikamet üzere yaşayabilir. İslami değerleri içselleştiremeyenler ise bugün

olduğu gibi yarın da sap ile samanı birbirine karıştırmaya ve kimlik karmaşası

içinde yaşamaya devam ederler.