Sakız çürüdü!

Abone Ol

Bundan aylar önce mezunu olduğum Tekirdağ İmam Hatip Lisesi nin geleneksel mezunlar gününe katılmıştım. Kürsüye çıkanlar içinde o günlerde mazbatasını daha yeni almış, çiçeği burnunda milletvekili, İmam Hatip Lisesi mezunu Necip Taylan, "Biz, oligarşinin, mutlu azınlığın, oligarşik bürokrasinin esiri olmayacağız" gibisinden bir şeyler söylemişti. Biz de, İmam Hatip Lisesi Derneği Başkanı Faruk Ateş in, "Laf değil, icraat bekliyoruz" sözüne atıf yapmıştık.

Birkaç gündür, aklımıza bu sözler ve yaşadıklarımız takılıyor. Adana da öğretmenler günüyle ilgili yazdığı kompozisyon birinci seçilen başörtülü kızımız Tevhide Kütük ün, ödül almaya çıktığı sahneden apar topar aşağıya indirilmesi, özellikle bu efelenmeyi getirdi aklımıza. "Oligarşinin, mutluğu azınlığın, oligarşik bürokrasinin esiri olmayacağız" Lafla pilav karılsaydı, bir batman da yağ bizden Lafla peynir gemisi yürütülseydi, kaptanlık brövesi dağıtımında izhidam yaşanırdı.

Türkiye de yaşanan "sandık demokrasisidir" İnsanların sandıklara gidip oylarını attığı ve kendi iradelerinin tecellisi yönünde gelişecek sürece müdahele etme imkanlarının olmadığı sistem. Çürük, çarık şekilde inşa edilmiş sistem, hakim paradigmanın doğrultusunda iktidarı da muhalefeti de bir çarkın içinde çevirir. İktidar koltuğuna oturanlar, halktan aldığı yetkiyi icraata dönüştürmeye çalışamazlar. Çünkü, kendilerini sistemin sahibi olarak görenler, menfaat imparatorluklarına dahledecek herşeye karşı çıkarlar. Medya onların emrindedir Suni gündemler üreterek insanların zihinlerini karıştırırlar Malezya derler, mahalle baskısı derler Bizim yaşam alanlarımıza müdahele ediliyor derler Karşısındakine hem sopa atıp, hem de "Dayak yiyorum" diye feryat eden Yahudi hesabı, bağırarak, çağırarak, seslerini yükselterek özgürlükleri kısıtlamaya kalkışırlar.

Kamusal alanmış, özel alanmış Bütün bunların fasarya olduğunu elbette onlar da biliyor.

Topluma refimfobi pompalama uzmanı medya da biliyor Laikliği eğip bükerek kendilerine göre bir dünya inşa edenler de biliyor Üniversite kapısından başörtülü öğrencileri kovarak, eğitim hakkını gaspeden, kendi kafalarına göre yasaklar ihdas edenler de biliyor. Tevhide Kütük için "İndirin onu aşağıya" diye bağıran, irapta mahalli olmayan bürokratlar da biliyor.

Tartış babam tartış Bu işin artık konuşulacak hangi yönü kaldı Bu noktada, "Biz bürokrasinin esiri olmayacağız" diyenlerin devreye girmesi gerekmiyor mu Bu hükümete bu millet, "Özgürlüklerin genişletilmesi" yönünde yetki vermedi mi

Bu neyin uzlaşmasıdır Toplumsal mutabakat, bürokratik mutabakat, kamusal mutabakat, filan-fişkeman mutabakat Sorunları görmezden gelirseniz, sümen altı ederseniz, hatta "Kurbağaları ürkütmeme", "Koltuklarınızın ikbali", "rejimle sürtüşmeme görüntüsü vermek" adına tartışma zeminlerini de yok etmeye çalışırsanız, özgürlük için bir adım bile atamazsınız. Bu işi çözmek için önce "doğru ve dürüst" bir niyetiniz olması lazım Zaman zaman tabanın gazını almak için kamuoyunun ağzına çiğnemek için sakız niyetine gündemler vererek bizleri uyuttuğunuzu zannetmeyin

Çiğnediğimiz bu sakızlar çürüdü!...