Sanchez’e Sabotaj

Abone Ol

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, geçtiğimiz günlerde, Ermenistan’daki uluslararası bir toplantıya katılmak üzere yolculuk halindeyken kritik bir kaza atlattı. Sanchez’in seyahat ettiği resmi uçak, teknik arıza sebebiyle Ermenistan’a ulaşamadan Ankara’ya acil iniş yapmak zorunda kaldı. Planında olmadığı halde, bir gece ülkemizde misafir ettiğimiz Sanchez’in uçağı gerekli teknik müdahalelerin ardından onarıldı, başbakan ve beraberindeki İspanyol heyet, Ermenistan’daki zirveye gecikmeli de olsa katılım sağlayabildi. Bu olay sıradan bir ülkenin başbakanının başına gelse, belki bu kadar dikkat çekici ve şüphe uyandırıcı olmazdı. Haberi ilk gördüğümde, ilk olarak, olayın dış kaynaklı bir sabotaj olma ihtimali aklıma geldi. Zira Sanchez’in son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail ile sürekli olarak yaşadığı diplomatik gerilimler uçaktaki teknik arıza olayını da şüpheli hale getiriyordu.

Dünya siyasetini çirkin menfaatleri doğrultusuna şekillendirmeye çalışan Donald Trump-Binyamin Netanyahu ikilisinin yıkıcı savaş politikalarının karşısında en etkili duruşlardan birini Sanchez gösteriyor. Sanchez, özellikle Filistin topraklarında işlenen insanlık suçlarına karşı sesini en çok yükselten liderlerin başında geliyor. Sanchez, sadece sesini yükseltmekle kalmıyor, birçok icraatıyla ABD-İsrail terör ittifakının kara düzenini bozmaya yönelik eylemler gerçekleştirmeyi de sürdürüyor.

Sanchez, Gazze’deki mezalimin başından beri İsrail’e karşı en etkili yaptırımları ortaya koydu. İsrail’le diplomatik ilişkileri kesti ve silah anlaşmalarını iptal etti. Soykırımcı Binyamin Netanyahu, Pedro Sanchez’i kara listesinin başına aldı. Siyonist bakanlar Sanchez’e hakaret üstüne hakaret ettiler. Sanchez, ABD-İsrail terör ittifakına karşı bir ülke liderinin yapabileceği şeylerin çok ötesinde adımlar attı.

İspanya hükümeti, Eylül 2025’te İsrail’e dokuz maddelik yaptırım paketi açıkladı. Bu dokuz maddeden birincisi İsrail’e silah ambargosuydu. Sanchez cesur ve övgüyü fazlasıyla hak eden şu ifadeleri kullanmıştı: “İsrail’in Gazze’de yaptıkları bir savunma değildir, savunmasız bir halkı yok etmektir. İspanya olarak tek başımıza İsrail’in saldırılarını durduramayız. Atom bombamız, uçak gemilerimiz, büyük petrol yataklarımız yok ama bu İsrail’i durdurmayı denemeyi bırakacağımız anlamına gelmiyor.” Sanchez’in bu sözleri ve sözlerini destekleyen tutarlı eylemleri, tarihin ajandasında unutulmayacak bir yer edindi.

Venezula Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ve eşinin rehin alındığı korsanlık eylemi karşısında ABD’ye en sert tepkiyi gösteren siyasilerden biri yine Pedro Sanchez oldu. Tüccar Trump’ın NATO ülkelerine pahalı silahlar satabilmek için, üye ülkelerin savunma bütçelerini artırmaya yönelik dayatmasına şiddetle karşı çıktı, “Halkımızın ihtiyacı varken, savaşa, silaha harcayacak paramız yok” mesajı verdi. Bu da Trump’ı kızdıran bir başka etken oldu. Filistin’i devlet olarak tanıma kararı aldı. Sonrasında devam eden süreçte Tel Aviv Büyükelçisi’ni İsrail’den çekme kararı aldı. İsrail’le diplomatik temsilin maslahatgüzar seviyesine indirildiğini açıkladı.

Bir diğer anlaşmazlık meselesi de bozguncuların İran’a yönelik saldırılarıydı. Sanchez, İsrail’in 28 Şubat’ta ABD’yle birlikte İran’a başlattığı terör operasyonlarını “uluslararası hukukun ihlali” olarak niteleyip karşı çıktı, Trump’ın tüm tehditlerine rağmen İspanya’nın askeri üslerinin İran’a karşı kullanılmasına izin vermedi. Sanchez, Trump’ın ekonomik yaptırım tehdidine rağmen geri adım atmadı. Trump bunun üzerine ABD’nin İspanya’yla ilişkilerini keseceğini duyurdu.

Tüm bu gelişmeleri göz önüne aldığımızda, Sanchez’in uçağının teknik arıza kılıfıyla inişe zorlanmış olması, ABD ve İsrail’in derin güçleri tarafından yapılmış bir gözdağı operasyonu olarak değerlendirilmeye müsait bir durum. Sanchez’in Siyonist-emperyalist şer ittifakının hedefinde olduğu konusunda en ufak bir şüphe yok. İspanya Başbakanı’nın emperyalizme ve Siyonizm’e karşı duruşu kıymetli bir duruş. Bu güzel ve ilkeli duruşu sebebiyle Sanchez’in hidayetle şereflendiğini görebilmek en büyük temennim olur ayrıca dilerim ki dünya üzerinde bu duruşa sahip başbakanların cumhurbaşkanlarının sayısı daha da çoğalır. Belki o zaman dünya daha adil ve daha huzurlu bir yer olur.