Sancılı coğrafya

Abone Ol

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) sancılı İslam ülkeleri

üzerinde yapılacak operasyonların dünyanın jandarması Amerika ya sağlayacağı

kazanımlar üzerinden yürüyen, bir sonraki ayağıyla Büyük İsrail Projesi olarak

adlandırılabilecek ve dünyanın en büyük terörist ülkesi İsrail e güvenlik

şemsiyesi oluşturmak amacındaki bir neşter harekâtıydı. Irak ın işgal edilmesi

ve Saddam ın devrilmesi bu projenin birinci ayağını oluşturuyordu. Yalanlar

üzerine kurguladığı bir savaşla Amerika, Irak ta dünyanın en büyük katliamlarından

birisini yaptı. Müslümanlar hapislere tıkıldı, masum kadınların Ebu Gureyb

Hapishanesi nde ırzına geçildi, camiler işgal edildi. Batı medeniyetinin ve

dünyanın jandarması Amerika nın temel stratejisi özellikle İslam ülkelerinde

her zaman sorun üretmek üzerine kurguludur. Yönetimde sorun, ekonomide sorun,

siyasette sorun, kamuoyunda sorun. Bu sorunlar yumağı üzerinden masa başı

üzerinde yapılan kurgulamalarla sancılı ülkelerin hükümetleri her zaman kukla

haline getirilmeye çalışılmış, bir şekilde bağımlı ve bağlantılı bir pozisyon

sergilemesi amaçlanmıştır. Mısır da yaşanan da aslında büyük oyunun küçük bir

parçasından başka bir şey değildir. İsrail in güvenliğini sağlayacak temel

parametreleri oluşturmak için öncelikle maddi olarak desteklenen bir Arap

Baharı organize edildi. Arap Baharı nın ardından yapılan seçimler, İsrail in ve

Amerika nın istediği gibi şekillenmeyince, anında Cunta Teorisi devreye

sokuldu. Günlerdir Adeviyye Meydanı ndan yükselen Demokrasi Sesleri aslında,

Amerika nın Mısır üzerinde oynadığı oyunları bozmak dışında bir şey taşımıyor.

Askeri cunta, korkuyor Askeri cunta, ürküyor Eğer, Adeviye Meydanı ndan

yükselen seslere kulak verilir ve Mısır ın gerçek yönetimine hak edenler

oturursa, cunta yönetimi ilelebet hapishanelerde çürüyeceğini ve belki de

ölünceye kadar başka ülkelerde sürgüne gönderileceğini biliyor. Zira yaptıkları

darbenin sorumluluğu ile çıkacaklar adalet karşısına Şimdiye kadar yüzlerce

insanı öldürdükleri, kendi halklarına kurşun sıktıkları için çıkacaklar adalet

karşısına. Şunu açık açık ifade etmeliyiz ki, Mısır da cunta rejiminin yaptığı

bu katliamlar Mısır halkının demokrasi arzusunu asla bastıramayacaktır. Mısır,

hak ettiği demokratik rejime er ya da geç kavuşacaktır. İşin tuhaf boyutu, Batı

medeniyeti ise Mısır da yaşanan bu katliamlara karşı, ikiyüzlü tavrını

sürdürmeye devam ediyor. Tianenman Meydanı nda tankların önünde duran bir

protestocuyu baş tacı yapan, Martin Luther King in demokrasi haykırışlarını

yücelten, Nelson Mandela nın hapishanelerde çürüyen ömrü için güzellemeler

yapan Batı nın medya dünyası, Mısır halkının demokrasi arzusunu ise görmezden

gelmeyi sürdürüyor. Onların demokrasi anlayışı bu Onların özgürlüklere bakış

açısı bu

Mısırda cunta rejiminin sokaklarda ve meydanlarda toplu katliamlar

yaparak darbeyi meşrulaştırma çabaları sonuca ulaşmayacaktır. Mısır halkı

darbeye karşı olduğunu, darbeyi istemediğini, ara hükümeti onaylamadığını

Adeviyye Meydanı nda haykırmaktadır. Meşru isteklerini haykıran, demokrasi

arzularını sokaklarda göstermeye çalışan Mısır halkına karşı sıkılan kurşunlar,

demokrasi arzusunun tüm dünyaya hâkim kılınmasını talep eden tüm ileri

demokrasi ülkelerinin de arzusu olmalıdır. Demokrasi, özgürlüğün adıdır

Demokrasinin azı, çoğu olmaz İlerisi, gerisi de olmaz.

Kendi yönetimlerini kendileri belirlemek isteyen Mısır

halkının iradesine saygı duyulmasını sağlamak için, gerekirse Batı medeniyeti

başka güçler kullanmayı denemelidir. Bu coğrafya, ABD nin ve İsrail in çiftliği

değildir.