Gündem

Sanki bütün insanlık oradaydı

Sanki bütün insanlık oradaydı

Abone Ol

Çağlayan Meydanı, tarihinde gördüğü en muhteşem ve anlamlı mitinglerden birisini yaşadı geçtiğimiz Cumartesi günü... Çağlayan Meydanı‘nda sadece İstanbul, sadece Türkiye değil, adeta bütün insanlık vardı...

Çağlayan Meydanı, tarihinde gördüğü en muhteşem ve anlamlı mitinglerden birisini yaşadı geçtiğimiz Cumartesi günü... çSaadet Partisi‘nin öncülüğünde, 300 civarında sivil toplum kuruluşunun ve 50 civarında da uluslararası kuruluşun desteğiyle gerçekleştirilen dev miting, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın da süre giden İsrail zulmüne razı olmadığının ve olmayacağının en açık göstergelerinden birisiydi.

Melanet işler yapmakta sınır tanımadığı bilinen terör devletinin, yardım konvoyuna uluslararası sularda saldırması, 9 kardeşimizi şehid edip birçoğunu yaralaması, insani yardım yüklü gemileri gasp edip kendi limanına çekmesi ve- gönüllüleri de gözaltına alıp uzunca bir müddet sorgulaması; zaten bir kaç kere taşmış bardağı tekrar taşırmıştı ve buna yönelik tepki de; Çağlayan Meydanı‘nın, diğer bir adıyla Milli Görüş Meydanı‘nın şanına yakışır bir şekilde oldu...

İnadına sıcak bir İstanbul günüydü... Ama inadına soğuk, inadına yağışlı havalarda bile bu meydanı doldurmaktan imtina etmeyenler, toplantı saati yaklaştıkça, her taraftan akın akın alanı doldurmaya başladılar...

Hikmet-i ilahi, biraz sonra bulutlar bile alanın üzerine doğru gelmeye başladığına şahit oldular meydanı dolduranlar... Bulutlar, terör devletini lanetlemek için alanda bulunanları Güneşin yakıcı sıcağından korumak ve belki de insanlığın yüzkarası olan İsrail‘i protesto etmek için alanın üzerine geliyordu sanki...

Daha önceki mitinglerde nispeten meydana yakın yerlerde arama tarama yapan emniyet güçleri de, mitingin anlam ve önemini bildikleri için olsa gerek, alana daha uzak yerlerde görev yapıyorlardı..

Genci, yaşlısı, çocuğu, erkeği, kadını ile İstanbul ve nerdeyse bütün Türkiye meydana akıyordu.

İstanbul‘un hemen her tarafından gelenlerin yanı sıra, Türkiye‘nin hemen her tarafından gelen otobüslerden inenler de meydandaki yerlerini aldılar... O meydana gelen her kişi, attığı her adımın terör devletinin beynine inen bir çekiç olduğunun farkındaydı sanki...

Mitingin başlangıç saati geldiğinde, Çağlayan Meydanı hınca hınç dolmuş durumdaydı...

Konuşmacılar, İsrail‘in bütün dünyaya ve yaklaşık iki milyarlık İslam Alemine rağmen pervasızca yaptıklarını, yapabildiklerini anlattılar uzun uzun...

Yapılan konuşmalar ve meydanda bulunanların tamamının katıldığı sloganlar, ses dalgaları olarak semaya yayılarak, Filistin‘e doğru akıp gitti... Ve Filistinlileri mutlu eden, umutlandıran bu haykırışlar; kanla, barutla, terörle varlığını sürdüreceklerini zanneden siyonistlerin yüreklerine daha derin bir korku saldı muhakkak...

Meydanı dolduran yüzbinler, "Terörist devlet, yıkılacak elbet", "Kahrolsun İsrail", "Katil devlet hesap verecek", "Gazze şehitlerine selam olsun" şeklindeki sloganlara, hançerelerini zorlayan bir kararlılıkla hep bir ağızdan katıldılar...

Konuşmalar sırasında, özellikle de İHH Başkanı Bülent Yıldırım‘ı ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş‘u dinlerken, meydanı dolduranların gözyaşlarına hakim olamadıkları gözlendi...

Terör devleti ve onun yapabileceği melanetler konusunda Türkiye ve dünyanın tamamını en açık bir biçimde uyarmış olan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın, telekonferans sistemiyle yaptığı konuşma, meydanda duygu yoğunluğunun zirveye ulaştığı anlardan birisiydi...

İnsanların birbirlerinden saklamaya çalıştıkları gözyaşlarına, kıpır kıpır eden dudaklarıyla yaptıkları, terör devletinin bir an evvel yok olmasını isteyen duaları eşlik etti...

Kürsüden muhteşem topluluğa hitap edenler arasında Hıristiyanlar ve Museviler de vardı ve orada dile getirilen her husus, zulme ve haksızlığa hep beraber karşı çıkma vurgusuyla, insan olmanın temel gerekleriyle çok yakından ilgiliydi..

Yani Çağlayan Meydanı‘nda sadece İstanbul, sadece Türkiye değil, adeta bütün insanlık vardı Cumartesi günü...

Bütün insanlığı temsilen orada bulunanlar; insanlık açısından kara bir leke olan, yapıp-ettikleriyle sürekli olarak insanlığı utandıran İsrail‘e; bir kez daha aklını başına devşirmesi ve çöküşün eşiğinde olduğu günlerde olsun zulüm ve katliam peşinde koşmaması gerektiği mesajını verdiler...

Çağlayan Meydanını dolduran; haydi denilse, İsrail‘in hak hukuk tanımaz idarecilerinin dersini verebilmek için yürüyerek bölgeye gidebilecek kararlılıktaki yüzbinlerce insan, bir kez daha ve kuvvetli bir şekilde, bir insanlık meselesi olarak Filistin Davası‘nın takipçisi ve müdafii olduklarının altını kalın çizgilerle çizdiler, velhasılı...