Bir seçim dönemini daha atlattık. 7 Haziran Pazar günü
halk, sandıkta son sözünü söyledi.
Ekran yorumcularına ve gazetecilere, uzun süre yetecek
kadar malzeme çıktı. Belki bir kaç ay, sonuçlar, kazananlar ve kaybedenler
üzerinde konuşulacak. Ben seçimden önce bir yorumumda zaten demiştim, tahminin
yüzde yüz tuttu diye başlayan çokbilmiş akıl hocaları konuşacak.
***
Siyaset mühendisleri, gün aşırı çeşitli senaryolar
üretilecek. Matematiksel formüller bol bol ekranlarda yer alacak.
Hükümet kurulur kurulmaz, ön şart, şartlı vize, liderler
zirvesi, çatlak, görüş ayrılığı, gensoru, falan bakandan aykırı çıkış, baraj,
erken seçim gibi pek çok kavramı sıkça duyacağız. Taraflardan önce kendileri
adına ahkâm kesen birileri boy gösterecek ve akıl verecek.
***
Siyasi partiler, iç hesaplaşmalarını yapacak. Kendi
partisi kaybetti diye sevinenlere gün doğacak. İyi niyetli insanları kışkırtan
şebeke, eline geçen altın fırsatı tepe tepe kullanma gayretinde olacak. Fitne
soktuğu her yeni günde, büyük umutlarla uyanacak ve yeni yeni türlü türlü
hesaplar yapacak.Toplumda kutuplaşmanın, kamplaşmanın ve gerginliğin had
safhaya ulaştığı bir dönemde seçimler yapıldı. Umarım bundan sonraki süreçte,
toplumda gerginliği azaltacak adımlar atılır. Bugün yaşadığımız bu olumsuz havada,
koalisyon kültürünün, normalleşmeyi sağlaması açısından yararlı olacağını
düşünüyorum.
Seçim kampanyası bitti ve halk kararını verdi. Artık yeni
bir sayfa açmak ve ileriye bakmak durumundayız. Şimdi Milli İradeye saygı
gösterme zamanıdır. Milli İrade, iktidara dur diyerek koalisyon hükümetini
tercih etmiştir. Başka ne mesajlar verdiği, başka yazının konusu olsun.
***
Seçimde pek çok sürpriz yaşadık. Bir tanesini paylaşmak
isterim. Tarihinde ilk defa sivil toplum örgütleri, cemaat liderleri, kanaat
önderleri ve tarikat büyükleri, bu kadar açıkça bir partiyi destekleyeceğiz
diye peş peşe açıklama yaptı, yapmak zorunda kaldı. Bu durumun kendileri için
yıpratıcı olmasına aldırış etmemeleri ilginçti. Bu destek açıklamalarında değişik sebepler etkili oldu. Direk olarak
herhangi bir grubu hedef almadan genel olarak söylemek istiyorum. (Herhangi
bir) cemaat kadrolarının aldığı ihaleler, tanıdığın daire müdürü olması,
yakında işe yerleştirilecek eleman ve kursa gelen bedava ekmekler gibi ekonomik
gerekçeler olduğu kadar, Gülen grubunun yaşadığı gibi hışma uğrama korkusu da
etkili oldu.
Tabi sayıları -kanaatimizce az da olsa- kendince
içtihatta bulunarak samimi açıklama yapanlar da vardı.
Kuşkusuz, herkes niyetiyle muamele olacaktır demekle
yetinelim.