Sanal tablo

Abone Ol

Pazar günü kaleme aldığımız "Reyting sopası" başlıklı yazımızda, televizyonların izlenme oranlarını belirleyen sistemin sağlıksız olduğunu, reyting ölçümlerinde ülke genelinde 2000 hane ile sınırlı olan bu mekanizmanın kaliteli program üretilmesini engellediğini ifade etmiştik AGB Anadolu A.Ş. nin tekelinde olan reyting ölçme sistemi, ekranları işgal eden kalitesiz programların en önemli sebebi Kalitesiz, sığ, düzeysiz programlar, bu sistemin önümüze koyduğu "reyting raporları" dolayısıyla saltanatlarını sürdürürken, halkımızın hislerine tercüman olan, kültürümüzü yansıtan yapımlar ise bir iki hafta ekranlarda kaldıktan sonra arşivlere kaldırılıyorlar

Önceki gün gazeteleri tarıyoruz Sabah Gazetesi nde tam sayfa ATV nin reklamı gözümüze çarpıyor AGB verilerine dayanarak yapılan grafiklerle ATV nin Aralık ayı döneminde Türkiye nin en çok izlenen televizyon kanalı olduğu vurgulanıyor Farklı farklı grafiklerle ATV, değişik izleyici gruplarında en çok izleyiciye ulaştığını iddia ediyor Arkasından Vatan Gazetesi ne bakıyoruz Vatan Gazetesi nde de tam sayfa Kanal D nin reklamı var Kanal D de AGB verilerinden derlediği grafiklerle, Aralık ayında en çok izlenen televizyon kanalı olduğunu ortaya koymaya çalışıyor Her iki kanalın dayandığı veriler de AGB den alınmış Her iki kanal da "reyting" arenasında birinci olduğunu iddia ediyor Her iki kanal da, Türk izleyicinin Aralık ayında kendilerini tercih ettiğini anlatmaya çalışıyor İşte, Türkiye de televizyon yayıncılığının önünü tıkayan "ölçüm sisteminin" saçmalığı İşte, AGB verileriyle ortaya çıkan iki sanal tablo

Aslında AGB ölçüm verilerine dayanarak kendilerini birincilik kürsüsüne oturtan kanalların durumu, körlerin fili tarif etmesine benziyor Her kanal, önlerine gelen verileri kendilerini ön plana çıkaracak şekilde yorumluyor Birisi kendisini AB grubunda kürsüye çıkarıyor Birisi kendisini toplam izleyici grubunda birinci yapıyor AGB nin tekelinde olan ve Türkiye deki izleyicilerin tamamını kuşatmayan bu sistem, programcılığın yönünü belirleyerek, ortaya konulacak yapımların kaderiyle oynayarak televizyon yayıncılığını içinden çıkılmaz bir kısırdöngüye sürüklemektedir. Televizyon ekranlarındaki kalitesizliğin ortadan kaldırılması için, izleyicinin genel tercihlerini ortaya koyacak, eleştirilerini objektif şekilde yansıtacak yepyeni bir ölçüm sisteminin kurulması şarttır. Çok daha geniş tabanlı ve ülkemizin sosyal sınıflarını her yönden kuşatacak bu ölçüm sistemi, ekranlardaki sığ, basit ve düzeysiz programcılık anlayışını da ortadan kaldıracaktır. Bu sistem, "Biz yaptık oldu Biz ekrana ne getirirsek onu seyredeceksiniz İzleyici bunu talep ediyor biz de veriyoruz" şeklindeki vurdumduymaz ve kolaycı zihniyetin de terbiye edilmesinin birinci adımı olacaktır Sorumlu yayıncılığı unutan bu ekranlar hiç kimsenin babasının çiftliği değil!