Şamil Tayyar’dan 15 Temmuz için kritik HTS çağrısı neden duyulmuyor?

Abone Ol


15 Temmuz üzerinden yıllar geçti.

Her yıl aynı konuşmalar yapılıyor.

Aynı sloganlar atılıyor.

Aynı anma programları düzenleniyor.

Ancak aradan geçen zamana rağmen hâlâ cevap bekleyen sorular var.

Üstelik bu soruların bir kısmını muhalefet değil, yıllarca AK Parti milletvekilliği yapmış, iktidarın en tanınmış isimlerinden biri olan Şamil Tayyar dile getiriyor.

Bir dönem yaptığı şu açıklama hâlâ hafızalardaki yerini koruyor:

“15 Temmuz gerçek manada aydınlanırsa, bugün kahraman dediklerimizin darbenin içinde olduklarını göreceksiniz.”

Bu, sıradan bir siyasi polemik değildir.

Çünkü bu sözleri söyleyen kişi, yıllarca AK Parti saflarında siyaset yapmış bir isimdir.

Bugün ise her 15 Temmuz’da benzer çağrısını tekrarlıyor.

Son paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Son 10 yılda görev yapmış yetkili devlet görevlileri ve siyasilerin 15 Temmuz 2016 gecesi HTS/Baz kayıtları tespit edilsin. Sizce yüzde kaçı alnının akıyla çıkar?”

Bu çağrı üzerinde durulması gereken ciddi bir çağrıdır.

Çünkü bunu dile getiren kişi, muhalefet sözcüsü değil; iktidar partisinde uzun yıllar görev yapmış bir siyasetçidir.

Aynı Şamil Tayyar, geçmişte kamuoyunda “FETÖ borsası” olarak bilinen iddiaları da gündeme taşımış, para karşılığında bazı kişilerin tahliye edildiğine ilişkin çok ağır ithamlarda bulunmuştu.

Bütün bunlar gösteriyor ki, 15 Temmuz’la ilgili tartışmalar sadece muhalefetin gündeminde değildir.

İktidarın içinden gelen isimler de yıllardır cevap bekleyen sorular bulunduğunu ifade etmektedir.

Dün “Hizmet Hareketi” diyerek övenlerle, bugün “FETÖ” diyerek sövenlerin aynı yüzler olması, milletin hafızasında silinmeyen bir çelişki olarak durmaktadır. Bari söylemler değil, bu çelişkilerin izahı değişseydi.

O hâlde şu soruları sormak vatandaşın en doğal hakkıdır:

Eğer bu iddialar doğru değilse neden açık ve net biçimde cevap verilmiyor?

Eğer doğruysa neden bütün yönleriyle araştırılıp kamuoyu aydınlatılmıyor?

15 Temmuz, bu milletin hafızasında derin izler bırakmış bir gecedir.

Bu nedenle o geceye ilişkin ortaya atılan her iddia, kimden gelirse gelsin ciddiyetle ele alınmalıdır.

Üstelik bu iddiaları dile getiren kişi, yıllarca iktidar partisinde görev yapmış bir siyasetçiyse, kamuoyunun beklentisi daha da artmaktadır.

Bugün yapılması gereken; her yıl aynı sloganları tekrar etmek değil, cevap bekleyen soruların üzerine kararlılıkla gitmektir.

15 Temmuz’un bütün yönleriyle aydınlatılması, ne iktidara ne de muhalefete hizmet eder; asıl hizmet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, adalet duygusuna ve milletin vicdanına yapılmış olur.