AGD Samsun İl Başkanı Sevgili Adnan İpekdal ın, "Fikir ve Aksiyon" konulu bir konferans talebini reddedemedim. "Fikir ve Aksiyon" denilince Üstat Necip Fazıl akla gelir. Bir sanatçı ve düşünce insanı olarak onun kadar gençliğe doğrudan önem veren biri daha yoktur. Kendisini paralayarak bir ömrü bu uğurda geçirdi. Kendisinden dinlediğimiz bir konferansı şimdi biz verme durumunda kalıyoruz. Sorumluluk omuzlarımızda.
Samsun bir öğrenci kenti ve genç kaynıyor. Sokaklar, üniversite, hemen her taraf. Samsun özlemlerimi giderdiğim bir kent oldu. Tevafukların buluşturduğu bir kent.
Gençlik, şimdi çok başıboş. Eskiden üniversitelerdeki bölünmeler bir bakıma öğrenciler arasında bir rekabet oluştururdu. Şimdi rekabet başka alanlara kaydığı için okuma ve düşünme üzerine yoğunlaşılamıyor. Dostum Prof. Dr. Yavuz Demir Bey in daveti üzerine Üniversiteye gittik, dostlarla hoş buluşmalarımız ve sohbetlerimiz, üniversite ortamını kısmen olsun yaşattı. Yavuz Bey uzun süredir davet ediyordu, gidemiyordum, bu sefer bir vesile ile gitmiş olduk. Edebiyat ortamı çok farklı olur. Canlı, hareketli. Bu ruha ortak olamayanlar sıkılırlar. Epeydir Bilal Benna Haksal ı görmek isterdi, o da bu sefer nasip oldu. Yavuz Bey in üniversite konukevinin balkonunda, hem bir manzara, hem edebiyat ve düşünce sohbeti, hem de yemek ziyafeti bizleri mutlu ve mahcup etti. Fakültede seminer odası, edebiyat odalarını gördük. Fencilere göre imkânlardan yeterince yararlanamıyorlar. Fakülte bahçesine ve koridorlara girdiğim andan itibaren kendimi sanki bir lisede hissettim.
Adnan Bey sıkı bir program yapmış. Oralarda boşa dolaşmak beni de tedirgin ederdi. Onun için sıkı bir gün geçirdik. Bu gibi durumlarda rahat davranın diyorum.
Yavuz Bey den ayrıldıktan sonra Saadet Parti İl Başkanı Nuri Bey i ziyaret ettik bir teşehhüd miktarı. Sosyal Bilimler Lisesi de Dinçer Ateş Bey in daveti üzerine öğrencilerle edebiyat, edebiyat dergisi, yazı ve yazarlık konusunda çok tatlı bir sohbette bulunduk. Sorularını aldık. Öğrenciler oldukça dikkatli idiler. Fırsat verseydik zamanımız bir hayli uzardı.
Adnan ve Yahya Çınkıl beylerle Bafra ya yollandık. Anadolu Gençlik Dergisi başkanı Hamdi Yıldız ve arkadaşları, öğrenciler için tuttukları eve davet etti. Orada hamsi ızgara yapmışlardı, alelacele atıştırdık, salona gittik. Anadolu Gençlik ve öğretmenlerle yaklaşık kırk dakikalık bir sohbetimiz oldu. Oradaki dostlarla sohbet edemeden yola koyulduk.
Anadolu Gençlik şu anda üniversitede, orta öğretimde sıkı örgütlenme gayretinde. Samsun da üniversitede ÖMÜ DER tek öğrenci derneği ve bizim gençlere ait. Rektörün değişmesiyle üniversite rahat bir nefes almış. Bizimle ilgili afiş üniversite, cami, okulların panolarına asılmış. Eskiden olsa kesinlikle buna izin verilmezmiş. Üniversite gençliği başkanı Muhammed Fatih Öz [Sevgili dostum Mustafa Hasan Öz ün oğlu], ÖMÜ DER in başkanı Ali Yavuz Günaydın cevval, edepli, saygılı ve gayretlidirler. Anadolu Gençliği mensuplarının edepli duruşları insanı daha çok mutlu ediyor.
Samsun da salon dolmuş, bizi bekliyorlar. Hem fakülteden, hem de tez hocam Prof. Dr. Celâl Tarakçı Bey in karşısında konuşmanın ne kadar zor olduğunu bir ben bilirim. Prof. Yavuz Bey, Dr. bacanağı, birçok hocanın ve gençlerin huzurunda konuşmak beni bir hayli zorladı. Bu yüzden konuşmamı kısa kesmek durumunda kaldım. Dinleyicilerin dikkati, gençlerin ilgisi beni fazlasıyla mutlu etti.
Adnan Bey "Fikir ve Aksiyon" konusunda Samsun un bütün ilçelerinde vermemiz önerisinde bulundu, kabul ettik. Gene üniversite çevresinde de öykü ve edebiyat konulu bir program üzerine de düşünülüyor.
Gençlik idealsiz ve hedefsiz. Artık gençlik Türkçe bile konuşmuyor. İnternet ve cep telefonu, dili daha çok tahrip etti. Türkçe, temiz bir dil, ideal bir gençlik, geçmişini bilme, geleceğe dönük hedefler üzerinde yoğunlaşılmalı. Sıradan bir gençlik oluşturuluyor.
Programdan sonra AGD de Celal Tarakçı Hocam, gençler, Bilal Benna ile arkadaşları, ağabeyi Tarık ile bir çok konuda geç vakte kadar sohbet ettik.
Bütün dostlara, sevgili gençlere selam ediyorum.