Sanayicilerin 'dertleri' çok, Başbakanda 'derman' yok! - 1

Abone Ol

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın, sanayicilerin derdini dinlemek için geldiği İstanbul Sanayi Odası nda önce insafsızlık , sonra haksızlık tartışması yaşandı. Başbakanın sözleri arasında kullandığı beceriksizlik, insaf, bir teşekkür bile yok ifadeleri de özel olarak dikkat çekti.

İSO Başkanı Tanıl Küçük ün değerlendirmelerinin ardından kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, eleştiriler yapılırken ekonomide kat edilen mesafenin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, "Bu insafla bağdaşmaz." ifadesini kullandı. Başbakan dan sonra tekrar söz alan İSO Başkanı Tanıl Küçük;

"Sayın Başbakan, bizi insafsızlıkla suçladınız. Bunu haksızlık olarak alıyorum ve sizden bir ricam olacak. Lütfen siz de bize haksızlık yapmayın." dedi.

Başbakan Erdoğan, sanayicilerin yatırım indirimi devam etmeli ve istihdamda vergi yükü azaltılmalı yönündeki taleplerine karşılık;

"Tekstilde KDV yi düşürdük beğenilmiyor, beceriksizlik sizde. Kurumlar Vergisi ni yüzde 20 ye indirdik, teşekkür bile yok. 49 il için teşvik çıkardık, buralara yatırım yapmayanlar Rusya da, Romanya da, Bulgaristan da, Polonya da fabrika açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Erdoğan, şu an Türkiye nin bir 2001 krizini yaşadığını söylemenin pek insafla bağdaşmayacağını belirterek, "Türkiye nin şu anda böyle bir sıkıntısı yoktur." dedi.

Başbakan Erdoğan, sektöre destek için tekstilde yapılan 10 puanlık KDV indirimini beğenmeyen sanayicileri beceriksizlikle suçladı.

Hükümetin yaptığı vergi indiriminin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dağ fare doğurdu, deniyor. İnsaf. Beceriksizlik sende. Git problemini çöz. Biz senin talebini yerine getirdik." dedi. Erdoğan, sanayicilerin YTL nin değerli olması, istihdamdaki vergi yükü, SSK primlerinin ve girdi maliyetlerinin yüksekliği gibi şikayetleri üzerine, "49 ilde teşvik getirdik. Neden yatırım yapmıyorsun Burada yatırım yapacağına gidip Rusya da, Romanya da, yapıyorsun." diye cevap verdi. Kurumlar Vergisi ni yüzde 20 ye indirdiklerini hatırlatan Başbakan, "İnsaf, bir teşekkür bile yok." ifadesini kullandı.

Yani, durumu tek cümlede özetlemek gerekirse; sanayici dert yandı, Başbakan da her zaman en iyi becerdiği şeyi yapıp sert çıktı!

n

Başbakanın önemli hataları

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın ifadelerinde kaç tane hata vardır Başbakanın söylediklerinde pek çok hatalar vardır. Bugün, öncelikle bu hatalar üzerinde duracağım.

Birinci Hata: Her şeyden önce, vergi ancak kanunla konur ve kanunla kaldırılır.

Hükümetlerin vergi azaltma veya vergi çoğaltma yetkisi yoktur. Hükümet Meclis in kendisine verdiği vergi toplama yetkisiyle elde ettiği imkânları kullanır ve kendisine verilen görevleri yapar.

Kur an vergi nisbetlerini kendisi belirlemiş ve hükümetlere sadece bunları toplayıp harcama imkânını vermiştir. Meclis de sadece vergilerin toplanması ve nisbetlerin uygulanması hükümlerini koyabilir. İslâmiyet in etkisi ile zamanla Batı da ihtilaller olmuş ve "vergide kanunilik ilkesi" konmuştur. Anayasada "vergi kanunla konur" dendiği hâlde, Bakanlar Kurulu kararı ile vergi azaltılıp çoğaltılıyor! Enflasyon dolayısıyla buna mecbur olunmuş veya bahane edilmiştir.

İkinci Hata: Vergi ulusun ve ülkenin yani devletin yararına ise yükseltilir ve düşürülür.

İşadamlarının yararına ve isteklerine göre vergi yükseltilmez ve düşürülmez. Oysa, Başbakan bunların işadamlarının isteklerine göre yapıldığını itiraf etmiştir. Mezkur toplantıda, İSO nun da üyesi olduğu TOBB ile sık sık görüştüklerini, TOBB nun kendisine temsilciler getirdiğini anlatan Erdoğan, şöyle demiştir: "Bugüne kadar getirdikleri önerilerin neredeyse tamamını uygulamaya koyduk!"

Eğer bu iş ulus ve ülke yani devlet unutularak sadece oy almak için yapılıyorsa, o zaman hükümetin işadamlarının istediğini değil, halkın istediklerini yapması gerekir. Oysa o işadamları istedi diye bir şeyler yapıyor. Yani, uygulanagelen bu siyaset halkın oyunu da getirmez.

Üçüncü Hata: Vergilerden dolayı ülke ve ulus mustariptir... Halk mustariptir, çünkü KDV yi halk ödüyor... İşadamları mustariptir, çünkü iş yapamıyorlar... Devlet mustariptir, devamlı bütçe açığı vardır... Ülke mustariptir, ülkede yatırım yapılamıyor... Hasta ıstıraplar içinde durmadan inlemektedir...

Sayın Başbakan! Siz işadamlarından başkasına kulak vermediğiniz için sadece onlarını iniltisini dinliyorsunuz. Hasta tedavi istiyor ama siz şeker hastasına şekerli su veriyorsunuz. Bu durumda elbette hastanın şikayetleri devam ediyor, inilti sesleri geliyor, siz ise; "Ne diye inliyorsun, şekerli su verdim ya!" diyorsunuz. Hasta kendisine neyin yaradığını bilse hastahaneye gelir mi Siz üç yıldan beri doktor olarak onun hastalığını iyileştirecek ilaç vermediniz.

Sonuç olarak; hasta derdine derman bulamadığı için inlemeye devam ediyor...

Başbakan Erdoğan ın iki hatası daha vardı, yarın o hatalar ve çözümler üzerinde duracağım.