Saklı Zafer

Abone Ol

Kut Zaferinden söz ediyoruz. Tarih kitapları bu zaferden bahsetmez. Çünkü kazanan bizim milletimiz, kaybeden ise, İngilizler. 

15 Mart 1915 Çanakkale zaferini hepimiz ezbere biliriz. Her yıl kutlamakla, bu zafere sahip çıkıldı ve bu sayede akıllarda yer ettirildi. Ayrıca, okullarda anma programları düzenlenir. Yurtiçi ve yurt dışından insanlar akın akın Çanakkale’ye gelirler. Herkes, ziyaret mekânlarında o ana şahitlik eder.

Çanakkale, İngilizlerin tattığı son yenilgi acısı değildir. Çanakkale’den sonra Kut›ul Amare›de büyük kayıplar verdiler ve savaşan 13.000 askerleriyle 485 subayları Osmanlı'ya teslim oldu.

İşte, İngilizler, bugün Irak topraklarında bulunan Kut›ul Amare denilen kasabada da çok büyük bir yenilgiye uğratıldılar. Hem de Çanakkale yenilgisinden kısa bir süre sonra.

Kut'ul Amare zaferi hiç şüphesiz ki; İslam›ın zaferidir. Osmanlı bayrağı altında İslam milleti toplanmış ve bu güzide kasabayı birlikte savunmuşlardı. 1952 yılına kadar bu tarih Kut Bayramı olarak kutlanırdı. Ancak Türkiye NATO›ya girince zafer kutlamaları yapılmaz oldu. Böylece milletimize de bu zafer unutturulmaya çalışıldı.

Kut zaferini unutturmak için ne yaparlarsa yapsınlar, asla ve asla başaramayacaklardır. Tıpkı Türkiye›yi, AB kapılarında oyalamakla bir şey elde edilemediği gibi. Tıpkı, ülkemizi NATO üyesi yapmakla insanımızın ruhunu yok edemedikleri gibi...

İngiltere, tarih boyunca karşılaştığı en utanç verici yenilgiydi Kut Savaşı. 29 Nisan 1916 tarihinde kuşatma altındaki İngiliz askerleri teslim oldular. Belki bu, kendi tarihlerinde bir ilkti.

Önceleri büyük coşkuyla kutlanmakta olan Kut›ül Amare zaferi; 1931 yılında liseler için yazdırılan Tarih kitabında üç satırla geçiştirilir. Artık, Kut Zaferi sadece askeri törenlerle kullanılmaya devam eder ve nihayetinde tamamen vazgeçilir.

Bu zafer, unutturulmaya terkedildiği Cumhuriyet döneminde; İngilizlerle başlatılan iyi ilişkiler uğruna tamamen öksüz bırakılmıştır.

Hâlbuki, bu muhteşem zaferi İngiliz General Townshend hatıratında şöyle naklediyordu: Halil Paşa beni ziyaret etti, ona kılıcımla tabancalarımı teslim ettim... Teslim olmuştu İngiliz General.

Yenilgilerin üzeri örtülecek gibi değil. Alınan esirlerin tam listesi; 5 General, 476 Subay, 13.309 asker. Bunların 3›ü hariç hepsi hasta ve yaralıydı. Yani, savaşacak takatleri kalmamıştı. Onun için İngilizler savaşın ortasında teslim olmuşlardı. İngilizler, bir yıl sonra Bağdat›ı almalarına rağmen, bu yenilgiyi unutamadılar.

Bizim tarihimizde saklanan ve unutturulmaya çalışılan zafer işte bu zaferdir.